a_ikinci @ hotmail.com

SINAV YAKLAŞIRKEN MESLEK SEÇİMİ

YKS yaklaşırken, sınavlara hazırlıklar hızla devam ederken meslek seçimi konusunda gençlerin büyük bir bölümü kararsız.  

Popüler bölümlerini yoksa çok para kazanan bölümleri mi yoksa son yıllarda revaçta olan bölümleri mi seçelim?

2 yıllık mı yoksa 4 yıllık mı olsun tercihiniz?

Ailenin istediği mi yoksa gencin mi dediği olsun ?

Son yüzyılda meydana gelen teknolojik gelişmeler geçmişteki tüm gelişmelerin toplamından daha fazladır. Teknoloji gelişmeleri takip etmekte zorlandığımız bir çağı yaşıyoruz.

En son model olduğunu bildiğimiz bir ürünü aldığımız andan itibaren daha üst bir modelinin reklamı yapılmaya veya piyasaya sürülmeye başlamış oluyor. Bu sadece teknoloji için geçerli değil, kültür, sanat, bilim için de geçerli bir hal almış durumda. Sürekli bir güncelleme ve en yenisini elde etme hırsı ekranlar aracılığı ile bizlere dayatılıyor. Öyle bir değişim fırtınası içindeyiz ki kendimizi bu fırtınanın içinde denizde kalmaya çabalayan tekneler gibi hissediyoruz. Her geçen gün adını yeni duyduğumuz teknolojilere uyanıyoruz. Değişen teknolojiler ve değişen toplumsal hayat beraberinde farklı meslek dallarını da getirmektedir. Tıpkı sanayi devrimi ile gelen yeni meslekler gibi her toplumsal değişim kendi dönemine özgü çeşitli meslek dallarını ortaya çıkarmıştır. Bazı yeni meslekler ortaya çıkarken bazı meslekler ise zamanla ihtiyaç duyulmadığından ya da otomasyonla üretime geçildiğinden dolayı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlar belki de yok olmuşlardır.

Mesleklerin bu denli çoğalması ve çeşitlenmesi, meslek seçiminin baharında olan ergen ve gençlerin karar verme süreçlerini etkilemekte hatta zorlaştırmaktadır. Bir meslekte kendini yetiştirip bir an önce hayatını kazanma istek ve düşüncesindeki genç, kararsızlığının sonucu olarak sancılı bir sürecin içine itilmektedir.

Birçok insan için, işin içinden çıkılmaz bir hal alan meslek seçimi doğru karar verilmediğinde ömrünün sonuna kadar kişinin sevmediği mesleği yapmasına, bunun sonucu olarak da bireyin verimli ve üretken olamamasına neden olmaktadır. Okul öncesi dönemde mesleklerin farkındalıkları ile başlayan bu süreç, ortaöğretimle birlikte bireyin temel meslek tercihleri şekillenmeye başlar. Üniversite yıllarında ise bu kararlar netleşir ve bir alana yönelik odaklanma başlar. Fakat meslek seçimini bir süreç olarak ele aldığımızda bunun ömür boyu devam ettiğini yani dinamik bir süreç olduğunu söyleyebiliriz (Bulut, 2018).

Birçok gencin üniversitenin ilk yıllarında öğrenim gördüğü bölümü bırakıp gelecek yıl başka bir bölüme girmek için yeniden sınava girdiğini hatta farklı bölümlere yerleştiğini görüyoruz. Meslek tercihi ülkemizde üniversite yıllarında tam olarak berraklaşmaya başlamakta ve genci sorgulamaya yöneltmektedir.

Yerleştiği bölümün mesleğini sürdürmek istemeyen genç, ilgi duyduğu, asıl olmak istediği mesleğe yine o dönemlerde karar vermektedir. Bu sürecin üniversite yıllarına sarkmasında en önemli etken ailedir, kendi hayallerini çocuklarının üzerinde gerçekleştirmek isteyen ebeveyn, bunu bir baskı unsuru olarak kullanıp, çocuklarını hiç istemedikleri alanlara yönlendirdikleri bilinmektedir.

