Ülkemizde Milli Eğitim, Milli Eğitim olmaktan çıkarak bir küresel eğitime doğru adım adım ilerlemektedir. Eğitimin hemen hemen her alanındaki temel taşlar ve kaideler yerlerinden oynatılarak laçkalaştırıldı, bozuldu ve sürekli denemelerle iş idare edilmektedir. Sanayileşen Avrupa da başlayıp bütün dünyaya yayılan küreselleşmiş eğitim, maalesef ülkemizi de etkisi altına almış bulunmaktadır.

Sanayisi ve ekonomisi güçlü olan ülkeler, milli devlet olmaktan çıkarak küreselleştiler ve eğitimlerinide ona göre değiştirdiler. Avrupa da uygulanan bu eğitim sitremine, Amerikalılar ve Japonlarda benimsemeye başladılar. Zamanla Ruslar ve Osmanlılar son zamanlarında bu küreselleşmiş eğitim kervanına arkadan katıldılar. Hatta İngiltere ve Fransa gibi sömürgeci ülkeler bu eğitim sistemini hem kendilerinde hem de sömürgeler arasında yaygınlaştırarak zorunlu hale getirdiler. Adını da "modern okulculuk" koyarak diğer ülkelere ihraç etmeye başladılar. Avrupa'nın ekonomik ve askeri alandaki yükselişini bu eğitim sistemine bağladılar. Dolayısı ile bu güce erişmek isteyen ülkelerde bu Avrupai eğitim sistemine rağbet etmeye başladılar. Bu sistem İnanç, kültür, sosyal hayat ve davranış itibarı ile bu ülkelere uygun olabilir, ancak bizim ülkemize bu sistem bugüne kadar hiçbir hayırlı sonuç vermemiştir, vermeyecektirde.

Bu gayri insani sistem ülkemiz üzerinde baskı ile yıllarca denendi ve gelmiş olduğumuz sonuç ortadadır. Ne bir uluslararası tanınmış bilim adamı yetiştirebildik, ne de insanlığa model olacak bir sistem ve teknolojik atılım maalesef bu eğitim sistemiyle yapamadık. Çünkü bu sistem milletimizin kültürüne ve bünyesine uygun değildir. Asıl mevzu şudur ki, ülkemizdeki eğitim sitemini kendi öz kültürümüze dayalı, milletin hayat ve kainatı algılama ve bakış açısına uygun bir sistem ancak ülkemizi çağdaş medeniyetlerin ilerisine taşıyabilir. Aynı zamanda bütün okullarımız eğitim yapılabilir, külfetlerine katlanılabilir ve yaşanılabilir yerler haline gelebilir.

Ülke olarak eğitimde karnemiz zayıftır ve sınıfta kalmış durumdayız. Bu durumdan bundan öncekilerde, şuanda olanlarda ve hepimizde sorumluyuz. Başta bilim adamlarımız, üniversitelerimiz ve ilgili bakanlıklarımız bu işlerden sorumludurlar. Bunların hepsi bu okulları yıkmadan ya da alışveriş merkezi yapmadan kendi bünyemize uygun milli bir eğitim sistemiyle donatabilir ve sonucunu alabilirler. Mevcut eğitim siteminde olduğu gibi sadece kendini düşünen, zevke düşkün, tüketim çılgınlığı ile ve ölçüsüz bir şekilde devam edilmesi halinde sosal bünyemiz kendi ellerimizle bozulmuş, kokuşmuş ve çürümüş halde bir yere kadar devam edecektir. Daha vakit varken tüm yetkililerimizi bu konu üzerinde bir kez daha hassas dikkatli olmaya çağırıyorum. Her yıl hatta her dönem eğitim de birçok değişikliğin yapılması hem okullarımızı hem öğretmenlerimizi hem öğrencilerimizi hem de velilerimizi zorlamakta ,takipte zorluklar çekmektedirler.

Eğitimde sık sık değişiklik yapılmamalı, sonuç alıncya kadar devam edilmeli hatta pilot bölgeler denemesi yapılarak daha sonra ülke genelinde bu sonuçlar denenmelidir ve genelleştirilmelidir. aksi taktirde okullar sıkıcı yerler sistemle bunaltan ve altından kalkılmaz külfetler getirileceği düşünülerek sistemler kendi bünyemize uygun şekilde düzenlenmelidir. Bu nokta da gayret ve çaba gösteren tüm yetkililerimize en samimi saygı ve selamlarımı arz ederim. yaşasın milli eğitim yaşasın milli kültür. Saygılarımla..