ŞENKAYA

TARİHİ:

Şenkaya İlçesi tarihi süreç içerisinde çok değişik milletlerin egemenliği altında kalmıştır. Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Zaferi’ne giderken 23 ağustos 1514 yılında Erzurum' u Akkoyunlulardan alıp Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katmasıyla Osmanlı egemenliği altına girmiştir. 1828-1878 yıllarında Rus istilasına uğrayan bölge "1877-1878" Osmanlı Rus harbinde (93 harbi ) Gazi Ahmet Muhtar Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetlerinin yenilmesi üzerine 1879 yılında imzalanan "Ayastefonos antlaşması " ile Kars vilayetine bağlanarak Rus yönetimine girmiştir, İlçe, Bardız Deresi Rusya ile Osmanlı devleti arasında 1917 yılına kadar sınır teşkil etmiştir. 1917 yılında Rusya'da Bolşevik ihtilali üzerine işgalci Rus birlikleri bölgeyi terk etmişler ve Rus hakimiyeti son bulmuştur.

COĞRAFYASI : Şenkaya Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğusunda Allahuekber dağlarının batı eteklerinde bulunmaktadır Ardahan ve Kars illerine komşudur Erzurum'un en ormanlık ilçesidir. etrafı dağlarla çevrili, kırık bir yapıyla birlikte geniş mera ve yaylalara sahip bir coğrafı bir yapısı vardır. 

İKLİM : Kışları karlı ve soğuk, yazları ılık ve kurak iklime sahiptir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre toplam nüfusu 29.686'dır bunun 5.481 ilçe merkezinde kalanı köylerde oturmaktadır.

EKONOMİ : İlçenin ekonomisi daha çok hayacılığa dayanmaktadır. Arazi çok kırık olması nedeniyle tarım çok azdır orman işçiliği de önemli bir katkı sağlamaktadır. Ticaret daha çok hayvancılık alanındadır. Orman ürünleri de büyük bir yer kaplar.


 

OLTU 

TARİHİ:

 

Oltu ismi Kıpçakların bir boy veya oymağından gelmektedir. Ayrıca bu ad Dağıstan' ın güneyinde oturan Küçük Şirvan Bölgesi' nde bir kasaba ve küçük bir köye de verilen isimdir. 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Alpaslan' ın komutanlarından Ebul-Kasim Erzurum yöresinde Saltuklu' lar Beyliğini kurunca, 1080 tarihinde Emir Ahmet Oltu' yu işgal ederek Türklerin eline geçmesini sağlamıştır. 1878 Ayestefanos Antlaşması ile Oltu Rusya' ya bırakılmıştır. 1917 Bolşevik ihtilali ile Ruslar çekilirken burasını Ermenilere bırakmıştır. Ruslar tarafından Oltu'ya yerleştirilen Ermeniler, 40 yıl boyunca yerli halka zulüm etmişlerdir. 1918 yılında işgalden kurtulmak amacıyla Oltu İslam Komitesi kurulmuş ve 25 Mart 1918'de Ermeniler sınır dışı edilmiştir. Bu tarih Oltu' nun kurtuluşu olarak kutlanmaktadır. Kurtuluş mücadelesi sonrası kurulan Oltu Şura Hükümeti 17 Mayıs 1920' de TBMM Hükümetine katılmıştır. 1926 yılında Oltu ilçe statüsüne kavuşmuştur.

COĞRAFYASI : Oltu çayı vadisinde kurulan ilçe 1380 km2'lik alana sahiptir. Ayrça ormanlık bir araziye sahiptir. Oltunun 65 köyünden 48 orman köyü kapsamıdır. Erzurum'a uzaklığı 134 km'dir

İKLİM : Doğu Anadolu'ya özgü karasal iklime hakimdir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre 29.691 merkezde 18.399'da köylerde olmak üzere toplam 48.090 kişi vardır. 

EKONOMİ : İlçenin ekonomisi tarım hayvancılık ve madenciliğe dayanır Linyit işletmeleri ilçenin kömür ihtiyacını karşılayacak düzeydedir. Bölgenin diğer bir geçim kaynağı ise Oltu taşı işletmeciliğidir. Bölgede bulunan en önemli madenlerde bir diğeri de Mermer yataklarıdır.


