Erzurum Aşkale İlçesi Tarihi, Özellikleri Ekonomi ve Coğrafi yapısı

Aşkale ilçesi Erzurum ilimize bağlı 20 ilçesinden biridir. Aşkale ilçesi Erzurum il merkezine yaklaşık 53 km uzaklıktadır. Bölgenin denizden yüksekliği 1650 metredir. İlçemize bağlı 75 köy bulunur.

Erzurum Ankara yolu istikametindeki E-80 transit karayolu üzerindedir. (tarihi ipek yolu üzerindedir) Yol: ilçe merkezini tam ortadan ikiye bölmektedir.

Aşkale, bağlı bulunduğu il merkezi olan Erzurum’a, 53 km. uzaklıktadır. Aşkale-Erzincan arasındaki uzaklık: 120 km. Aşkale-Bayburt arasındaki uzaklık: 76 km. Buraya demiryolu ile de ulaşmak mümkündür. Demiryolu hattı: 1939 yılında hizmete açılmıştır.

Aşkale ve çevresinin, Anadolu’nun kuzeydoğusunda ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin Karasu bölümünde yer alıyor.

Erzurum'da Trabzon ve Ankara'ya giden yol üzerinde bulunur.

Yapılan araştırmalarda tespit edilen bazı arkeolojik yerler arasında Cinis Höyük, Küçük Çağdarış, Karaz, Höyük, Pulur Höyük, Aşıklı Höyük, Güllüdere (Pırtın) Kalesi gibi çok önemli tarihi yerleri vardır. Aşkale ve çevresinin en önemli su kaynağı Karasu’dur. Bilindiği gibi Karasu, Fırat Irmağı’nın iki büyük kolundan biridir. Bölgenin yer altı kaynakları arasında zengin linyit yataklarının yanında bölge insanına iş imkanı sağlayan büyük çimento fabrikası da, ilçede yer almaktadır.

Ermeni mezaliminde çokça katliama uğramış bir ilçemizdir.

1877-78 yılına gelindiğinde, Aşkale, Ruslar tarafından işgal edilir. 1916 yılında ise, yeniden Rus işgali söz konusu olur. Ancak, 1917 yılında, Ruslar bölgeden çekilirler ve bunun üzerine, elleri silahlı Ermeni çetecileri, yöre halkına baskıya başlar. 1918 yılında ise, bu kez Kazım Karabekir komutasındaki ordumuz tarafından, vahşete son verilir ve Ermeniler yöreden atılırlar.

1923 yılına gelindiğinde: Aşkale, Erzurum’a bağlı bir nahiye haline gelir. 1937 yılında ise kaza olur.

Erzurum Aşkale Tarihi, Ekonomi ve Coğrafi yapısı : Aşkale Coğrafi önemi nedeniyle tarih boyunca çeşitli kavimlerin ve milletlerin uğrak yeri olan ilçenin ilk yerleşim yeri, Karasu kıyısındaki eski bir kalenin kalıntı höyüğünün etrafı ile Kaban Dağının doğusudur. İlçenin ismi tarih içerisinde Locus Basara, Şöğayn, Aşhane, Açhane, Kale olarak değişegelmiş günümüzde Aşkale olarak dilimize yerleşmiştir.

MÖ 1700 yıllarında Hititler tarafından kurulan ilçe, tarih boyunca otuz beş defa el değiştirmiştir. MS 395 yıllarında Roma İmparatorluğu’nun elinde bulunan ilçe, Hint-Avrupa İpek Yolu’nun üzerinde oluşu nedeniyle bütün milletlerin ilgisini çekmiştir MS 650 yıllarında Bizans yönetimine giren ilçe, 1387’de Timur’un egemenliğine girmiştir. 1473’te Otlukbeli Savaşından sonra Osmanlı topraklarına katılan ilçe, 1916’da Rusların işgaline uğramış, 3 Mart 1918 tarihinde işgalden kurtarılmıştır.

Coğrafi yapı
Yerleşik bir yapıya sahip ilçe, batıda Bayburt ve Tercan, kuzeyde İspir, güneyde Çat ve doğuda Ilıca ilçeleriyle çevrilmiştir. Sınırlarında Dumanlı, Güllü, Merşem. Gollo ve Kop dağları bulunmaktadır ve bu dağlar volkanik yapılıdır. Erzurum’dan Aşkale’ye doğru karayolu ile gelirken Aşkale’ye yaklaşık 11 km kala yolun sol tarafında ağzını açmış bir insan sureti şeklini almış bir tepe vardır.

