Otizmli çocuk sahibi bir anne diyor ki:
 
 "Çocuğumla baş başa kaldığımda çok yorulmuyorum!
Beni en çok anlayışsız çevrenin, anlamsız yorumları, eleştirileri ve onlara cevap vermem yoruyor...
Bir gün farkına vardım ki; çevre yüzünden hareketlerimi ve kendimi kısıtlıyorum ve kendimi onlara anlatmak için çok enerji harcıyorum..."
Otizm uzun ve engelleri çok olan uzun bir yoldur..
Evladı ile çıkmak zorunda kaldıkları bu yolda çok yorulan aileye en büyük desteğiniz onları anlamaya çalışmak olacaktır. Çocuk ile ilgili gereksiz sorular, telkinler ve ‘ah vah’ gibi anlamsız tepkiler aileyi umutsuzluğa düşürmekten, üzmekten başka bir anlam ifade edemez. Çocukları yaramaz ve şımarık olduğu için değil otizmin pençesinde olduğu için davranışları diğer çocuklardan farklı..
Otizm ile yaşamak onların tercihi değil.. Evlatları bu çıkmaza kendi istekleri ile girmedi. Sizler gibi normal bir hayata sahip iken sessizce çaldı kapılarını OTİZM gerçeği..
Bu büyük ve yorucu savaşın galibi olmak için savaşmak zorunda olan anne babaya araştırarak ve öğrenerek, nasıl destek olurum sorusunu bir kez sorarak, ‘’sana acıyorum’’ değil de ‘’sana destek olmak ve yardım etmek, seninle savaşmak istiyorum’’ anlayışı ile bakmak ve bunu onlara hissettirmek en önemli destekleri ve umutları olacaktır.
Yalnız olmadıklarını görecek ve mücadele etmek için ihtiyaçları olan gücü ve umudu belki de sizin bir sözünüzde bulacaklardır. Uzun ve engebeli bir yoldur otizm. Çok düşeriz ama kalkar ve devam ederiz..
Umuttur yol arkadaşımız.. Yolda ayağımıza takılan engel de olabilirsiniz, elimizden tutup kaldıran umutta..
Seçim sizin.!!
Otizm ile savaşan savaşçılara ve güzel yürekli özel anne babalara bu yolda sabır, güç ve umut diliyorum...