a_ikinci @ hotmail.com

1915 olayları hakkında ki ABD'nin kararı elbette büyük devlet olmasına yakışmıyor. Tarihi gerçekleri hatta kendi arşivlerindeki belgeleri bile yok sayarak Ermeni soykırımını gündeme alıp savunmaları onların gerçek yüzlerini gösteriyor. Onların dertleri asla tarihi gercekler değil. Öyle olsa o günleri yaşayan kendi adamları ve temsilcileri olan General Harbortun raporunu açıp okurlar.

İstanbul'u halen Bizans görmek isteyen, Kudüs'ü İsrail'e peşkeş çeken, Irak'ta 2 milyon insanı hunharca katleden, Afganistan'da 500 bin çocuğu yetim bırakan ABD'den başkası beklenmez zaten.

Gerçekte bizim için en büyük sorun bu değil. Bizim için asıl büyük sorun içeride bu ülkenin ekmeğini yiyip, suyunu içip tarihi iftiraları gerçekmiş gibi savunanlardır. Bu ülkenin aydını, siyasetçisi, eğitimcisi, gazetecisi bu yalanlara inanıp veya inandırılıp yalanları savunuyorsa bu büyük sorundur. Demekki biz gerçekleri topluma anlayamıyoruz öğretemiyoruz. 

Biz yeni gelen nesile bu tarihi gerçekleri hakkıyla öğretemiyoruz. MEB ve Kültür Bakanlığı daha aktif yöntemlerle tarihi gerçekleri hem topluma hem de gençliğe öğretilmesi konusunda harekete geçmelidir. İlgili bakanlar ve yetkililer bir twit atarak sorumluluktan kurtulamazlar. 

Tarih kitaplarına Amerika'nın ve batının Afrika ve Asya'da yaşattığı soykırımlar konulmalıdır.  Ermeni, Yunan ve Fransız mezalimi bir başlıkla geçilmemeli. Bir ünite haline getirilmelidir.

Elbette Erzurum'da 9 Kasım yürüyüşü, Sarıkamış günlerinde bir gezi, bazı kısmı konferanslar gibi bazı çalışmalar yapılıyor lakin yetersiz. Toplumun geneline yönelik daha yaygın çalışmalar yapılmalı.

Erzurum'da 3 bin şehit verdiğimiz Şehitlik bölgesi yeniden dizayn edilmeli. Valiliğimiz burayı şehitlik olarak düzenlenmelidir. Orada yüzlerce şehidimizin kanı var. Buradaki terkedilmiş mekan görüntüsü ortadan kaldırılmalıdır. Temsili mezarlar konulabilir.

Her yaştan çocukların okuyabileceği roman, hikaye gibi kitaplar il MEM'ce  hazırlatılmalı. İl ve ilçe belediyeleri bu kitapların basımına destek olmalıdır. 

Üniversite tarih bölümü hocalarımız ve okullardaki tarih öğretmenlerimizi organize edip özel günlerde il ve ilçe okullarında görseller eşliğinde seminerler verilmeli. 

Spor il müdürlüğüne bağlı sporculara ve gençlik liderlerine de seminerler verdirerek bu konuda sporcularımızın da bilinçlenmesini sağlamalıyız.

Kredi yurtlar kurumlarında artık imkanlar ve ortam çok iyi. Bu ortamlarda bu konuda bilinçlendirme faaliyeti konferans ve seminerler  verilmeli. 

Üniversite öğrencileri Alaca şehitliğini, tabyaları görmeden şehrimizden ayrılmamalı. Üniversitede Üniversite camii önünde, rektörlük ve yurtların girişinde, fakülte girişlerinde tabelalara Ermeni Mezalimi anlatılabilir. Kurtuluş günlerinde daha yaygın programlar yapılabilir.  

Çocuk Esirgeme Yurtları gibi mekanlarımız dahi ihmal edilmemeli.

Polis okulu ve askeri birliklerde bu konuda mutlaka bilgilendirme seminerleri yapılmalıdır.

Vaiz ve imamlara seminerler verilerek camilerimizde bu konular anlatılmalı. İl müftülüğü bu seminerleri planlayıp tüm il ve ilçe merkezinde yapmalı.

Bu konuda bu günleri anlatan roman, belgesel ve filimler yetersiz. 

İslam ülkelerinde bile bu konuda bilgi eksikliği var.  

Mezalimin en ağırını yaşayan Erzurum da ve doğudaki illerde bu yönde gerek üniversitenin gerekse MEM'in mutlaka 24 Nisan yıldönümlerinde, kurtuluş günlerinde aktif faaliyetleri olmalıdır. Daha önce yapmıştık herkes biliyor zaten demek büyük ihmaldir. Toplum ve gençlik gerçekleri bilmiyor.

Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Müdürlüğü havaalanı ve otobüs terminali girişine, Dağdaki otel ve tesis girişlerine, Kongre Binası, Atatürk Evi ve Ulu Cami önüne, Tabyalara mezalimi anlatan büyük sesli ve ışıklı bir pano ve tabelalar konabilir. Şehrin merkezi yerlerinde büyük bilbordlardan tarihi gerçekler halka gösterilebilir. Kazım Karabekir'in hatıralarında yazdığı gerçekler topluma aktarılabilir.

Erzurum'un kurtuluş günlerinde birkaç resmi törenle yetinilmemeli tüm köy okulları dahil bu tarihi gerçeklerin tüm fakülte ve okullarda anlatılması filim ve görsellerin hazırlatılarak izletilmesi gerekir. İlçe Mem'ler ve fakülte dekanlarımız bu konuda okullarda daha yaygın programlar faaliyetler planlanmalıdır.

Okul okuma guruplarına bu konuda mutlaka roman hikayeler konulmalı. Gençlik bu konuda tarihi gerçekleri öğrenmelidir.

Gençliğimiz arasında bir anket yapılsa sonuç ne çıkar sizce? Kaç genç biliyor gerçekleri. Eminim ki çoğunluğun haberi yok.

Öğrenciler Alacaya, Tabyalara, şehitler bölgesine  götürülerek bilgilendirme yapılmalı.

Tarihini unutan toplumlar yok olmaya mahkumdur. Unutturmayalım mezalimi ve Ermeni Vahşetini. Yoksa yarının gençleri de bu yalanları savunur hale gelir.

Batılılara anlatmadan önce biz kendi neslimize ve toplumumuza tarihi ve tarihi gerçekleri öğretmeliyiz. 

Selam ve dua ile.