Aileler, popüler meslekleri önceliyor. Aile meslekleri değerlendirirken yüksek getirisi olmasına dikkat ederken gençlerin rakamlara değil kendilerine uygun olup olmadığına, o mesleği sevip sevemeyeceğini düşünmesi çok önemsemez. Gencin değil ailenin isteği olur çünkü genç duygusal davranıyordur ve kendi geleceğini sadece kendisinin belirleyemeyeceğine kanaat getirilir. Bunun sonucunda da işini sevmeyen doktorlar, öğretmenler, mühendisler, hukukçularla karşılaşmaktayız. İşini sevmediği için hastasına iyi davranmayan doktor, işini sevmediği için binalarda olması gereken kriterleri sağlamayan inşaat mühendisleri ya da işini sevmediğinden dolayı çocuklara olumlu davranmayan öğretmenler görüyoruz.

Kişinin ilgi duyduğu, sevdiği mesleği yapması hem kendisi hem de toplum için büyük öneme sahiptir. İşini severek yapan her insan, yaptığı işin en iyisini yapmaya çalışır, çalışmaktan büyük keyif alır,  doğal olarak mesleğinde de başarılı olur ve iyi ürünler ortaya çıkarır.  Bu nedenle ebeveynler meslek seçimi sürecinde çocuklarının duygu, düşünce, ilgi ve isteklerini dikkate almalı, öğretmenlerinin tavsiyelerini dinlemeli, görüşlerini almalı, mesleklerin avantaj ve dezavantajlarını ortaya koymalı fakat asla yönlendirme ya da baskı yapmamalıdır.

Çünkü bazı bölümlerin veya mesleklerin gelecekte olup olmayacağını, şuan yüksek getirisi olan bir mesleğin gelecekte nasıl bir değişim geçireceğini öngöremediğimiz bir çağı yaşıyoruz. Veya çocuk o fakülteye gidince mutlu olacak mı?

Medyada ki haberlerde, Uluslararası pek çok kurum ve kuruluşlar gelecekte mesleklerin büyük bir dönüşüm geçireceğini, bazı mesleklerin tamamen yok olacağını bazı birçok mesleğin de ortaya çıkacağını söylemektedir.

Şimdi gelin birlikte geleceğin meslekleri neler olacak, bir göz atalım.

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2020 yılında yayınladığı Mesleklerin Geleceği Raporu’nda (WEF, 2020) 2025 yılına kadar geliştirilmesi muhtemel teknolojiler; Bulut bilişim, büyük veri analizi, nesnelerin interneti ve bağlı cihazlar, şifreleme ve siber güvenlik, yapay zekâ, metin-görüntü ve ses işleme, e- alışveriş ve dijital ticaret, insansı olmayan robotlar, arttırılmış ve sanal gerçeklik, DLT (Distributed Ledger Technology) yani, dağıtılmış defter teknolojisi olarak Türkçeye çevrilen, bir merkezi olmayan, birden çok yerde depolanabilen, verileri saklamamıza ve kullanmamıza yarayan elektronik sistemler (blockchain), 3D ve 4D baskı ve modelleme, güç depolama ve üretimi, yeni malzemeler/teknolojiler (nanotüpler, grafenler vs.), biyoteknoloji, insansı robotlar ve kuantum hesaplamalar vs. Bu teknolojilere bağlı olarak gelişebilecek mesleklerin, iş sektörleri arasında talebi artan ve azalan mesleklerin neler olacağını araştırdığımızda;

Talebi azalan iş kolları; Veri giriş görevlileri, idari sekreter, muhasebe, defter tutma ve bordro memurları, muhasebeciler ve denetçiler, montaj ve fabrika işçileri, işletme hizmetleri ve yöneticileri, müşteri hizmetleri çalışanları, genel ve operasyon yöneticileri, mekanik ve makine tamircileri, malzeme kayıt ve stok tutma görevlileri, finansal analistler, posta servisi memurları, satış temsilcileri, bazı banka görevlileri, kapıdan kapıya satış ve sokak satıcıları, elektronik ve telekom kurulumcu ve tamircileri, insan kaynakları uzmanı, eğitimci ve inşaat işçileri.

