Bu bir halk deyiminin. iflas eden tüccar veresiye defterlerini karıştırırmış. 
Milli eğitimde işler böyle yapılıyor. 
Eğitim konusunda karşılaşılan her sorunda öğretmen sorgulanıyor. Hiç kendilerini sorgulamıyorlar. 
İşte son açıklama. Öğretmenler her dört yılda bir sınava tabi tutulacaklarmış.
Bravo. 
Ben yirmi yıldır benzer bir şeyi savunuyorum ama, bu atın başının çivisi bile değil. 
Her meslek erbabının bilgileri güncellenmeli. 
Bu güncellenme, bir çok metotları yapılır. Bunlardan biri de mutat genel değerlendirme(sınav) metodu dur. 
Fakat, bunu bir sınava indirgemek eğitim sistemini felç eder. Ağır sözsöylemek istemiyorum. Meslekte 37. Yılını tamamlamış, 23 yıl eğitim sendikamızın ilçe, il ve genel başkanlığı yapmış biri olarak söylüyorum. 
Salt sınav, eğitim sistemini felç eder. 
Bilgi güncellenmesi, ve genel durum değerlendirmesi mutat olarak her meslek erbabı için yapılmalı. Ama bu geniş bir çalışma ve organizasyon demektir. 
Bunun içine Üniversitesi itler de alınmak zorunda dır. 
Bilgi bankası, soru bankası, hizmetiçi eğitim kurumları görev içi hizmet basamakları da düşünülmelidir. 
Hakkari Şemdinli'de görev yapan bir öğretmen boş kağıt verdi ve sıfır çekti. Ne yapacaksınız öğretmenlikten mi atacaksınız. Sürgün mü edeceksiniz. 
TÜM öğretmenler protesto için boş kağıt verdi, ne yapacaksınız. 
Öğretmen sizin öfke eşeğiniz mi. Canınız sıkıldıkça mıdıllıyorsunuz. 
Aklınıza geldikçe tokatlıyorsunuz 
Öğretmende ne moral bıraktınız ne motivasyon. 
Proje üstüne proje, görev üstüne görev, engel üstüne görev. Yorulduk, bunaldık. Görmüyor musunuz. 
Kurumlar proje çöplüğüne döndü. 
Yazışmalara bakıp inceleyin. 
Ne kadarı eğitimin kalitesini yükseltmek için, ne kadarı diğer etkenler için.. 
Bu eleştirilerimi bir dönem iktidarları için söylemiyorum. 
Bizdeki eğitim sistemi sistemi felç etmek üzerine kurulmuş. Ben bildim bileli hep aynı. 
Sanki gizli bir el milli eğitimi hadımlaştırmış.
Bie türlü kabuğunu kıramıyor. 
Üretken Bir nesil yetiştiremiyor.
Bir bakan milli eğitime el atacağız dedi mi tüylerimiz diken diken olmaya başladı 
En derinlikli bakanlardan biri ömer dinçerdi. Çok şey yapmak niyetindeydi. Eski sistemi kaldırdı, yenisini getirmeden ayrılmak durumunda kaldı. Böylece işler eskisinden de beter oldu. 
Bozmak serbest, düzeltmek yasak sanki. 
12 yıllık mecburi eğitim bu şekliyle devlete, millete kambur. Şimdi mahalle sistemiyle işler hepten berbat hale gelecek. 
Bşr manav bile elmayı, armut domatesi sınıflandırma da tezgaha koyuyor. Biz 22 milyon öğrenciyi tek bir ağla koyuyoruz 
Sekiz yıllık eğitime niye karşıydı. Öğrencileri sekiz yıl aynı kategoride tuttuğu için değil mi. 
Şimdi biz bunu kaldırıp, 12 yıla çıkarmış olmuyor muyuz. 
Siz farklı seviyedeki öğrencileri bir sınıfta eğitmenin ne demek olduğunu biliyor musunuz. 
Liselerdeki ortak 9. Sınıfta derse giren öğretmenlerle bir anket yapın lütfen. 
Sıkıntılarını bir dinleyin. Sebeplerini düşünün. 
Ben meslek lisesi öğretmeniyim. 
9. Sınıflar ortak olduktan sonra meslek liselerinde eğitim büyük bir darbe yedi. 
TÜM öğretmenlerin ortak düşüncesi bu. 
Öğrenci meslek lisesi birinci sınıfında atölyelere girmeli. 
Sayın milli eğitim bakanım. 
Şahsınıza büyük bir saygım hatta sevgim var. 
Ancak milli eğitimdeki gizli bir mahfil hala görevini sürdürüyor gibi. 
Ömer dinçerin kararlılığını görüp gaz vererek hızını artırarak kaza yaptıranlar, bugün de işbaşındalar 
Her başa göre yarakları var bunların. 
Size de yanlış yaptırmaya çalışıyorlar. 
Doğru hedef gösterip yanlış yol tarif ediyorlar 
Lütfen dikkat ediniz. 
Belki sizler bu millet için son umutsunuz.