TERÖR KONUSUNDA BİZ NEREDE YANLIŞLIK YAPTIK?
Ülkemizde özellikle 1984 yılından sonra planlı, bölücü maksatlı, teröre dayalı ve ruhu ırkçılığa dayanan Güneydoğu Anadolu bölgemizde acımasız bir terör olayı yaşanmaktadır. Dış destekli ve içerden beslemeli bu korkunç ve vahşi terör olayında biz bir yerlerde telafisi zor olan yanlışlıklar yaptık. Devletimizi yönetenler etki ve yetki sahibi olanlar terör yapanları, destekleyenleri adeta haklı çıkarır mahiyette beyanatlar verdiler. Bu beyanatlar maksatlarını ve onların boylarını aşan açıklamalardı. İşte onlardan bazıları: Eski başbakan ve Cumhurbaşkanlarımızdan olan Sayın Demirel “Artık bende Kürt sorununu tanıyorum” diyerek bu fitne ateşine odun taşımıştır. Arkasından eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz da, “Avrupa Birliğine girmenin yolu, Diyarbakır’dan geçer” diyerek bu yangına körükle gitmiş ve bir yerlere mesajlar göndermiştir. Daha sonra ise Eski Başbakan Yeni cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, BOP projesi eş başkanı olduktan sonra; “bu proje başarıya ulaştığında, Diyarbakır bölgesinin parlayan yıldızı olacaktır” demiş ve yine bir yerlere şifreli mesajlar göndermiştir. Bu aynı kişi bu verdiği beyanat yetmiyormuş gibi Diyarbakır’a uçakla gittiği tarihte, “Gelin Diyarbakırlılar, Kürt sorunu vardır ve Bu sorunu çözmek bizim boynumuzun borcudur” diyerek buram buram ırkçılık kokan bu fitne ateşine en büyük yanlışı yapmış yaranmak istemiş ve türbinlere oynayarak tarihi bir hata yapmıştır. İşte bu olayı size aşağıda vereceğim “SARI ÖKÜZ” hikâyesiyle paylaşmak istiyorum. Hikâye ya bu, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman aslanların yapacağı bir şey kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmışlar.
“ SUÇ HEP O SARI ÖKÜZ ”de..
Öküzlerin lideri boz öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış: “saygı değer öküz efendiler, bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiç birini isteyerek yapmadık. Bütün suç o SARI ÖKÜZ” de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizimde gözümüzü kamaştırıyor. Aklımızı başımızdan alıyor. Bizde barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok verin onu bize siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.”
Boz öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, “sarı öküzü” vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.
“AFERİN SİZİ KUTLARIZ!”
Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip bu kez “Uzun Kuyruk” lu öküzü istemişler. “gördünüz mü ne kadar barışseveriz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruklu öküz var ya kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp barış içinde yaşamaya devam edelim.” Boz öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u da teslim etmiş gene Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.
“NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?”
Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler azalmış zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, “verin bize şunu, yoksa karışmayız!” demeye başlamışlar. Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geri de. İçlerinden biri liderlerine, “ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük” diye sormuş. Boz Öküz, Benekli Öküzün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli ve ağlayarak, “biz, “Sarı Öküzü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı…” bu hikâyeden de anlaşıldığı gibi bizde yukarı da sırasıyla devam eden ve verilen tavizlerle dış mihrakların ve yerli iş birlikçilerin kopardıkları tavizlerle bu korkunç savaşı kaybetmek üzereyiz. Allah beterinden saklasın, yöneticilerimize sağduyu, feraset ve basiret versin. Milletimiz yaşayacak, millet dostları çoğalacak ve Millet düşmanları kahırlarından perişan olup çil yavrusu gibi dağılacaklardır. Allah milletimize zeval vermesin. Saygılarımla..