Talebi artan iş kolları; Veri analistleri ve veri bilimciler, yapay zeka ve makine öğrenmesi uzmanları, big data (büyük veri) uzmanı, dijital pazarlama ve strateji uzmanı, proses otomasyon uzmanı, iş geliştirme uzmanı, dijital dönüşüm uzmanı, bilgi güvenliği analisti, yazılım ve uygulama geliştiricileri, nesnelerin interneti uzmanı, proje yöneticisi, veri tabanı ve ağ uzmanları, robotik mühendisi, stratejik danışman, yönetim ve organizasyon analistleri, finansal teknoloji (FinTech) mühendisi (dijital ortamda finansal hizmetler), organizasyonel gelişim uzmanları, risk yönetim uzmanları. Tüm bunların yanında veterinerlik hızla etkisini artırıyor. Sözel alanda gastronomi de etkisini artıran mesleklerin başında geliyor. Oteller artık aşçılık için bu alan mezunlarını tercih ediyor. 

Kurt (2021), 2025 yılına kadar öne çıkacak 10 mesleği; Veri bilimcisi, yapay zekâ ve robotik mühendisi, alternatif enerji danışmanı ve teknisyeni, nesnelerin interneti cihazlarının güvenlik ve onarım personeli, blockchain geliştiricisi (dijital para kullanım teknolojisi), kullanıcı deneyimi (UX) ve insan-bilgisayar etkileşimi tasarımcısı, 3D üretim mühendisi, tıbbi danışmanlar (robotlaşmaya başlayan doktorluk uygulamaları), çöp mühendisi (atık) ve dijital dedektiflik şeklinde sıralamıştır. Alkan (2021) ise; Aktüerya uzmanı (finansal risk değerlendirme uzmanı), epidemiyolog (sağlığı geliştirmek, hastalıkları azaltmak için sağlık bilgilerini toplamak ve bu bilgileri yorumlamak için kullanan bir tıp dalıdır), mobil uygulama ve oyun geliştiricisi, finansal yönetici, endüstriyel veri bilimcisi, robot koordinasyon uzmanı, IoT uzmanı (nesnelerin interneti, internete bağlı olarak çalışan akıllı binalarda yer alan klimalar, alarm sistemleri, güvenlik kameraları vb), veri dedektifi, veri güvenliği uzmanı, akıllı şehir uzmanı, yapay zekâ uzmanı, iklim mühendisi, sentetik biyoloji uzmanı, genetik uzmanı, robot mühendisi, 3D yazıcı uzmanı, giyilebilir teknoloji tasarımcısı, veri analizi uzmanı, geriatri/gerontoloji (yaşlılık ve yaşlanma) uzmanı, dijital yol denetleyicisi, dijital rehabilitasyon uzmanı, drone pilotu, akıllı bina uzmanı, kişisel marka danışmanı, kentsel tarım uzmanı, etik uzmanı gibi mesleklerin popüler olacağını belirtmektedir.

Geleceğin meslekleri küresel gelişmelerden etkilenmekle beraber yukarıda sıralanan iş kollarının çoğunun temelinde “yapay zekâ” ve “veri analizi” olması göze çarpmakta ve bunların gelecek yılların önemli iş başlıklarını oluşturacağını söyleyebiliriz. Şimdinin çocukları geleceğin bu iki meslek alanının çevresinde şekillenecek olan kendilerine en uygun meslekleri seçeceklerine inanıp, onlara vereceğimiz destekle kendi meslek seçimlerini yapacaklardır.

 Tüm bunları söylerken önemi hiç azalmayan ögretmenlikleri eş geçmemek gerek. Herşeye rağmen öğretmenlik Türkiye'de popüler ve değerli bir meslek alanı. 

Halen daha her yıl binlerce öğrenci bu alanı tercih ediyor ve her yıl en az 20 bin öğretmen adayı milli eğitim bakanlığında iş bulabiliyor. Özel okul ve dershaneleride hesaba katarsak 50 bin kişinin iş bulabildiği bir alan öğretmenlik.