 

İSPİR

TARİHİ:

Oldukça eski bir yerleşim alanı olan ilçemiz ve çevresi, tarih boyunca Perslerin, İskender, Roma ve Bizans İmparatorluklarının hakimiyetinde bulunmuş, zaman zaman da Müslüman Arapların eline geçmiştir. 1015'ten itibaren Anadolu’ya başlayan Türk akınlarının tesir sahasında kalan yöremiz, 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Türk topraklarına katılmıştır. Fatih'ten sonra Anadolu da kurulan ilk Türk beyliği olan Saltukoğulları beyliği sınırları içerisinde kalan İlçemiz, 1202 Anadolu Selçukluların eline geçmiştir. Bu devletin yıkılmasından sonra birkaç kez daha el değiştiren ilçemiz ve çevresi 1517'de Yavuz Sultan Selim'in Mısır sefer dönüşünde kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Birinci Dünya savaşı döneminde ilçemiz 1914 - 1918 yılları arasında Rus işgali ve Ermeni mezalimine uğramış, 25 Şubat 1918'de Kazım Karabekir Paşa Komutanlığında l. Kafkas Kolordusuna bağlı birliklerce vatan topraklarına katılmıştır.

COĞRAFYASI : İlçe güneydoğusunda Erzurum, güneyinde Aşkale, güneybatısında Pazaryolu, kuzeydoğusunda Yusufeli kuzeyinde İkizdereyle çevrilidir. Anadolu'nun kuzeyinde, Doğu Anadolu ile Karadeniz Bölgesi içinde önemli bir geçit noktasında, 1050 m yükseklikte 2100 m2'lik bir alanı kaplamakta olan İspir Doğu Anadolu'yu Karadeniz'e bağladığı gibi Anadolunun Kafkaslara bağlanmasını da sağlayan önemli bir geçiş noktasıdır. 

İKLİM : Karadeniz ikliminin yumuşak etkileri ile kara ikliminin sert özelliklerinin beraber görüldüğü bölge, dağlık bir arazi yapısına sahiptir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkez nüfusu 10.391, köyleriyle beraberle 29.662 olarak tespit edilmiştir. 

EKONOMİ : İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık, bağ ve bahçeliğe dayanmaktadır. Kırık yöresinde hayvancılık ve suni tohumlama, İspir merkez mahalle ve Çoruh vadisinde seracılık gideek gelişmektedir.


 

PAZARYOLU

TARİHİ:

Çok eski bir tarihe sahip olan Pazaryolu' nun eski adı "Norgah" olup, bu "Yenişehir" veya "Sulak Yer" anlamına gelmektedir. Pazaryolu' nun kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir. M. Ö.' ki yıllarda Sasper Türkleri’nin Doğubayazıt ile Çoruh Vadisi arasında yerleştikleri ve uzun süre bu yörede yaşadıkları, tarihçiler tarafından ifade edilmektedir. Daha sonra bir süre Cenevizlilerin idaresinde kalan Pazaryolu, sonra Selçuklu Türkleri’nin himayesine girmiş, bilahare Anadolu Selçuklu Beyliklerinden Saltukoğullarına, Fatih' in Trabzon' u fethi ile de Osmanlı İmparatorluğu'na intikal etmiştir. Bugün ilçede Selçuklular ve Cenevizlilere ait Kale ve hamam gibi eserlere rastlanmaktadır.

COĞRAFYASI : Erzurum ilinin 121 km mesafesindedir. Doğuda İspir, Batıda Bayburt, güneyde Aşkale ve kuzeyde ise Rize'yle çevrilidir. İKLİM: Doğu Anadolu'ya özgü karasal iklime hakimdir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkez nüfusu 4.665 köylerle birlikte toplam nüfusu toplam 9.313 olarak tespit edilmiştir. 

EKONOMİ : İlçe halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Özellikle Çoruh vadisi ve Çoruh a inen dere yataklarından meyve ve sebzecilik yapılmaktadır. Jeolijik yapı toprak yapısı, bitki örtüsü, yüksek değerde ve kaliteli bal üretimi sağlanmaktadır.


