Dünyanın muhtelif bölgelerinde, özellikle de Ortadoğu'da akan bu kan ve gözyaşı neden dinmiyor, neden hep Müslümanlar zulüm görüyor! Bu konuyu muhakkak sorgulamalıyız.

Arakan, Burma, Patani, Myanmar, Pakistan, Doğu Türkistan, Suriye, Türkiye vs... Kısaca nerde Müslüman varsa, dünyanın neresinde Hz. Resulullah'ın yolunda giden bir topluluk varsa, orda kan, göz yaşı malesef hüküm sürüyor.

İşte tam da bu noktada, biz Müslümanlar kendimizi sorgulamalıyız, neyi sorgulamalıyız? Aramızda ki ayrılığı, tefrikayı, gruplaşmayı, sevgisizliği, mezhep çatışmalarını.. Kısaca neden Müslümanlar birlik ve beraberliği, kardeşliği yeniden tesis edemiyor, aramızda ki bu ayrılık ve tefrika neden son bulmuyor? Bu soruların cevabını bulursak, inanıyorum ki aramızda ki bu kutuplaşma son bulacaktır.

Şu an sadece Türkiye'de 1.000'den fazla cemaat, grup ve tarikat var. Herkes aynı yolda gittiğini söylerken, kimse kimseyi ziyaret etmiyor, herkes benim grubum diyor.. Peki soruyorum, kardeşlik bu mudur?

Neden İslam coğrafyalarında Müslümanlar binlerce parçaya bölünmüş, bizi bu kadar ayrıştıran, bölüp, parçalayan nedir?

Bu ayrılığa zenginlik diyenler var bir de. Bu nasıl zenginlik ki, dünyanın en sefil, en zelil, en aciz, en düşkün ve çaresiz durumunda olan Müslümanlar. Peki bu zenginliğin bedeli bu mu? Bu zenginliğin bedeli zulüm görmek mi, işkence çekmek mi, katledilmek mi, topraklarından sürülmek mi, mülteci olmak mı, vatansız kalmak mı!

Peki nerde diğer Müslümanlar! Hani kardeşinin ayağına diken batınca acısını hissetmek vardı, onca tecavüzün, onca katliamın acısını neden kimse hissetmiyor? Neden bu duyarsızlık.

Çünkü, herkes banane diyor, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyor ve böylece o yılan herkezi zehirleyip kenara atıyor.


Ey Müslümanlar artık bir olma, kenetlenme vakti, bütünleşme vakti, uykudan uyanma vakti, yeniden diriliş ve kardeşliği tesis etme zamanı. Bu anlamda tüm cemaat, tarikat, grup ve fırkaların başında ki kanaat önderlerine ve Alimlere, İlim sahiplerine ve Müslüman devlet Başkanlarına önemli görevler düşüyor.

Bir an önce İslam şurası kurulmalı ve Ümmet tek merkezden yönetilmelidir. İlahı, kitabi, Peygamberi ve yolu tek olan bir dinin içerisinde bunca ayrı görüşün olması ve bu görüşlerin ümmeti parçalara ayırması asla kabul edilemez. Merkeziyetçi anlayışa acil olarak bürünerek, sımsıkı kenetlenmeliyiz, hepimiz birlik ve beraberlik için çalışmalıyız. Bu yolda ben Müslümanım diyen herkes görevlidir.

Saygı, selam ve dualarımızla..