Mescid-i Nebevî'nin en nadide, en özel yerlerinden biri de hiç şüphesiz "Cebrâil Aleyhisselâm Penceresi"dir. 86,25 metre uzunluğundaki Peygamber Mescidi'nin kıble duvarındaki tek pencere olması burayı eşsiz kılar.

Selamlama koridorunun sonlarında tam da Peygamberimiz Efendimizin kabrinin karşısında yer alan bu pencerenin ismi Osmanlı Arşivlerinde "Şübbâk-ı Melâike, Muvâcehe Penceresi ya da Şübbâk-ı Cibrîl Aleyhisselâm" diye geçmektedir. Yerden 1,78 metre yüksekte olan bu pencerenin eni 0,90 m. boyu ise 2.05 metredir.

Bu pencerenin altında duran kişi Sevgili Peygamberimiz Efendimizin mübarek yüzünün karşısına gelmiş olur. Zira cihan güneşi, âlemlerin iftihar tablosu Hazreti Muhammed (sav) Efendimizin yüzü bu cihete bakmaktadır. Günümüzde sadece erkeklerin ziyaret ettiği kısımda kalan bu pencerenin sağ, üst ve sol taraflarında Kaside-i Vitriyye'den 5 beyit şiir yer alır. Ebû Abdullah Mecdüddin Muhammed bin Ebû Bekir el-Vitri el-Bağdadi tarafından kaleme alınmış olan bu şiir Efendimizi metheden en güzel kasideler arasındadır. 1855 yılında ünlü hattat Abdullah Zühdi Efendi, zikrettiğimiz bu şiirin en seçkin bölümlerini buraya mermer üzerine oyarak meşk etmiştir.

Yeşil renkli zemin üzerine altın suyuyla tezhiplenen bu kitabede şu beyitler bulunur: بَراهُ جَلاَلُ الحقِّ للخَلْقِ رَحْمَةً فَكُلُّ الوَرَى في بِرِّه يَتَقَلَّبُ بَدَا مَجْدُهُ مِنْ قَبْلِ نَشْأةِ آدَم وَأسْمَاؤهُ فِي العَرْشِ مِنْ قَبْلُ تُكْتَبُ بِمَبْعثه كُلُّ النَبِيِّينَ بَشَّرَتْ وَلاَ مُرْسَلٌ إلاَ لَهُ كَانَ يَخْطُبُ بِتَوْرَاةِ مُوْسَى نَعْتُهُ وَصِفَاتُهُ وَإنْجِيلُ عِيسَى بِالمَدَائحِ يُطْنَبُ بَشِيرٌ نَذِيرٌ مُشْفِقٌ مُتَعَطِّفٌ رَؤوفٌ رَحِيمٌ مُحْسِنٌ مُتَأدِّبُ Kaside-i vitriyye'nin hemen altında ise Kırmızı zemin üzerinde yine altın suyuyla yazılmış Peygamberimiz Efendimizin künyeleri yazılıdır. "Sâhibu'l-Huccet, Sâhibu'l-Sultân, Sâhibu'l-Livâ" isimleri tam da pencere üzerine denk gelmektedir. Fotoğrafta, Cebrâil Aleyhisselâm Penceresi görülmektedir