a_ikinci @ hotmail.com

Amerika'da müslüman bir profesör öğrencileri ile birlikte Kuran'da müslümanların uyması gereken ilkeleri tespit etmiş. Sonra verilere dayanarak bu ilkelere uygunluğun sıralamasını yapmış. İlk40'a maalesef müslüman ülke girememişti.

Ceddimizin tarihteki İslam'ı uygulamadaki hassasiyeti, adaletli tavrı ve dürüstlüğü ile övünen bizler torunları Türkiye olarak ilk 100'e zar zor girmişiz. Bu durum da hepimizin külahı önümüze koyup düşünmesi gerekmez mi?

Kur'an'ın emrettiği dürüstlüğü, söz verince sözünde durmayı, şeffaflığı, emanete hıyanet etmemeyi, akletmeyi, nasıl kaybettik? Hristiyan diye hor gördüğümüz bu batılı devletler neden dürüstlükte, çalışkanlıkta bizi geçtiler.

Çalışmada Kuran-ı Kerim’de ilgili ayetler ve Hz. Muhammed’in yaşamı, uygulamaları ve sözleri İslami öğretilere bağlılığın referansı olarak kabul ediliyor. Çeşitli göstergelerin kullanıldığı ekonomi, hukuk ve yönetişim, insan hakları ve siyasi haklar ve uluslararası ilişkiler olmak üzere dört alt daldan oluşan bir İslamilik Endeksi oluştu. Yani ülkeler ekonomi, hukuk ve yönetişim, siyasi haklar ve insan hakları ve uluslararası ilişkiler bakımından İslami kriterlerle ne kadar uyumluluk gösteriyor, ne kadar “İslami” yaşıyor sorularının yanıtı aranıyor. Burada ülkenin Müslüman olması ya da olmaması dikkate alınmıyor.

Bundan sonrası için Kur'an'ın istediği toplumu yani yalancı, sahtekar, 3 kuruş menfaat için yüzlerce metre alçalan, güvensiz, cahil, bilgisiz, okumayan,düşünmeyen, sorgulamayan, düzenbazlığa özenen toplumu yeniden eski haline nasıl dönüştürebiliriz? konusu herkesin üzerinde kafa yorup çözüm üretmesi gereken bir mesele.

Sıralamada ekonomide bu sıralarda olsak çok dert değil ama dürüstlükte, şeffaflıkta ve güvenilirlik gibi değerlerde son sıralarda olmak çok zoruna gidiyor insanın.

Biz bu hale nasıl ve niye geldik sizce?