 

PASİNLER-HASANKALE

TARİHİ:

Pasinler Urartular döneminde ( M.Ö.900-600) önemli bir yerleşim birimidir. Sonraları, Karadeniz' in kuzeyinden Kimmerler ve İskitler inmişlerdir. İskitlere bağlı Phassis'ler Aras' ın verimli ve sulak vadisine yerleşerek kendi isimlerini verdiler. Böylece Phasis'lerin memleketi anlamına gelen Pasin kelimesi ortaya çıkmıştır. Pasinler, tarihten günümüze kadar bir "kilit” rolünü üstlene gelmiştir. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan önce 1048'de " Pasinler Savaşı” olması bu rolün en ilgi çekici örneklerindedir. Pasinler ovaya hakim bir noktada kurulu kalesi sebebiyle "Hasankale" olarak da adlandırılmıştır. 1828-1829 yıllarında ilk 1877 1878 yıllarında ikinci defa Rus işgali yaşamıştır. Üçüncü işgal 1716 Şubatında başlamıştır ve Birinci Dünya Savacı sonunda Ermeni işgalinden kurtuluşu 13 Mart 1918'dir. 1954 yılında Horasan, 1991 yılında Köprüköy Pasinler'den ayrılarak ilçe olmuşlardır.

COĞRAFYASI : 1460 Km2 yüzölçümüne sahip olan ilçemiz 880 km2 'ni ovalar, 580 km2 'ini dağlar ve dağlar kaplamıştır. İlçenin kuzeyinde Tortum ve Narman, doğusunda Horasan, güneyinde Karayazı ve Tekman; batısında ise Erzurum bulunmaktadır. Kuzeybatısında Kargapazarı dağı bulunan Pasinler Ovasının ortasında Hasandede ve Çoban dede isimli iki tepe mevcuttur. 

İKLİM : İlçemizin iklimi yazları serin, kışları ise sert uzun geçer . 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu 48.358 KİŞİDİR. Bunun 27.580 kişisi merkez belediye sınırlar dahilinde, 20.778 kişisi köylerde yaşamaktadır. 

EKONOMİ : İlçenin başta gelen geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup, bunlar modern araçlarla ve çağın gereçlerine uygun bir şekilde yapılmaktadır.


 

KARAÇOBAN

TARİHİ:

Karaçoban ilçesinin tarihi M.Ö. 1400 yıllarına dayanmaktadır. Uzun yıllar İranlıların egemenliği altında kalmış, daha sonra Bizanslıların eline geçmiştir. 1071 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan'ın Malazgirt savaşını kazanmasıyla, Karaçoban Türk hakimiyetine geçmiş, daha sonra tekrar İranlıların eline geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme döneminde Anadolu birliği sağlanırken, tekrar Karaçoban Türk hakimiyetine girmiştir. Kısa bir süre Rus işgalinde kalan İlçe, işgalcilerin temizlenmesiyle vatan topraklarına katılmıştır.

COĞRAFYASI : 1812 rakım ve 1072 km2 'lik bir alana sahiptir. Karsu, Pulur ve Serçeme Çayları ilçe topraklarındaır. 

İKLİM : iklimi Doğu karadeniz iklimime sahiptir 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu 13.837, köylerle beraber toplam nüfus 32.015'tir. 

EKONOMİ : İlçe Erzurum merkezine yakınlığı ekonomik yapısını etkileyen başlıca faktördür. Kamuya ait şeker, özel sektöre ait tarım ve hayvancılık ürünleri , dokuma , mobilya ,tüp dolum tesisleri ilçenin ekonomisinde önemli ekonomik kuruluşlardır.


 

AŞKALE

TARİHİ:

Konumu itibariyle, doğu illerini batıya ve kuzeye bağlayan yolların kesiştiği noktada yer alan ve tarihi açıdan eski bir yerleşim yeri olan Aşkale, tarihi boyunca çeşitli kavimlerin ve milletlerin istilasına uğramış ve otuz beş kez el değiştirmiştir. Bugünkü ismini Türk devresinde alan Aşkale' nin tarihi, MÖ 1700 yılında Hititler' le başlamış, 1081 yılında Türkler' in , Çaldıran Savaşı (1514) ile de Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine girmiştir.

COĞRAFYASI : Deniz seviyesinden 1650 m. Yükseklikte, Karasu vadisine yerleşik olan ilçe, batıda Bayburt ve Tercan, kuzeyde İspir, güneyde Çat ve doğuda Ilıca ilçeleriyle çevrilmiştir. Sınırlarında Dumanlı, Güllü, Merşem ve Kop dağları bulunmaktadır ve volkanik yapılıdır. 

İKLİMİ : İlçede genel olarak sert kara iklimi sürer. Kışlar uzun, soğuk ve karlı; yaz mevsimi kısa sıcak ve kurak geçer, Yağışlar ilkbaharda başlar. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu 14.904, belde ve köyler ile birlikte 34.168'tir. 

EKONOMİ : İlçe ekonomisi, hayvancılık ve tarıma dayalı olmakla beraber, ilçede sanayi ve ticaret de önemlidir, Kuzgun Barajı'nın kısmen de olsa hizmete girmesi tarımla uğraşanlar için, modern kümeslerin artış göstermesi ise hayvancılıkla uğraşanlar için büyük umutlar vermekte ve ilçe ekonomisinde önemini hissettirmektedir


 

ÇAT

TARİHİ:

 

Çat İlçesi XVIII Asrın başlarında Osmanlı Sipahileri Tarafından İlçeye 17 Km uzaklıkta bulunan Yavi Kasabası civarında kurulmuş XIX. Asrın başlarında Dersim tarafından gelen Türk Aşiretleri ile birleşmişlerdir. Birinci Dünya Savaşından sonra-Kığı İlçesine bağlanmış daha sonra coğrafi konumu sebebiyle Tercan İlçesine bağlanmıştır. Yavi Bucak Merkezi iken 1936 yılında Aşağıçat Köyü İlçe Merkezi olmuş, 1939 yılında idari bağlılığı değiştirilerek Aşkale ilçesine bağlanmıştır. 1946 yılında Oyuklu Köyü adı altında Erzurum İline bağlanmıştır. 1954 yılında ise Oyuklu Köyü Çat adı altında İlçe merkezi haline dönüştürülmüştür.

İKLİM : Doğu Anadolu'ya özgü karasal iklime hakimdir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkez nüfusu 6.332 köyler ise 18443 olmak üzere 24.775'tir. 

EKONOMİ : İlçenin geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdır. Bölgede hemen her ırktan hayvan yetişmektedir. Tarımda ise buğday , yonca ve çavdar üretimi önplana gelmektedir. Tuz üretimi de ekonomide önemli yer tutmaktadır.


 

HINIS

TARİHİ:

Hınıs İlçesinin tarihi kesin olmamakla beraber İlçenin Kuruluş tarihi M. Ö. 1400 Yılına dayanmaktadır. Uzun süre İranlıların hakimiyetinde kalan İlçe, daha sonra Bizanslıların eline geçmiş. 1071 Malazgirt Zaferi ile Türk hakimiyetine girmiştir. Daha sonra İranlılar’ın eline geçen Hınıs, Osmanlı İmparatorluğunun büyüme döneminde Türk hakimiyetine girmiştir. Kısa bir süre Rus işgalinde kalmış ise de 14 Mart 1918 tarihinde düşman işgalinden kurtarılarak vatan topraklarına katılmıştır.

COĞRAFYASI : İlçe, Erzurum iline150 km uzaklıktadır. Doğusunda Karacoban, güneyinde ise Varto ve Bulanık ilçeleri bulunmaktadır.

İKLİM : Doğu Anadolu'ya özgü karasal iklime hahimdir.

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu toplam 23,960, köyler ise 21,470 olmak üzere ilçenin toplam nüfusu 45,430'dur 

EKONOMİ : İlçe nüfusunun %75-80'ni Tarım ve hayvancılıkla geçinmektedir. İlçenin büyük bir kısnı tarla ziraati yapılmakta olup; buğday, arpa, şekerpancarı, fasulye gibi ürünler yetiştirilmektedir. Halkın büyük bir kısmı canlı hayvan ticaretiyle uğraşır.

 


 

HORASAN

TARİHİ:

Horasan, Doğuyu Batıya bağlayan eski ipek yolu üzerinde bulunan ve M.Ö. 4000 yılına kadar uzanan bir geçmişe sahip olup, Büyük Roma,Asur, Uranu, Med, Pers Devletlerinin istilalarına uğramış, milattan sonraki dönemde ise, Sasani, Arap ve Bizans hakimiyetinde kalmıştır. 1071 Malazgirt Savaşıyla birlikte Selçukluların Bizans,Gürcü ve Ermeni krallıklarına karşı kesin üstünlükleri Doğu Anadolu' nun zaptı başlamış oldu. Bu süreçte İran Horasan' ından gelen Türk topluluklar, o zamana kadar ismi ÜSKÜHAT olan yere Horasan ismini vererek yerleştiler. Erzurum ve civarında Osmanlı hakimiyeti 1514 yılında yapılan Çaldıran Seferiyle kurulmuş ve Horasan, Erzurum Sancağı Pasinler Kazasına bağlı 16 köyden ibaret bir Osmanlı Nahiyesi olmuştur. 1877-1878 Osmanlı-Rus harbi sırasında, Ahmet Muhtar Paşa kumandasındaki ordu her ne kadar kısmi başarılar elde ettiyse de Horasan - Köprüköy - Pasinler hattı Rus işgali altına girdi ve ordu Erzurum hattına çekildi. 1917 yılında Rusya'da meydana gelen ihtilal üzerine Rus'lar, işgal ettikleri yerleri Ermenilere bırakarak bölgeden çekildiler. Rusların çekilmesinden sonra Doğu illerini kurtarmak üzere harekete geçen ordumuz, Kazım Karabekir Paşa komutasında 12 mart 1918 de Erzurum' u kurtarmıştır. Horasan' ın Ermeni zulmünden kurtuluşu ise 25 mart 1918’dir. Horasan İlçesi, Cumhuriyet devrinde Pasinler İlçesine bağlı Zanzak (Akçataş) nahiyesinin bir köyü iken 1940 yılında nahiye merkezi şimdiki Horasan' a nakledilmiş ve 30 köy bağlanmıştır. 4 Aralık 1953' de 6191 sayılı kanunla ilçe olmuştur.

COĞRAFYASI : Erzurum' ilinin doğusunda, doğu batı istikametinde uzanan aşağı pasin Ovası'nın Aras vadisinde kurulmuştur. İlçe doğuda Sarıkamiş, güneydoğuda Eleşkirt, güneyde Karayazı, batıda Pasinler ve kuzeyde Narman ilçeleri de vardır ayrıca E-23 Transit yolu geçer 

İKLİM : Doğu Anadolu'ya özgü karasal iklime hakimdir.

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkez nüfusu 23,340, köyler 30,296 olmak üzere toplam 53.636'tır. 

EKONOMİ : İlçede halkı çoğunlukla tarla ziraati ve hayvancılıkla uğraşır. Son yıllarda hayvancılığa verilen önem artmiş ve hayvancılık gelişmeye yüz tutmuştur İlçemizde tarım ürünleri olarak pancar patates, ayçiçeği, buğday ve arpa yetiştirilir. Aşağı TahirHoca ve Ali çeyrek köylerinde Kömür Madenlerimde mevcuttur.

 


 

KARAYAZI

TARİHİ:

İlçenin M.Ö, III, yüzyılda kurulduğu Aras nehri civarında, Salyamaç , Yolgören ve Çelikli köylerinde bulunan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır. Eski adı Bayraktar’dır. Bucak iken Hınıs İlçesine bağlı olan ve daha sonra Pasinler İlçesine bağlanan Bayraktar Bucağı’nın ismi 1937 yılında Karayazı olarak değiştirilmiş, müstakil ilçe haline getirilmiştir.

