30 yıldır protestolar ve Lala Paşa eylemleri ile bugünlere geldik.
Hangi önemli milli ve ümmeti ilgilendiren konu olsa Lala Paşa meydanından sesimizi yükselttik.
50 bin kişilik 100 bin kişilik eylemler yaptık.
Artık eylemlere katılmak Müslümanalrın her noktada hakim olduğu bir dönemde gereksiz geliyor bana ve benim gibi birçok kardeşime.
En son STK'ların ortak Filistin eylemi için meydana gittik. "Kahrolsun İsrail, Kahrolsun ABD" sloganları altında eylem yapıldı basın açıklaması okundu. Herkes görevini yapmanın rahatlığı içerisinde açıklama sonrası evinin veya işinin yolunu tuttu.
 
Peki ne oldu. Ne düzeldi. Ne değişti.
İsrail mi zulmünden vazgeçti yoksa Amerika mı elçiliği taşımaktan vazgeçti.
Hiçbirisi.
Çünkü Müslümanların eylemleri icraate dönüşmüyor yaptırıma dönüşmüyor olduğunu 30 yıldır görüyoruz ve görüyorlar. 52 tane Filistinde şehit verilmiş halen kınamakla zaman geçirip gaz alıyoruz. İsrailde bundan Müslümanların etkisiz ve yaptırımsız olmasından cesaret alıp eylemlerini artırıyor.
 
Bundan dolayı yapılan eylemleri ciddiye almıyorlar.
Önceleri Kudüs'ü önemsemeyen kişilerin yönettiği Türkiye'de eylemler protestolar manalı geliyordu artık 16 yıllık muıhafazakar bir iktidarın yönettiği ülkemde manalı gelmiyor.
Cumhurbaşkanından mahalledeki muhtarına kadar herkes Kudüs konusunu en az meydandaki protestocular kadar bilen kişilerden oluşuyor. Ama halen Ayasofya kapalı Mescidi Aksa tutsak. Her yıl protestolar yapılıyor ama değişen yok.
 
Artık icraat zamanı diyoruz.
Meydanlarda kimseyi protesto etmeye gerek yok!
Protesto edilmesi gerekenler Ayasofya, İsrail ve filistin konusunda çözüm üretmeyen, vatandaşının protestosu gibi protestolarla yetinen icra makamında bulunan herkestir. İcra makamı nedense Kudüs meselesinde sürekli kınmayı seçiyor. Her filistin konusu ortaya çıktığında herkes çok "sert" kınıyor. Bununda İsrail nazarında hiçbir etkisi görülmedi ve görülmüyor.
 
Artık Ayasofya, filistin ve Mescidi Aksa konusunda devletin üst yönetiminden Afrin ve Suriye konusunda olduğu gibi yaptırım ve kararlılık bekliyoruz.
 
Mescidi Aksa konusu ve filistin konusu herkes için en önemli konuların başında geldiğine göre konuyu çözmesi için yöneticilerin konuyu gereçk yönleriyle sahiplenmesi gerekir.
 
"Sert kınadı. Çok sert tepki gösterdi" gibi devlet ricalinin açıklamaları artık inandırıcı gelmiyor.
Artık somut adım dışında yapılan açıklamalar İsrail için ve ABD için de caydırıcı gelmediği için protestoları önemsemiyorum.
Ben ve benim gibi çok arkadaş bundan sonra bu tür konularda Lala Paşa meydanında olmamızın gereğine inanmıyor.
 
Önce devletin gücünü kullanalım. Sonra çözülmezse biz STK'lar ve halk protesto edelim. 
 
Türkiye Filistini tanıyıp Kudüse elçilik açmalı.
 
Bölgede barışı ve Mescidi Aksayı korumak için Türkiye, İslam İşbirliği teşkilatı dönem başkanı olarak üyeleri toplayıp Kudüs'e ortak İslam Barış Gücü göndermeli.
Türkiye tarihi misyonu gereği bölgede mutlaka bir askeri birliği olmalı. Bu birlik Mescidi Aksa ve çevresinin muhafasında görev almalı.
İsraille yapılan ticari anlaşmalar ve Mavi Marmara anlaşması rafa kaldırılmalı
D8 yeniden hayata geçirilmeli.