Fatih Cami'ni hemen hemen herkes bilir...Dikkatinizi çekti mi çevresinde de bir sürü bina vardır.. Hiç düşündünüz mü nedir? Bu binalar....ismi nedir...?
FATİH SULTAN MEHMET HAN'IN SAHN-I SEMÂN MEDRESELERİ.....
Fatih Camii’nin iki yanında sıralanan dörderden sekiz adet olmak üzere inşa edilen “yüksek ihtisas” medreselerine “Semâniye” (sekizli) veya “Sahn”, yahut her iki ismin terkip halinde kullanılmasından oluşan “Sahn-ı Semân” adları verilmiştir. Akdeniz (Bahr-i Sefid) ve Karadeniz (Bahr-i Siyah) isimleriyle bilinen bu medreselerin, en doğudaki Baş Kurşunlu, ortadakiler Baş Çift ve Ayak Çift, en batıdaki ise Ayak Kurşunlu olarak adlandırılır. Sahn-ı Semân medreselerinden Akdeniz tarafındakinin en doğuda olanına “birinci” ve Karadeniz tarafında olanların en batıda olanına ise sekizinci manasına gelen “sâmine” isimleri de verilmiştir. Sahn-ı Semân’da Baş ve Ayak medreseleri müstakil yapılar olduğu halde, ortadakiler bitişik nizamda yapılmış çift yapılardır.
Bu medreselerin kurulduğu dönemde Osmanlı ilmiye teşkilatı da oluşum aşamalarındaydı ve Sahn-ı Semân, bir asır sonra Süleymaniye medreseleri kuruluncaya kadar medrese sisteminin zirvesinde yer alıyordu. XVIII. yüzyıldan itibaren giderek iki hâriç, iki dâhil, iki Sahn, iki altmışlı, üç Süleymaniye ve bir dârülhadis olmak üzere ibtidâ-i hâric, hareket-i hâric; ibtidâ-i dâhil, hareket-i dâhil; mûsıle-i Sahn, Sahn-ı Semân; ibtidâ-i altmışlı, hareket-i altmışlı; mûsıle-i Süleymâniyye, hâmise-i Süleymâniyye, Süleymaniye, dârülhadîs-i Süleymaniyye dereceleri oluştu.
Sahn-ı Semân medreseleri, Osmanlı medrese mimarisinin doğal bir gelişmesi neticesinde ortaya çıkmıştır. Bu medreseler, Osmanlı medrese tarzının günümüze ulaşabilen ilk dönem mimari özeliklerine de uygun düşmektedir. Fatih medreseleri, Bursa’daki Yıldırım Bayezid Medresesi (1399), Çelebi Mehmed’in Bursa’da inşa ettirdiği Yeşil Medrese (1415) ve II. Murad’ın Edirne’deki Muradiye Medresesi (1426) ile oluşan geleneğin parçasıdır. Bu medreselerdeki plan tipi, Selçuklu medreselerindeki simetrik eyvanların ortadan kaldırılmasıyla ortaya çıkan şekle dayanmaktadır. Buna göre Sahn-ı Semân medreseleri, Selçuklu medreselerinde görülen, revaklarla çevrili bir açık avlu ve revakların arkasında da öğrenci odalarından meydana gelen plan tipine de uygun düşmektedir. Kaldırılan eyvanın yerine kıble tarafında bir çıkıntı halinde büyükçe kubbeli bir dershane eklenmiş, her öğrenci odasının dışarıya bir pencere ile açılması sağlanmıştır. Tek katlı inşa edilen bu medreselerin tak kapıları sadeleştirilmiş, taş malzeme ile birlikte tuğla da kullanılmıştır.
Bir avlu etrafında planlanmış Sahn-ı Semân medreselerinin her birinde bir dershane-mescit, on dokuz oda ve aralarında eyvana benzer küçük bir açıklık ve bir giriş vardır. Medrese hücreleri kare planlı olup, avluya birer kapı ile açılır. Ayrıca arka cephelere de altlı üstlü birer pencereleri bulunmaktadır. Dershane de kare planlı olup, diğer hücrelerden daha yüksek ve gösterişli biçimdedir, üzeri kasnaklı kubbe ile örtülüdür.
--- Fatihin İstanbul'un yedi tepesinden biri üzerine yaptırdığı ve kendi adıyla anılan Cami ve Külliyesi içinde yer alan Medreselerdir.
--- Cami'nin çevresinde yer alan Sahn-ı Seman (Medaris-i Semaniye) olarakda anılan bu İlim ve İrfan yuvası genç Türk Hakanı'nın hayata kazandırdığı muazzam eserlerdendir.
1463-1470 yılları arasında inşa edilen Külliyede simetrik olarak 8 Sahn-ı Seman Medresesi ve bunlara paralel olarak 8 Tetimme (Hazırlık) Medresesi yer almıştır.
Her bir Medresede 19 Ders odası bulunuyordu. Derse giren Talebelerin her birine günde 2 Akçe burs ödenmekte idi.
-- Cami bahçesindeki asıl kütüphaneye ilaveten her Medresede birer seminer kütüphanesi bulunmakta idi.
Külliyede yer alan diğer birimler;
Darüşşifa, İmaret, Misafirhane, Tabhane ve Darü't-talimdir.
-- Bunlara ilaveten ZEYREK MEDRESESİ;
--- Pantokrator Manastırı Zeyrek Medresesi adıyla İlim merkezlerinden biri olmuştur. 50 ders odasına sahiptir.
--- Molla Zeyrek Mehmed ilk Müderristir.
Ayrıca Fatih 1459 yılında Eyüp Sultan Camii avlusunda iki tarafında toplam 16 odadan oluşan Medreseyi inşa ettirmiştir.
Buradaki Müderris hergün Peygamber Efendimizin Hadislerini açıklamak, Din ve bilim üzerine Talebelerini yetiştirmek ile görevli idi.