Allah'a inanan, Allah'ın tüm peygamberlerine de inanır. Allah'ın peygamberlerine inanmayan, Allah'a inanmıyor demektir. Çünkü peygamberler Allah’ın elçileridir.

Peygamberlere iman demek, bütün peygamberlerin Allah tarafından gönderildiklerine, bu kimselerin Allah’tan getirdiği bütün bilgilerin gerçek ve doğru olduğuna inanmak demektir.

Allah'a inananlar Peygamberler arasında ayırım yapmazlar. Müslümanlar ( ve de tüm insanlar), Allah’ın gönderdiği bütün peygamberlere inanmakla yükümlüdürler. Yüce Allah Kur’an’da şöyle buyurmaktadır: “Deyin ki: Biz Allah’a, bize indirilene(Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab’lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz” (Bakara/136) “Peygamber Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” (Bakara/285)

GIRGIR Dergisi elbette tüm bunları çok iyi biliyordu. Buna rağmen niçin Hz. Musa Peygambere karikatür yoluyla küfür etti? Haftalık yayınlanan bir derginin yorgunluk mazeretine sığınması inandırıcı değildir. Üstelik böyle bir mazeret beyanı aslında bilinç altlarında yatmakta olan Allah ve peygamber düşmanlığının bir beyanı olmaz mı? "Özrü kabahatinden daha büyük" bir durum ortaya çıkmış olmuyor mu? Çünkü insanlar yorgunluk ve sarhoşluk gibi zayıf anlarında bilinç altlarında yatan düşüncelerini daha kolay ortaya dökebilirler. Referandum heyecanı ve sürecinin yaşandığı bir zamanda bu yayın bilinçli mi yapıldı? Amaç, kitleleri tahrik etmek midir? Basın özgürlüğü kavramının içinde halkın duygularına, düşüncelere, inançlarına ve dini değerlerine doğrudan ve açıkça küfür etme hakkı da var mıdır?

Gerçekten Türk Milleti sürekli çok ağır bir şekilde tahrik ediliyor ve dini değerleri aşağılanıyor. Gün geldi, Cumhuriyet Gazetesi tarafından karikatürlerde domuza başörtüsü takıldı. Gün geldi, Charlie Hebdo'nun Peygamberimiz Hz. Muhammed'e hakaret içeren karikatürleri Cumhuriyet Gazetesin'de de yayınlandı.

Gün geldi, ODTÜ'de namaz kılan öğrencilere linç girişiminde bulunuldu. Gün geldi, IHH standtları saldırıya uğradı ve dağıtıldı.

Daha birkaç gün önce de 16 yaşındaki bir kız çocuğu darp edilerek ve tehdit edilerek başörtüsü açıldı. 15 Temmuz gecesinde şehitler verilirken Cumhuriyet Gazetesi internet sayfasında "AKP'nin salası veriliyor" başlığını attı. Hemen ertesi günü bu gazetenin kaçak genel yayın yönetmeni Can Dündar, Dünya basınına "Türkler Allah Allah diyerek askerlerin başlarını kesiyor" yalanını ortaya attı.

Türk Milleti Kurtuluş savaşında da, 15 Temmuz'da da yedi düveli karşısına alarak ülkemizin her yerini canını ortaya koyarak kurtardı. Türk Milleti için böylesine basit alçaklardan temizlenmek çok basittir. Ama, Türk Milleti sabrediyor. Türk Milleti birkaç bin kişinin bile okumadığı çok adi küfürbazları muhatap alarak onları meşhur etmez. Asıl görev yargıya düşmekteydi.

FETÖ yargısından ve 28 Şubat yargısından kurtuldukça Türk yargısı da Türk Milleti adına gereğini yapacaktır. Referandumda halkın "EVET" diyeceğinden kuşku duymayan ve bunun için endişelenerek suyu bulandırmak isteyenlerin oyununa gelmemek gerekiyor.

Böylelerinin suratlarına Milli Şairimiz Mehmet Akif'in diliyle tükürmeden de edemiyoruz: "Tükürün milleti alçakça vuran darbelere! Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere! Tükürün Ehl-i Salîb'in o hayasız yüzüne! Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne! Medeniyet denilen maskara mahlûku görün: Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!"

Ahmet KARAKAŞLI Tüm Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı