1. Ücretli öğretmen uygulaması, öğretmen görevlendirmede başvurulan temel istihdam politikası hâline getirilmektedir. Düşük maliyetli bu uygulamayla, çalışanlar hak kaybına uğratılmaktadır. 
2. Sosyal devlet ilkesi, eğitimde süreklilik, akademik ve sosyal başarı, öğrenci ve okul güvenliği, nitelikli eleman vb. ölçütler göz önünde bulundurularak bu uygulamadan vazgeçilmeli, ihtiyaç hâlinde (Doğum, sakatlık, olağanüstü durumlar vb.), 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. maddesinde sınıf öğretmenliği için öngörülen ‘vekil öğretmenlik’ uygulamasına geçilmelidir. 
3. Ücretli öğretmenlere, hastalık raporlarına rağmen, ücret ödenmemesi keyfi bir uygulamadır ve bundan vazgeçilmelidir.
4. Ücretli öğretmenlik yapan annelerin bebeklerini emzirmeleri için süt izninden yararlanmaları sağlanmalıdır. 
5. Yarıyıl tatilinde ücret kesintisi, ücretli izin vb. haklardan yoksunluk, çağdaş bir ülkeden beklenmeyen uygulamalardandır.
6. Öğretim yılı başında kadrolu/sözleşmeli öğretmenlere ödenen 'eğitime hazırlık' ödeneği, ücretli öğretmenlere de ödenmelidir.
7. İş güvencesinden yoksun olan ücretli öğretmenlerin onur kırıcı çalışma koşullarından olumsuz yönde etkilendikleri görülmektedir. Yeteneksiz ve birikimsiz yöneticilerin keyfi uygulamaları, ücretli öğretmenlerin verimli çalışma olanaklarını ortadan kaldırmaktadır. 
8. Okullarda ücretli-kadrolu ayrımının öğretmen imza çizelgesine bile yansıması, okul iklimine zarar vermektedir. 
9. Kadrolu öğretmenlerle aynı koşullarda çalışan öğretmenlere asgari ücretin altında maaş ödenmesi, Anayasa’nın eşitlik ilkesine, temel insan haklarına ve iş hukukuna aykırıdır.
10. Haftada 30 saat derse giren bir öğretmene ‘kısmi zamanlı’ çalışan muamelesi yapılarak sigorta prim gün sayısının düşürülmesi kanuna aykırıdır. Haftanın her günü okulda görev yapan bir öğretmen ‘kısmi zamanlı’ sigortalı olarak görülemez. 
11. Sigorta primleri eksik yatırılan ücretli öğretmenlerin, yaz tatilleri başta olmak üzere, işsiz kaldıkları dönemde işsizlik maaşından yararlanmaları mümkün görünmemektedir. 
12. Kadrolu öğretmenlere ödenirken haftada 30 saat ders okutan bir öğretmene 3 saatlik hazırlık ve planlama ücreti ödenmemesi, yasal dayanağı olmayan bir uygulamadır ve yürürlükten kaldırılması gerekmektedir. 
13. Yetiştirme kurslarında görev alan ücretli öğretmenlere, kadrolu öğretmenlere ödenen ek ücretinin yarısını ödemek, giderilmesi gereken açık bir hukuk ihlalidir
14. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vd. özel günlere öğrenci hazırlayan ücretli öğretmenlerin (Beden Eğitimi, Müzik, Görsel Sanatlar, Okul Öncesi, Sınıf Öğretmeni vb.) hafta içi kutlanan millî bayramlarda ders ücretinin kesilmesi, keyfi ve hukuksuz bir uygulamadır ve İş Kanunu’na aykırıdır. 
15. Derse giren, öğrenci bilgilerini E-okula işleyen, öğrenciye rehberlik hizmeti sunan ücretli öğretmenlere TEOG, LYS, LGS vb. merkezi sınavlarda görev verilmemesi uygulamasına son verilmelidir (Öğrenciyi sınava hazırlama yetkisi, sınav yönetme yetkisini de içerir). 
16. Ortaokullarda görevli ücretli öğretmenlerin, TEOG sınavlarının yapıldığı günlerde ders ücreti kesilmektedir. Öğrenciyi TEOG’a hazırlama yetkisi olan bir öğretmenin, TEOG’da görevlendirilmemesi ve TEOG’un yapıldığı tarihlerde adeta okuldan ‘kovulma’ nedenine mantıklı bir gerekçe üretilemeyeceği düşünülmektedir.
17. Kadrolu öğretmenlere haftada iki saat nöbet ücreti verildiği hâlde, okul öncesi başta olmak üzere, nöbet görevini fiilen yerine getiren ücretli öğretmenlere ödeme yapılmaması, eşit işe eşit ücret ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. 
18. Öğretmen yetiştiren eğitim kurumlarından mezun olmayanlara, hangi ad ve statüde olursa olsun, öğretmenlik görevi verilmemelidir. Öğretmenlik yapma yeterliğine sahip olmayanların ücret karşılığı görevlendirilmeleri, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddesine aykırıdır.