aliosmanengin25 @ hotmail.com

YENİ VE İŞ BİTİRİCİ SAVAŞ SENARYOLARINA HAZIR OLUNMALIDIR!..

Prof. Dr. Ali Osman ENGİN

Yaklaşık iki haftadır devam eden, nefesi yetip cephelerden kaçamayan ve nefesleri kesilen Ermeni askerlerinden can çelişenlere can suyu verebilmek için, sadece taktiksel olarak ateşkes diye yalvaran Ermenistan, çokta istediğini alamamış olacak ki, sürekli Azerbaycan’ın sivil yerleşim bölgelerini bombalamaya devam ediyor. Azerbaycan Devleti Ermenilerin tahrikine gelip, onlar gibi ateşkesi ihlal etmemek için sabrını koruyor. Eğer Ermenistan kendi isteği olan ateşkese rağmen bu saldırıları yapıyorsa, savaş meydanındaki durum iyi okunmalıdır. Karabağ içerisinde ve etrafında geçen 30 yıllık işgal döneminde aynen Kobani ve Suriye’nin kuzeyinde PKK ve YPG terör örgütlerinin inşa ettikleri gibi, kendilerince aşılamaz mevzi ve tüneller inşa etmişlerdir. Azerbaycan Ordusunun başarılı savaş taktikleriyle kısa sürede bu mevzilere ulaşılmış, kuşatılmış, geberenler gebermiş ve nefesi yetip kalanlara yiyecek ve teçhizat takviyesi yapılamadığından yavaş yavaş can çekişmeye başlamışlardı. İşte Ermenistan başbakanı Paşinyan’ın sıkıntısı birazda buradan geliyordu.

Azerbaycan ordusu çok hızlı hareket ederek bu mevzileri ve içerisinde siper alanları teslim alabilir veya hepsini imha edebilirdi. İşte o zaman Ermenistan’ın savaşacak askeri de kalmayacaktı. O mevzilerde sıçanlar gibi delikler girenlerin muhtemelen büyük bir çoğunluğunun da İran’ın açtığı koridordan geçerek Karabağ’a yerleşen ve Yunanistan Kargo uçağıyla Ortadoğu coğrafyasından taşınan Ermeni PKK ve diğer terör örgütü mensupları olduğunun ifşa edilmemesi gibi bir kaygı da etkili olmuş olabilir. Azerbaycan bu ihtimalleri göz önünde tutarak yeni taktiklerini bu senaryonun başarılı olmasını kesinlikle engelleme üzerin kurmalıdır.

Ermenistan, Doğu Akdeniz sularının iyice ısınıp alev almasını beklemektedir. Onun için zamana ihtiyacı vardır. Hatay ve Osmaniye’de aynı anda birçok noktada başlatılan orman yangınları bu sürecin başlatılmak istendiğini gösteriyor. Yakalananlar mutlaka konuşturulmalı ve alemi ibret için o yanan ormanda cayır cayır yakılmalıdırlar. İran her zaman yarattığı riskleri bu sefer haraç-mezat satın alamayacaktır. Ermeni mevzilerinde sıkışan Ermeni askerlerine takviye ikmal yapmaya başlayan İran, denizde boğulurken yılanlara sarılmaya başlamıştır. Bilmiyor ki o yılanı kurtarıcı diye sunanlar, ilk hamlede can damarından sokturacaklardır. Gördüğüm kadarıyla İran bu akıbetten kurtulabilmek için her hangi bir çaba içerisinde değildir. Ya da geçmişten günümüze tüm yolları tüketmiştir.

Azerbaycan İran’a yapılacak bir hava saldırısında kendi hava sahasını kimseye kullandırmamış, Türkiye birçok açıdan risk alarak İran’a karşı düşmanca tavır sergilememiştir. Suriye’de Türkmen ve Sünnilere elinden gelse yaşama hakkı vermek istemeyecek olan “Haşti Şabi” İran Devletinin yönetim ve denetimindedir. Bu durumda Azerbaycan’ın İsrail’den parasıyla silah satın almasını hiç kimse eleştiremez. Azerbaycan aldığı silahları İran’a karşı kullanmak için almadı. Ermenistan’ın saldırılarını engellemek ve işgal altındaki öz topraklarını kurtarmak için aldı. Ama İran’ın Ermenistan’a verdiği tüm savaş imkânları Azerbaycan’a karşı kullanılmaktadır. Artık bu bölgede; “düşmanımın düşmanı dostum ve düşmanımın dostu düşmanımdır” felsefesi yerleşmeye başlamıştır. Tekrar ediyorum; hedef İran’dır. Bu savaş çok acımasız ve yıkıcı olacaktır. Avrasya’da ikinci bir Ortadoğu yaratılacaktır. Herhalde Rusya’da bu senaryodan doğrudan etkilenecek ve etrafında yakılacak ateş çemberinden nasibini alacaktır. Oyunun odağında; bölge ülkeleriyle beraber, Türkiye, Rusya ve İran’da vardır.

Kaynatılan Ortadoğu yavaş yavaş soğumaya bırakılabilir. Çünkü ortaya çıkan yeni statükolardan, rol alan aktörlerin niyetleri tüm detaylarıyla ortaya çıkmıştır. Artık neyin nasıl ve ne olacağı bellidir.

“Hak şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Ârif anı seyreyler
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler.”
İbrahim Hakkı