İÇİMİZDEKİ MİSYONER EĞİTİMCİLER

Bir öğretmen, kendisine emanet edilen çocukları, “Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren yurttaşlar olarak yetiştirmek”le görevlidir. (Milli Eğitim Temel Kanunu)

Dün yaşadığım olay neticesinde öğretmenlerimizin bir kısmının bu bilinçten tamamen yoksun olduklarını üzülerek müşahede ettim.
Birçoğunuz EĞİTİMDE İYİ ÖRNEKLER GRUBU’muzu biliyorsunuzdur. Dün gruba gönderilen yeni yıl çalışmalarının bazılarında Noel Baba kıyafetlerinin yer aldığını gördüm. Bu gönderileri onaylamadım. Öğrencilerle yapılan bu tür etkinliklerin iyi örnek teşkil etmediğini düşündüğüm için gruba bir duyuru mesajı yazdım. Mesajım şöyleydi:

“Değerli grup üyelerimiz,
Yılbaşı nedeniyle gruba gönderdiğiniz örnek çalışmaların, kültürümüze ait olmayan Noel Baba vb. semboller içermemesine özen gösteriniz. Bugün Amerika'da, İngiltere'de Fransa'da, Almanya'da bize ait Yunus Emre'yi Mevlana'yı, Nasrettin Hoca'yı kimse kendi kutlamalarında kullanmaz. Yılbaşı etkinliğinde kendimize ait değerler kullanalım”.

Mesajım bence gayet açıktı öğretmenlere seslenmiş ve çocuklarla yapılacak eğitim etkinliklerinde hassas olmalarını, kendimize ait değerler kullanmalarını rica etmiştim.

İnanılmaz bir tepki ile karşılaştım. Öğrencilere Noel Baba kıyafeti giydirmeyi şiddetle savunanlar, bana “gerici, yobaz” diyenler hatta hızını alamayıp koronadan ölmem için beddua edenler çıktı.
Bunca tepki beni şaşırttı ve eğitim camiasının içindeki bu zihni ve ahlaki işgal edilmişlik beni son derece üzdü. Duyuru mesajıma aşağıdaki cümleleri ekledim.

“Noel Baba kıyafetinin öğrencilere giydirilmesini savunanlara cevabımdır:
Bizim dedelerimiz, torunlarına Noel Baba kıyafeti giydiresiniz diye Çanakkale'de Şehit düşmedi. Sarıkamış'ta donarak şehit olmadı. Antep'te Maraş'ta kanını vatan toprağına torunlarına Noel baba kıyafeti giydirin diye akıtmadı. Korkarım ki İzmir'de denize döktüğümüz Yunan ordusunun geride bıraktığı Noel Baba kıyafetlerini çocuklara giydirmeyi canla başla savunan cahil bir kitle var.
Ey gafiller, ecdadımızın ruhunu sızlatıyorsunuz. Bu vatanı hiç hak etmiyorsunuz.”

Bazı öğretmenlerin milli kültürümüze karşı çıkışını ve yabancılaşmayı savunuşunu çok ciddi bir tehlike olarak gördüğüm için hemen bir anket düzenleyerek eğitimcilerin ne kadarının bu düşünce içinde olduğunu görmek istedim. Ankete üç bin kişi katıldı. “Öğrencilerle yapılacak yılbaşı etkinliklerinde Noel Baba vb. kültürümüze ait olmayan simgelerin kullanılmasını” uygun bulanlar % 8’e yakın çıktı. % 10’luk kesim bu tür şeyleri önemsemediğini belitti. % 82’lik kesim ise karşı olduğunu ifade etti.

Anketten şu sonuçları çıkardım.
1. Öğretmenlerin çok büyük bir kesimi milli-manevi değerlerimizi korumak gerektiğinin bilincinde. (Çok şükür. Onlara müteşekkirim)
2. Bu ülkede bilinçli ya da bilinçsiz olarak kültür yozlaşmasını destekleyen azımsanamayacak sayıda öğretmen var.
3. Kötü bir durum, % 10 civarında öğretmeninin bu tür şeyler umurunda bile değil.
4. Her zaman olduğu gibi % 8’lik kesimin % 82’lik kesimden daha çok sesi çıkıyor.

Oran olarak az gibi görünse de kültürel değerlerimizi korumaya karşı çıkan ve bunu hiç umursamayan on binlerce öğretmen bu ülkenin geleceğini mahvedebilir. Öğretmen yetiştirme politikalarımızın ivedilikle gözden geçirilmesi gerekli.

Eğitim camiası olarak, kendisine emanet edilen çocuklara Noel Baba kıyafeti giydirerek etkinlik yapmayı savunan bazı meslektaşlarımızın bulunduğunun bilincinde olalım ve onların çocuklarımızın ruhlarında açtıkları yaraları sarmaya çaba sarf edelim.

Doğan CEYLAN