Palandöken dağlarının Aşkale´de alçalarak devam eden kolları olan Dumanlı(2700 m), Güllü( 3250 m), Meryem (2660 m) ve Kılıçkaya (2665 m) dağları ile Erzurum’un kuzeyinden uzanan Otlukbeli ve Gavur dağlarının Aşkale bölgesindeki uzantıları olan Akbaba (2600 m), Yaserçöl (2330 m), Karahalil (2770 m), Yapraklı (2600 m), Çengel (2900 m) ve Cecan (2975 m) dağlarıdır ki bunlar Kop dağı (2600 m) bölgesinde düğümlenmektedir.

Bir kısmı da meralarla kaplı olan İlçe arazisi genelde kalkerlidir. Bu arazide, maden devrine ait linyit ve bol miktarda krom yatakları bulunmaktadır. Ayrıca kireç ,alçı ve diğer birçok maden rezervlerine de sahip olan İlçe, önemli ölçüde doğal zenginliğe sehiptir.

Akarsu ve Gölleri :

Aşkale’yi yerleşim yeri yapan en önemli unsur Fırat nehrinin kollarından biri olan Karasu ve bu nehrin meydana getirdiği havzadır. Karasu, sağdan Serçeme ve Karahasan Çayı , soldan ise küçük derelerle beslenir. Bir çok yerleşim yerlerinden geçerek Aşkale´ye ulaşan Karasu, 2004 yılına kadar İlçe şebeke suyuna da kaynaklık edmiştir.

Karasu’nun son yıllarda kanalize edilmesiyle yatağında önemli sayılabilecek arazi elde edilmiş ve kısmen kullanıma sunulmuştur. İlçenin coğrafi güzelliklerinden önem arz edeni, Haydarhacı köyü sınırları içinde Dumanlı dağı üzerinde bulunan ve bir krater gölü olan Şah Gölü’dür. Bu göl sadece Aşkale’nin değil, ülkemizin en güzel doğa harikalarından biri olup, bu gölde çok lezzetli alabalık yetişmektedir. 2400 m2 alanında ve 10 m derinliğinde olan bu krater gölünün çevresi, yaz aylarında halk tarafından bir mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

Ekonomi
İlçe ekonomisi, hayvancılık ve tarıma dayalı olmakla beraber, ilçede sanayi ve ticaret de önemlidir, özellikle Aşkale çimento fabrikası sanayi, Abs Alçı fabrikası, krom fabrikası bölgeye önemli katkılar sunmaktadırlar Kuzgun Barajı’nın hizmete girmesi tarımla uğraşanlar için, modern kümeslerin artış göstermesi ise hayvancılıkla uğraşanlar için büyük umutlar vermekte ve ilçe ekonomisinde önemini hissettirmektedir.

Aşkale de mülteci kampıda bulunmaktadır.

Erzuruma gelen yabancıların Suriyelilerin barındığı bir kamp merkezi vardır.

NE YENİR-NE İÇİLİR:

Aşkale yöresinde, yöresel lezzetlerden  tatmak isterseniz: Çağ kebabı, Den çorbası, bir çeşit mantı olan Hıngel deneyebilirsiniz.

AŞKALEDE GEZİLECEK YERLER

CİNİS HÖYÜK:

İlçe merkezine 19 km uzaklıktaki Ortabahçe beldesindedir. Ünlü yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar dört gün misafir olduğu Cinis köyünü Beş Şehir kitabında anlatır. Tarihi boyunca; bereketli günleri ve zenginliği barındırdığı gibi, harp ve talan yıllarında açlık ve yoksulluğu da yaşar. 

Günümüzde, herhangi bir tarihi değeri yok, çünkü: arkeolojik araştırma yapılmamıştır. Höyükteki ilk yerleşimin, Tunç çağına kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Özellikle Urartular zamanında, yani MÖ.2000-1000 yılları arasında yoğun yerleşim bulunduğu sanılıyor. Höyüğün bulunduğu tepenin yüksekliği: 30 metre, uzunluğu ise, 270 metredir.

Ermeni çetelerince hunharca katledilen 587 şehit Türk'ün mezarı da buradadır.

Ermeniler, başta Rusya olmak üzere Batılı devletlerden aldıkları destekle Anadolu'da katliamlara başladı. Yapılan katliamlarda katledilenlerin çoğunluğunu kadın, çocuk ve yaşlıların oluşturduğu, açılan toplu mezarlarda yapılan incelemelerde görülüyor. Ermeniler tarafından yapılan katliamın sadece bir örneğini köyümüzde görmekteyiz. Katliama tanıklık eden dedelerimizden, ninelerimizden aldığımız bilgiye göre köy halkı camiye toplanarak yakılmıştır. Katledilen insanların çığlıkları komşu köylerden dahi duyulmuştur.

