Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde mağduriyete yol açması nedeniyle Kaymakamlık ve Müftülükler, taziye yemeği uygulamasının sonlandırılması için çalışma başlattı. Diyarbakır Hani Kaymakamı Turan Soğukoluk, "Vatandaşımız yakını vefat ettiğinde, acısını yaşayamamakta, yemek verme arayışına girmekte. Bu bölgede taziyeler 3 gün sürüyor. Hem öğle hem akşam yemekleri verilmekte. Bir kişiye ortalama maliyet 25 bin lira" dedi.

Bazı ailelerin misafirlerine 3 gün boyunca iki öğün taziye yemeği vermek için kredi çekmesi, borçlanması, inek ya da traktörünü satmasının öğrenilmesi sonucu sorunun çözümü konusunda esnaf, imam, öğretmen ve muhtardan oluşan heyet oluşturuldu, fetvalar verildi, açıklamalar yapıldı.

Diyarbakır İl Müftü Vekili Nihat Koç, taziye evlerinde verilen yemeklerin vatandaşa yük olmaya başlaması nedeniyle cami müştemilatında bulunan taziye evlerine yemek verilmemesi için yazı gönderdiklerini, din görevlilerini bu konuda bilgilendirdiklerini belirtti.

Bazı illerde bu mağduriyetin önüne geçilirken, geleneğin devam ettiği illerde çalışma sürüyor. Devam eden illerden bir tanesi de Erzurum. Güney ilcelerine mensup ailelerimize bu adet devam ediyor. 

İslam tarihinde cenaze evine komşuları yemek götürmesi gerekirken buralardaki adetlerde cenaze sahibi tüm sıkıntısı içerisinde birde hayvan bulma,kesme ve dağıtma derdine düşüyor.

Bakalım Erzurum Müftülüğü bu yaraya merhem olacak bir çözüm için neler yapacak veya yapılan bir çalışma var mı ?

Taziye Yemeği İslami durum

Kişi vefat ederken komşuların ölü evine yiyecek getirmesi sünnettir. Ancak ölünün vefatından sonra akrabalarının komşulara yiyecek dağıtmasını ifade eden bir hüküm yoktur. Bu bölgeye ait bir adettir.

Ölünün kırkıncı ve elli ikinci gecesi ile ilgili hiç bir şey vârid olmamıştır. Böyle geceler için özel merasim tertip etmek doğru değildir. Meyyit için dua ve tasadduk etmek her zaman iyidir. Şu veya bu geceye tahsis edilmez.

Yapılan her türlü ibadetin sevabı geçmişlerimize hediye edilebilir. Bu sebeple insanlara yemek yedirmek, tatlı ikram etmek ve bunun sevabını da geçmişlerimize hediye etmek caizdir.

Ölünün akrabaları ve komşularının ölü evine yemek yapıp götürmesi müstehaptır. Çünkü rivayet edildiğine göre "Cefar b. Ebu Talib (ra) öldürülünce, Hz. Peygamber (as) şöyle buyurdu:

"Caferin ailesine yemek yapıp götürün. Çünkü başlarına kendilerini meşgul edecek bir musibet gelmiştir." (Ebû Dâvûd, Cenaiz, 25; İbn Mâce, Cenaiz, 59)
Komşular yaptıkları yemekleri ölü ailesine yardımda bulunmak ve kalplerini kazanmak için gönderirler. Çünkü cenaze sahipleri musibetle, gelen gidenlerle meşguliyet sebebiyle yemek yapamamış olabilirler.

Bunun aksine ölü evinin gelen gidenlere yemek hazırlaması mekruhtur, bidattır, aslı esası yoktur.Çünkü böyle yapmakla ölü ailesinin sıkıntı ve kederi bir kat daha arttırılmış olur, meşguliyetlerine meşguliyet katılmış ve cahiliyye döneminin adetlerine benzetilmiş olur.

Cerir b. Abdullah şöyle demiştir: "Eğer yemek yapmaya ihtiyaç varsa caizdir. Çünkü ölü evine cenaze ve taziye için köylerden ve uzak yerlerden gelenler olur, ölü evinde gecelemeleri gerekirse o takdirde yemek yapılıp yedirilebilir."

(bk. Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi