Lozan barış antlaşması(lozan sulh muahedanamesi)24 temmuz 1923 te İsviçre’nin Lozan şehrinde;TBMMtemsilcileri,İngiltere,Fransa,İtalya,Japonya,Yunanistan,Romanya,Bulgaristan,Portekiz,Belçika ve Yugoslavya temsilcilerinin imzaları ile dünyaya ilan edilen yeni Türk devletinin tanındığına dair bir hukuki senettir.Lozana gitmeden önce bazı gelişmelere göz atmakta fayda var.Osmanlı birinci dünya harbinden yenik çıkmış,30 ekim 1918 de Mondros antlaşmasını imzalamış, ordu lağvedilmiş,10 ağustos 1920 de Sevr antlaşması sadece 3 temsilci imzalamış,sadrazam(başbakan)Damat Ferit onaylamış ve dördüde idamla yargılanmıştır.

Yunanistan hariç hiçbir devlet parlamentosu sevr’i onaylamamıştır.Türkiye ise hiç kabul etmemiş, yırtıp atmıştır.Lozana gitmeden her iki taraf önce aleyhte hazırlıklar yapmıştır;İngiltere,işgal altındaki İstanbula üç uçak gemisı,Amerika ise 13 yeni şavaş gemisini Türkiyenin muhtelif limanlarına göndermiştir, maksat Osmanlı paşalarını ve TBMM’yi baskı altına almaktı.Türkiye tarafı ise görüşülmesi muhtelif maddeleri tek tek müzakere etmiş,özellikle üç maddenin altını çizmiş,kabul edilmezlerse derhal görüşmeden çekilip Ankara’ya geri gelinmesi tembih edilmiştir.28 ekim 1922’de TBMM temsilcileri davet edilmiş,arkasından,İstanbul hükümeti temsilcileri koz olarak çağrılmıştı.

TBMM bir hamle yaparak 1 kasım 1922’de saltanatı kaldırdığını ilan etti,tek taraf olarak toplantılara katılmak üzere;dış işleri bakanı yapılan İsmet İnönü başkanlığında 24 kişiden oluşan heyet Lozan’a, doktor Rıza nur, Hasan Saka, Celal Bayar, Yahya Kemal ve gazetecilerden oluşan heyet 8 ay gibi uzun süreli toplantıya katılmaya gitmişlerdir.

LOZAN 1. GÖRÜŞME VE ALINAN KARARLAR (20 Kasım 1922)
Heyetler İngiltere’nin başkanlığında Lozan’da toplanıp 1. görüşme gündem maddelerini; çok çekişmeli ve karşılıklı ithamlarla başlamış kayda değer bir sonuç alınamamıştır. Türkiye tarafı Lozan’da ekonomik ve siyasi prangaları kaldırmak bağımsızlığını tüm dünyaya ilan etmek; Misak-ı Milli’yi gerçekleştirmek, Ermenistan kurulma isteğini tamamen reddetmek ve kapitülasyonları tamamen kaldırmak üzere bu oturumda görüşlerini savundu.

Bunların hiçbiri kabul edilmedi. Bunun üzerine heyet Ankara ile görüşerek toplantıdan ayrıldı. Konferans dağıldıktan sonra her iki tarafta çeşitli tedbirler almaya başladılar. Daha ikinci görüşmeye gitmeden itilaf devletleri ve kamuoylarının baskıları ile görüşmelerin derhal başlatılması, karşılıklı fedakarlıkların (tavizler) verilmesi baskısı vardı.Diğer taraftan İstanbul hahamı Hayim Vaizman’ın aracı olarak her iki tarafa çağrı yapması ve etkili olması ikinci görüşmelerin başlamasını sağlamıştır. (DEVAM EDECEK…)