COĞRAFYASI : Köprüköy, Horasan, Eleşkirt, Tutak, Malazgirt, Hınıs, Tekman, ve Karaçoban ilçeleriyle komşudur. Erzurum il merkezine 120 km uzaklıktadır.Karayazı ilçemizin en yüksek yerleşim yerlerindendir. İKLİM : Doğu Anadolu'ya özgü karasal iklime hakimdir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre 31.478 olan genel nüfusun 4.619'u ilçe merkezinde 26.859'u köylerde yaşamaktadır 

EKONOMİ : İlçe en önemli geçim kaynağı hayvancılıktır .Tarımsal üretim olarak azda olsa buğday, arpa, yem bitkileriyle mercimek ekimi yapıyor.


 

KÖPRÜKÖY

TARİHİ:

Türkler acısından Köprüköy İlçesinin tarihi 1071 Malazgirt Savaşı öncesine kadar uzar. Bugün için sınırları içerisinde bulunan Avnik (Güzelhisar) Kalesinin stratejik önemi çok büyüktür. 1054-1055 yıllarında Türk Boylarının Anadolu' ya ilk fetih hareketlerinin başladığı sıralarda Avnik Kalesinde bulunan Bizans yöneticileri, İslamiyet’le tanışmışlar ve İslamiyet’i kabul etmeleri neticesinde kendilerine bağlı 27 pare köyü Türklere satmışlardır. Türkler tarafından satın alınan bu köylerden bir tanesi de Köprüköy’ dür. 1829' da Ruslar’ın Erzurum'u işgal etmeleri ile Rus işgaline girmiş olan Köprüköy, Ermeni katliamlarından da nasibini almıştır.

COĞRAFYASI : İlçe merkezi Aras Nehri vadisinde kurulmuş olup, yüzölçümü 470 Km2'dir. İlçe alanın büyük bir bölümü ova ve meradır. Doğusunda Horasan, batısında Pasinler, kuzeyinde Narman, güneyinde ise Karayazı ilçeleri vardır. 

İKLİM : Yörenin iklimi karasal iklimdir kışları soğuk, uzun ve yağışlı yazları kısa ve serindir. Kış aylarında sıcaklık -40 dereceye kadar düşer. 

Nüfusu :1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu toplam 23,642 

EKONOMİ : İlçe halkı geçimini hayvancılık ve tarımla sağlamaktadır. Tarıma elverişli olan arazilerde patates,pancar,ayçiçeği; kıraç topraklarda ise hububat üretimi yapılmaktadır.


 

NARMAN

TARİHİ:

Narman yöresi sırasıyla (MÖ. 680-655 yıllarında) Sakalan daha sonra Arapların ve Bizanslıların hakimiyetine girmiştir. Selçuklu Hanı Alparslan'ın Malazgirt Zaferiyle Tortum, Oltu, Şenkaya, Olur ilçeleri ile birlikte Narman'da Türk hakimiyetine girmiştir. Selçuklulardan sonra Osmanlılar’ın hakimiyetine giren Narman, 1877-1878 Osmanlı Rus Harbinde Ruslar’ın işgaline uğramış, 1914-1918 yıllarında 1. Dünya Savaşında Ruslar’ın eline geçmiştir. 1917 yılında başlayan Bolşevik ihtilali sebebiyle Ruslar Narman’ı terk etmişlerdir. Ruslar’ın bölgeye yerleştirdikleri Ermeniler’in Türkler’e saldırarak katliam yapmaya başlamaları nedeniyle Narman halkı, kendilerini müdafaaya karar vermişlerdir. Yapılan çarpışmalar sonucunda 18 Mart 1919 günü İlçe düşman işgalinden kendi halkı tarafından kurtarılmıştır. Tarihi seyri içerisinde Narman Bizans hakimiyetinde iken NAMURVAN olarak adlandırılmış, Arapların bir bayram günü ele geçirmeleri nedeniyle "İD" olarak adlandırılan Narman Türk hakimiyetine geçtikten sonra NARMAN olarak adlandırılmıştır.

COĞRAFYASI : Narman ilçesi, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgelerinin kesişim noktasında 999 km2 yüzölçümüne sahip dağlık bir alanda yer almaktadır. Doğusunda Sarıkamış, batısında Tortum, kuzeyinde Oltu, güneyinde ise Horasan Köprüköy ve Pasinler ilçeleri yer almaktadır. 

