Aşağıdaki sebepler yüzünden bağışıklık sistemimiz hızla zayıflıyor. Zayıflayan bağışıklık sistemi yüzünden vücut mikroplara daha erken yeniliyor.

Düzensiz uyku 
Beslenme düzeni ve egzersiz ne kadar önemli ise kişinin uyku saati ve kalitesi de bağışıklık sistemimiz için çok önemlidir. Evde kaldığımız bu dönemlerde sabaha kadar oturuyor, gündüz yatıp gece ayakta kalabiliyoruz. Gece uyurken vücuttan salgılanan hormonal sıvılar yeteri kadar salınamadığı için kişinin vücut direncinin düşmesine ve enfeksiyonlara yakalanmasını kolaylaştırıyor. Mümkün olduğunca gece uykusunu tercih edip ortalama 6-8 saat uyumaya çalışalım.

Basit şekerler 
Basit şekerler sindirilmeden direkt kana geçerler. Gıda sanayisinde özellikle kek, börek, pasta, meşrubat, şekerlemelere katılan basit şekerler kan şekerini hızlı yükseltir. Yüksek kan şekeri vücuda yerleşmeye çalışan virüs ve bakterilerileri tanıyan özel reseptörlerin hassasiyetini azaltarak bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Bu sebeple basit şeker ve basit şeker içeren besinlerden uzak duralım.

Havasız oda 
Oksijeni bol olan hava temiz havadır. Nefes alırken akciğerlerimize dolan oksijen kanın temizlenmesini sağlar. Evde kaldığımız bu zamanlarda nefes alıp verdikçe hava kirlenir. Uzun süre kapalı alanda kalmak yorgunluk ve halsizlik yapar. Evimizde odalarımızı sık sık havalandırmak vücut direnci için önemlidir. Hava sirkülasyonu sağlanmazsa bağışıklık sistemi zayıflar.

Uzun süre aç kalmak bağışıklık sistemini düşürür 
Çok uzun süre aç kalmak vücudun yeteri kadar enerji alamamasına ve şeker dengesinin bozulmasına neden olur. Bu durum bağışıklık hücrelerinin yeteri kadar enfeksiyonlarla savaşamamasına neden olur. Bu süreçte 4-6 saatte bir mutlaka sağlıklı besinler seçerek enerji alınmalıdır.

Margarinler ve trans yağlar 
Margarin veya trans yağ katılarak satılan işlenmiş ve paketlenmiş tüm ürünler vücudun enfeksiyonlarla savaşmasını zorlaştırır. Sağlığa zararlı olan bu yağlarla yapılmış pizza, cips, patlamış mısırlar, patates kızartması, dondurulmuş yemekler, mayonez ve hazır köfte, salam, sucuk gibi işlenmiş etler özellikle viral salgının olduğu bu dönemde kesinlikle tüketilmemelidir.

5’er dakikalık molalar vermemek

 İşyerinde çok yoğun bir tempoda çalışıyorsanız, gün içinde kendinize ara ara 5’er dakikalık dinlenme molaları vermeyi ihmal etmeyin, çünkü beyin ve vücut aşırı yorulduğunda bağışıklık sistemi zarar görüyor.

Ortamı havalandırmamak

Bulunulan ortamdaki havanın kuru olması da virüslerin çoğalmalarına yol açıyor. Bu nedenle soluduğunuz havayı, her gün, saat başı 10-15 dakika boyunca havalandırın veya açık havaya çıkın.

Mevsimine Uygun Beslenmek

Mevsimine uygun gıda tüketiminde dikkatli olmak oldukça önemli. Özellikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli rolü olan polifenollerin başlıca kaynağı farklı renkte sebze ve meyveler taze olarak günlük tüketilmelidir. Kış aylarında karnabahar, balkabağı, brokoli, turp, havuç, lahana, kereviz, kırmızı pancak, ıspanak gibi sebzeler; elma, kivi, portakal, mandalina, muz gibi meyveler tercih edilmelidir. A, B, C vitaminleri ihtiyacını karşılamak için kivi, limon, portakal, mandalina, koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç taze olarak tüketilmelidir.

Bitkisel protein tüketimi artırılmalıdır. Bunun için başta kırmızı/yeşil mercimek, nohut, kuru fasulye, barbunya gibi kurubaklagiller günlük olarak tüketilebilir. Çorba, salata içinde ya da yemek olarak tüketilebilir. Ancak hazırlama süresi göz önünde bulundurulduğunda günlük tüketimi kolay olmayacağı için tek seferde büyük miktarda haşlanan kurubaklagiller dondurularak saklanabilir.

Demir (siyah üzüm, semizotu, ıspanak, pazı, yumurta, kuru meyveler, kırmızı et), çinko (yulaf ezmesi, et ve et ürünleri, tahin, kuruyemişler), selenyum (yeşil mercimek, yumurta, balık ve deniz ürünleri), magnezyum (bulgur, tam buğday, yulaf gibi tahıllar, kuruyemişler) gibi mineraller güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça önemlidir.