AŞKALE KALESİ:

Yörede, ilk yerleşimin bulunduğu yerdedir. Kale; 60-70 metrelik bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Kalenin boyutları ise: uzunluğu: 100 metre ve genişliği: 40 metre civarındadır. Ancak: zaman içinde büyük tahribata uğrayan kale yapısından, günümüze kalan herhangi bir kalıntı bulunmamaktadır. Yani, tarihi-turistik bir önemi yok. Geçmiş dönemlerde, sadece toprak kap parçaları ve çeşitli madeni paralar bulunmuştur.

 

EVRENLİ KÜMBETİ:

İlçe merkezine 25 km. uzaklıkta, Evrenli köyünün hemen karşısındadır. Bu kümbet, kesme taşlardan yapılmıştır. Ancak: kümbette: kitabe ve hatta cenazelik bölümünde sanduka veya mezar taşı bulunmamaktadır. Yani: ne yapılış zamanı ve ne de yaptıran belli değil. Tamamen bir muamma.

 

AĞVEYİS HANI:

İlçe merkezine 33 km. uzaklıkta, Karasu tren istasyonunun bulunduğu köydedir. Kitabesine göre: Osmanlı döneminde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Yavuz Sultan Selim döneminde yapıldığı ve inşaasında: taş, kum, kısrak sütü karışımı kullanıldığı söylenmektedir.

Ancak, daha sonra büyük bir yangın geçirerek tahrip olur ve uzun süre köylülerce samanlık olarak kullanılır.

Yapı: 3 salonlu ve 9 kemerlidir. Ölçüleri: 15×30 metredir.

 

HACIBEKİR KERVANSARAYI:

İlçe merkezine, 35 km. uzaklıkta, Hacıbekir köyündedir. Yapıda, kitabe bulunmamaktadır. Ancak; 12-13. yüzyıllar arasında: mimari özellikleri değerlendirilerek Bizanslılar tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Daha sonraki dönemlerde ise, Selçuklular tarafından onarım görmüştür.

 

ZİRAVANK HARABELERİ:

İlçe merkezine, 17 km. uzaklıkta, Koşapınar ve Gölören köyleri arasında, antik dönemlere ait bir şehir kalıntısıdır. Burada: Roma-Bizans dönemlerinde ve takiben, İran-İlhanlı-Osmanlı dönemlerinde yerleşim izleri taşıyan yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bu kalıntılar: cami, kilise, manastır, hamam, kervansaray ve han.

 

KOP ŞEHİTLERİ ABİDESİ:

İlçe merkezine, 27 km. uzaklıkta, Kop dağı sırtlarındadır. 1963 yılında, Bayburt Garnizon Komutanı Bedrettin Demirel tarafından yaptırılmıştır.

I. Dünya savaşında yaşanan “kop savunması” Bayburt il sınırları içinde bulunan Bahtlı-Kop dağlarının bulunduğu bölgede gerçekleşmiştir. Çünkü, bu bölge: Erzurum-Trabzon karayolu üzerindedir. İran transit yolu ve İpek yolu buradan geçmektedir. I.Dünya savaşında, bölgeyi işgale niyetlenen Ruslar, öncelikle bu kop geçitini ele geçirmek için, buraya saldırırlar. Ancak, yörede oluşturulan milis kuvvetleri, Kop dağında, Rus güçlerine karşı çatışmaya girerler. İki gün süren çatışmalar sonucu, Ruslar yenilgiye uğrarlar. Ancak, daha sonraki Rus saldırıları ile, yaklaşık iki ay süren bölgedeki çatışmalar, Türklerin birçok şehit vermesiyle sonuçlanır ve kalan birlikler, daha geriye çekilmek zorunda kalırlar. Sonuçta, bölgeyi kolayca ele geçireceğini uman Rus güçleri, burada, altı ay kadar süreyle oyalanmak zorunda kalırlar. Kop Savunmasında askeri kaynaklar  toplam 40.000 rusun telef olduğunu, bunun yanında  3.Türk ordusunun ise 9700 Şehit’i olduğunu ayrıca  15.000 Mehmet’in  yaralandığını ifade etmektedir. 9700 mûbarek şehit anısına 1963 yılında bu abide yaptırılmıştır.