İKLİM : Karadeniz ikliminin yumuşak etkileri ile kara ikliminin sert özelliklerinin beraber görüldüğü bölge, dağlık bir arazi yapısına sahiptir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre 14.904 merkezde 19.512, köylerde olmak üzere 34.420 nufusa sahiptir. 

EKONOMİ : İlçenin ekonomisi tümü hayvancılığa dayalı olup bunlar aile işletmeciliği şeklindedir. Son yıllarda et tavukçuluğu ve peynir üretim çalışmaları da önemli bir artış gözlenmektedir.

 

TEKMAN

TARİHİ:

İlçenin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1517 yılında Osmanlı yönetimine katılmıştır. 1946 yılına kadar Hınıs ilçesine bağlı bir köy iken, aynı yıl ilçe olarak teşkilatlandırılmıştır. 

İKLİM : Doğu Anadolu'ya özgü karasal iklime hakimdir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu toplam 39.950 olup bunun 6.047 ilçe merkezinde geriye kalan 26.903 ise köy ve mezelerde yaşamaktadır. 
EKONOMİ : İlçe halkı geçimini hayvancılık ve buna bağlı tarımsal faaliyetler oluşturmaktadır.


 

TORTUM

TARİHİ:

Tortum’un tarihi hakkında çeşitli kaynaklarda bilgiler mevcuttur. Selçuklular zamanında Saltukoğullardan Tortum llgan ve îmadeitin beylerin ilçenin ilk yerleşimcileri olduğundan bu adı aldığı sanılıyor. Ayrıca Selçuk dilinde Tortum Bağlık bahçelik anlamına gelmektedir. Tortum tarihte Med, Pere, ve Romalıların hakimiyetinde kamus 1018 yılında Türk hakimiyetine geçmiştir. Selçuklular, Karakoyunlular ve Osmanlı hakimiyetinde kalmış 1828-1829 Rus savaşından sonra Rus istiladan kurtarılmıştır. Erzurum’ dan geri çekilen Ruslar silah ve cephanelerini buralarda yaşayan Ermeniler’e bırakmışlar ve zamanla Ermeni saldırıları başlamıştır. İlçe 16 Mart 1918 tarihinde düşman işgalinden kurtarılmıştır.

COĞRAFYASI : Erzurum ilinin kuzeyinde geniş uzun bir vadi üzerinde kurulu ilçenin arazi yapısı oldukça dağlık ve kırlıktır. Kuzey ve doğusu meyva ağaçlarıyla doludur 

İKLİM : iklimi Doğu karadeniz iklimime sahiptir 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe toplam 37.837 'tir. 

EKONOMİ : İlçe ekonomisinin temeli tarım ve hayvancılığa dayanmakta olup, ilçe kuzeyinde bulunan bazı köylerde küçük çapta sebze ve meyve ticareti yapılmaktadır.


 

OLUR

TARİHİ:

İlçe,1922 yılında bucak merkezi haline getirilmiştir. Bu günkü ilçe merkezimiz 1958 tarihine kadar OLTU İlçesine bağlı bucak iken, 1958 tarihinde Oltu' dan ayrılarak ilçe olmuştur. Bölgedeki gözetleme kuleleri, kaleler aynı zamanda kiliseler yörede yerleşimin çok eskiye dayandığını kanıtlamaktadır. İlçe Keçili köyünde Van Kalesi, bunun yanında Yıldızkaya köyünde tabii mağara gezilip görülmeye değer yerlerdendir. Ayrıca İlçeye bağlı Köprübaşı, A.Karacasu,Beğendik köylerinde gözetleme kaleleri bulunmaktadır. Kale, Kilise ve tarihi eserlerin hangi devirden kaldığına dair tam bir tarih belirtmek mümkün değildir. Olur çevresi 1877 -1878' de Osmanlı - Rus savaşı sonunda Berlin antlaşması ile savaş tazminatı olarak Ruslar’a bırakılan yörelerimizden biridir. 40 yıl esarette kalmıştır. Bölgeye intikal eden düzenli birliklerin mücadelesi sonunda ilçe 28 Mart 1918' de İstiklaline kavuşmuştur.

