2022-2023 yılı başlarken bir Mesaj yayımlayan ÖĞDER Başkanı Abdullah İkinci istek ve önerilerini sıraladı.

Türkiye'nin en büyük ve en aktif öğretmen Derneği olan Şuurlu Öğretmenler Derneği(ÖĞDER) Erzurum Şube Başkanı Abdullah İkinci'ın yaptığı basın açıklaması metni:

"Öncelikle yeni bir yıla girerken tüm eğitim camiasının yeni yılını kutluyorum. Yeni eğitim yılının tüm eğitim camiasına hayırlar getirmesini diliyorum.

Yıllardır sınav merkezli ezberci eğitim anlayışı devam ediyor. Bir türlü istidat ve kabiliyetlerin ön plana çıkarıldığı eğitim sistemi kurulamıyor. Her gelen bakan işin bir ucunu tutup çekiyor. Bir işe yoğunlaşıyor. Asıl mesele öteleniyor. 

Yeni eğitim yılına girerken tüm okul idareci ve öğretmenlerine sesleniyorum. Gelin bu sene ilk dersimizde Ahlaklı olmak ve manevi değerlere sahip olmanın gerekliliğini anlatalım. 

Yazın, Bakanlığımızın temel eğitimde özellikle okullara ödenek aktarması ilköğretimlerin bir çok ihtiyacını gidermiştir. Bakanlığa bu konuda teşekkür ediyoruz. 

Yeni bir eğitim yılına girerken eğitimin ve eğitimcilerin sorunları birçok noktada artmaya devam ediyor. Eğitimcilerin büyük çoğunluğu yeni yıla girerken oldukça stresli ve endişeli.

Bir taraftan enflasyonun karşısında eriyen maaşla nasıl geçineceğini düşünürken diğer yandan Öğretmene kariyer adı altında bir sınav garabeti ile öğretmenler son günlerde huzursuz günler yaşıyor.

Öğretmenler kariyer Sınavına değil içeriğine itiraz ediyor. Binlerce sayfadan oluşan kendi alanıyla alakalı olmayan bir sürü ezber bilgiden sınava tabi tutulmasına öğretmenler adeta isyan ediyor.

Okullar açılıyor. Halen birçok okulun Erzurum ve ilçelerinde inşaat, bakım onarım sorunu çözülemedi. Okullarda bu konuda sorunlar had safhada. Valilik ve milli eğitim ihaleleri erkenden yapıp kışa kadar tüm okulların ihtiyaçlarını gidermelidir.

Okulların hizmetli ihtiyacı geçici olarak işkur üzerinden çözülmüş olsada Ocak sonrası ne olacağı belli değil. Okulların memur, hizmetli sorunlarına kalıcı çözümler üretilmeli.

İlçe merkezi ve köylerde okullarda atamalı öğretmen yok. Sorun ücretli ile çözülmeye çalışılıyor ancak ücretlilerin aldığı ücret asgari ücretin çok altında. Okul idareleri ücretliye nöbet yazamıyor. Yazsa ücretli ücret alamıyor. Ücretli öğretmenlik, ücretli çalışıldığı ve sorumluluğu olmadığı ve Okula aidiyet olmadığı için çokta verimli bir uygulama değil. Okulların ihtiyacı kadar atama Ocak 2023'e kadar yapılmalı. En az 50 bin yeni öğretmen ataması duyurulmalıdır

Sene başında öğretmenlere ödenen Kırtasiye ücreti enflasyon oranında artırılarak en az 2500 tl olmalıdır.

Yıllardır sınav merkezli ezberci eğitim anlayışı devam ediyor. Bir türlü istidat ve kabiliyetlerin ön plana çıkarıldığı eğitim sistemi kurulamıyor. Her helen bakan işin bir ucunu tutup çekiyor. Bir işe yoğunlaşıyor. Asıl mesele öteleniyor. 

Okul öncesi eğitimde din dersi konularak çocuklara küçük yaştan itibaren ilk temel dini bilgiler verilerek çocukların bu yöndeki eksikleri tamamlanmalıdır. 

Eğitimin her kademesinde devam eden zorunlu dil öğretimi yerine gönüllü dil eğitimi seçmeli olarak verilmelidir. Bu sistemle çocuklar 10 yıl dil eğitimi alırken aldığı dili konuşmaktan çok uzak mezun oluyorlar. 

Öğretmenleri şiddete karşı koruyacak bir yasal düzenlemenin çıkarılması gerekir. 

İstihdamda güçlük çekilen bölgelerde görev yapan eğitimcilere ilave teşviklerin verilmesi gerekir. 

Eğitim yöneticiliği alanında sürdürülebilir ve kabul edilebilir bir yönetici sistemi inşa edilmelidir. Eğitim kurumu yöneticiliğinin eğitim liderliğine dönüştürülmesi, yöneticiliğin profesyonel bir meslek olarak ele alınarak ‘ikincil görev’ ve ‘görevlendirme’ kapsamından çıkarılarak kadro unvanlı bir uzmanlık mesleği hâline dönüştürülmesiyle mümkündür. Eğitim kurumu yöneticilerinin bir eğitim ve okul lideri olarak inisiyatif alanları genişletilmeli, mevzuat kuşatmasından kurtarılmalı, bürokratik rolleri azaltılmalı, yetkilendirilip güçlendirilerek eğitim-öğretimle ilgili rolleri öne çıkarılmalıdır. Eğitim yöneticilerine il içi ve dışı tayin hakkı verilmelidir. 

Hâlihazırda eğitim kurumu yönetimlerinin kullanımına tahsis edilmiş ödenekler yeterli değildir. Özellikle mal ve hizmet fiyatlarının, etkisi her geçen gün hissedilen yüksek enflasyonlu bir ortamda sürekli arttığı göz önüne alındığında, okullara tahsis edilen ödeneklerin de artırılması gereklidir. Eğitim-öğretim yılı başlamadan, sınıf ve öğrenci sayısı, personel sayısı gibi kıstaslar esas alınarak her okula bakım, onarım gibi ihtiyaçları da karşılayacak ölçüde bir ödenek tahsis edilmelidir.

 Erzurum ÖĞDER OLARAK, Yeniden büyük Türkiye'nin kurulması yoluna hedeflerine milli bir eğitim sistemi ve anlayışı ile eğitimin ve eğitimcilerin sorunlarını çözmüş bir yönetim sistemiyle erişebileceğine inanıyor; eğitimcilerin beklentilerinin yerine getirilmesinin önemini ifade ediyor, sorunların çözüme kavuşturulacağı bir eğitim-öğretim yılı temenni ederek, bütün eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize hayırlı ve başarı dolu bir yıl diliyoruz."