Her zaman söyleriz, milli eğitimin büyük bir reforma ihtiyacı var.

Eğitim sistemimiz tel tel dökülüyor. Müfredatlar sık sık değişiyor, sınav sistemleri sık sık değişiyor. Bakanlar, müsteşarlar değişiyor ama milli eğitimin özünde değişen bir şey yok. Uluslararası eğitim değerlendirme testine göre (PISA) Türkiye sürekli diplerde. Lisede okuyup dört işlemi yapamayan öğrenciler var.

Üniversiteye giriş sınavında yüz binlerce öğrenci hiçbir soruya doğru cevap veremiyor yani sıfır çekiyor. 

Üstelik Üniversite sınavında 300 bin kişi sıfır çekmiş.

Milli Eğitim Bakanlığı 2010 yılında bir proje başlatıyor. Adını Fatih Projesi koyuyor. Bakanlık, öğrencilere 10 milyon tablet dağıtacağını söylüyor. 58 ihale, 110 doğrudan alım yapılıyor. Öğrencilere 1 milyon 437 bin tablet dağıtılıyor. Milyarlarca lira harcanıyor. Hedeflenenin sadece yüzde 20’si bir rakama ulaşılıyor tablet dağıtımında.

Sonuç fiyasko.

Öğrenciler oyun tableti olarak kullanır hale geliyorlar.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, yaptığı açıklamada, “Kodlama derslerinin daha rahat işlenebilmesi için bundan sonra tablet bilgisayar yerine klavyeli bilgisayar dağıtılacağını” açıkladı.  Bunun için de 1 milyar 18 milyon bütçe ayrılmış. Kodlama derslerinin daha iyi işlenmesi için klavyeli bilgisayar gerekiyorsa neden 1 milyon 437 bin öğrenciye tablet bilgisayar dağıttınız? Şimdi bu kadar bilgisayar çöpe mi gidecek?

Gelelim asıl meseleye:

Milli eğitimin temel sorunu öğrencilere bilgisayar dağıtılması mı?

Milyonlarca öğrenci, elinde tablet olmadığı için mi, klavyeli bilgisayar olmadığı için mi tel tel dökülüyor? Bunun için mi dört işlem yapamıyor, matematikten fizikten,kimyadan sıfır çekiyor, kitap okumaktan nefret ediyor?

Dünyanın hiçbir yerinde eğitim sisteminin sorunlarını çözmek için “mesele klavyeli bilgisayar meselesidir” diyen bir bürokratik kafa yok. Öğrencilerin eline bilgisayar vereceğine, onlara her hafta bir kitap verin, inanın yetişmelerine daha çok katkıda bulunursunuz.

PISA’nın başarı listesinde en üst sıralardaki ülkeler belli: Singapur, Japonya, Estonya, Tayvan, Finlandiya, Çin ve Kanada… Masa başında oturup “dahiyane projeler üreten” bürokratlarınızı gönderin bu ülkelere bakın bakalım klavye ile mi yapmışlar eğitim reformlarını?

Sorunları teşhis etmekten dahi aciz bir eğitim modelinin sorun çözmesi mümkün değil.

10 milyon değil 100 milyon tablet dağıtsanız dahi bir milim yol alamazsınız.

Biz kendimiz olmalı kendimize uygun milli bir eğitim sistemi ile yol almalıyız.

Yoksa ne akıllı tahta bizi uzaya götürür ne de dağtılan telefonlar.