ÇOĞRAFYASI : Rakımı 1327 m, Erzurum il merkezine 174 km mesafededir. Doğusunda Göle ve Şenkaya , batısında Yusufeli, güneyinde Oltu ilçeleri, kuzeyinde ise Artvin ve Ardanuç ilçeleri bulunmaktadır. 

İKLİM : Bitki örtüsü bakımından Çoruh vadisi kesimindeki dağların kuzeyi çam ormanları ile kaplı, her türlü ağaç, sebze ve meyve yetiştirmeye elverişlidir. Önemli akarsuları Alabalık Çayı ve Oltu Çayı'dır. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi 2.870 , köyler ise 8.676 olup toplam kişi 11.546 nüfusa sahiptir. 

EKONOMİ : İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı olup halk geçimini meyvecilik, hayvancılık ve ormancılıktan sağlamaktadır. Tarıma müsait alanlarda buğday, arpa, yonca, korunga, patates ile kavun karpuz yetiştirilmektedir. Ayrıca seracılıkta gelişmektedir ve ilçe turizm bakımından önemli bir potansiyel göstermektedir.


 

 

UZUNDERE

 

TARİHİ:

 

İlçenin 3000 yıla yakın bir tarihi olduğu tahmin edilmekte olup, tarih boyunca pek çok devletin egemenliği altına girdiği bilinmektedir. M.S. 1018-1036 yıllarında Türkler’ in eline geçen Uzundere ,1071 Malazgirt savaşından sonra Türkler’ in Anadolu'ya girmesiyle Saltukoğulları Beyliğine katılmıştır. Eskiden beri ismi Azort olan ilçe daha sonra Uzundere bucağı olarak teşkilatlanmış, 1955 yılında belediye, 19.06.1987 tarih ve 3392 Sayılı Kanunla daha önce bağlı olduğu Tortum ilçesinden ayrılarak ilçe statüsüne kavuşmuştur.

COĞRAFYASI : Doğuda Oltu, batıda İspir, kuzeyde Yusufeli Tortum ilçeleriyle çevrilidir. Bağlık bahçelik bir alana sahiptir. Denizden yüksekliği 1050 m'dir 

İKLİM : klimi Doğu karadeniz iklimime sahiptir. 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu 4,270, köyler ise 7.344 olmak üzere toplam 11.621 nüfusa sahiptir. 

EKONOMİ : İlçe ekonomisine hakim olan en önemli kesin tarımdır. Tarımsal etkinlikler, genellikle bağ bahçe ve sebzeciliğe dayalı olup tarım ve hayvancılık, uygun ve yeteri kadar arazi bulunmaması nedeniyle kısıtlı yapılmaktadır.

 

 


 

AZİZİYE-ILICA

 

TARİHİ:

Aziziye (eski adı: Ilıca), Türkiye 'de Erzurum ilinin bir ilçesidir. Doğu Anadolu Bölgesi 'nde yer alır. Erzurum ilinin merkez ilçelerinden biri olup,İlin batı kısmını oluşturur. Kuzeyden İspir İlçesi, Güneyden Palandöken (Merkez İlçe) ve Çat İlçeleri, Doğudan Yakutiye (Merkez İlçe) İlçesi, Kuzey-doğudan Tortum İlçesi, Kuzey- batıdan Aşkale ilçesi ile sınırlıdır. Ilıca, Erzurum'u batıya bağlayan ve İpek Yolu rotasında bulunan E80 karayolu üzerindedir.[2] İlçe halkının büyük çoğunluğunu çevre il, ilçe ve köylerden gelenler oluşturmaktadır.

 

COĞRAFYASI : 1812 rakım ve 1072 km2 'lik bir alana sahiptir. Karsu, Pulur ve Serçeme Çayları ilçe topraklarındaır. 

İKLİM : iklimi Doğu karadeniz iklimime sahiptir 

NÜFUS : 1997 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi nüfusu 13.837, köylerle beraber toplam nüfus 32.015'tir. 

EKONOMİ : İlçe Erzurum merkezine yakınlığı ekonomik yapısını etkileyen başlıca faktördür. Kamuya ait şeker, özel sektöre ait tarım ve hayvancılık ürünleri , dokuma , mobilya ,tüp dolum tesisleri ilçenin ekonomisinde önemli ekonomik kuruluşlardır.