AŞKALE DEPREMİ 2004

Aşkale yöresi ve yakın çevresinde, M.S. 1268 tarihinden 1992 tarihine kadar, 32 büyük deprem yaşanmıştır. Bu depremlereden 31.288 mesken hasar görürken, 140.468 insan hayatını kaybetmiştir

25 Mart 2004 Perşembe ve 28 Mart 2004 Pazar günü Erzurum ilinin batısında yıkıcı etki yapan orta büyüklükte iki deprem meydana gelmiştir. Merkez üssü Aşkale olan depremler başta Kandilli beldesi olmak üzere çok sayıda kırsal yerleşmede hasara yol açmıştır.

Depremler; 3 ilçe, 5 belde ve 129 köyde hasar oluşturmuştur. Depremlerin orta büyüklükte olmasına karşın, can ve mal kaybıyla dikkati çekmiştir. Nitekim 10 kişi hayatını kaybederken 51 kişi de yaralanmıştır. Bayındırlık Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün tespitlerine göre Erzurum merkeze bağlı bazı köyler ile Ilıca, Aşkale ve Çat ilçelerine bağlı köylerde toplam 2054 konut, 1797 ahır ve 6 işyeri yıkılmış veya ağır hasar görmüştür. Ayrıca, Aşkale ilçe merkezi ile
Kandilli ve Yeniköy beldelerinde de çok sayıda konut ve işyeri ağır
hasar görmüştür.

Aşkale tarihi mekanlar ve kazı yerleri

AŞKALE (ŞOGAYN) KALESİ (Höyüğü)
     Aşkale İlçesinin güneyinde, Karasu’nun üç yanını dolandığı yüksek doğal kayalıklar üzerinde yer alan ve şehrin ilk kuruluş yeri olarak tahmin edilen, takriben 100 metre genişliğinde, 250 metre uzunluğunda bir alana oturan, 35 m. yükseklikte ki Kale (Höyük) üzerinde, yeterli arkeolojik çalışma yapılmamıştır. Yüzey araştırmalarında kuruluşunun M.Ö. II. Bine kadar uzandığı ve burasının iskan edildiği seramik buluntularından anlaşılmıştır. Bu seramikler Karaz’da bulunanlarla çağdaş olup, ilk yerleşime ait sur izlerine rastlanır. Aşkale’nin ( eski isimleri Basara, Şögayn, Şögen dir), eski ipek yolu üzerinde bulunması, ilk çağlardan beri yerleşim yeri olmasında önemli bir sebeptir. Hitit, Asur, Urartu, Part, Hellenistik, Roma, Sasani, Bizans, Arap ve Türk dönemlerinde yerleşim yeri olduğu bilinmektedir.


     KÜÇÜK ÇAĞDARİŞ KALESİ
     Aşkale ilçesinin 7 km doğusunda, sarp kayalıklar üzerinde yer alan eski bir yerleşim yeridir. Konumu, yeraltı bağlantıları ve diğer özellikleri ile Urartu kalelerini hatırlatmaktadır. Bir çok yapı kalıntısı olan kalede henüz ayrıntılı arkeolojik çalışma yapılmamıştır. Burada 0.80 x 2.15x 1.90 m. ölçülerinde açık hava tapınma nişi ile 60 basamaklı,3 m. çapında girişe sahip, 4 m. yükseklikte bir tünel bulunmaktadır.


     GÜLLÜDERE (PIRTIN) KALESİ
     Aşkale’nin güneydoğu yönünde ve 15 km. mesafedeki Güllüdere Komu’nun 3 km doğusunda, yalçın kayalıklar üzerinde yer almaktadır. İlk çağlara kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğu anlaşılmakta olup, koruma ve savunmaya elverişli bir konumdadır. Günümüze oldukça harap şekilde ulaşmış olan Pırtın Kalesi’nin dört burçlu ve bir de gözetleme kulesi ayakta kalabilmiştir. Kaleye güneydeki kapıdan ulaşılmaktadır.     Kalenin dışında Pırtın Köyünde “AKBABA” adlı bir yatır vardır. Kitabeli mezar taşı olmadığı için, hüviyetini aydınlatmak mümkün olmamıştır.


     ORTABAHÇE (CİNİS) KALESİ (HÖYÜĞÜ)
     Aşkale’nin doğu yönünde 18 km. mesafede, Cinis (Ortabahçe höyüğü) köyünün orta kısmında, kimler tarafından yaptırıldığı anlaşılmayan bir kale ile 30 m. yükseklikte 270 m. genişlikte bir höyük bulunmaktadır. Burada bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır. Ancak Karaz Kültürü ile çağdaş seramik parçaları ve bazı kalıntılar Kale’nin Urartular zamanında yapıldığını işaret etmektedir. Cinis Kalesi Höyüğü 1. Derecede Arkeolojik sit alanıdır.