Bir şahıs çıkmış demiş ki:
“Ben Sahabe karakterlerinin hakim olacağı İslami bir düzen kurmak istiyorum. Bunun için sıfırdan insan yetiştireceğim. Yetenekli öğrencileri alacağım, onları Sahabe hayatına benzer şekilde eğiticeğim, yetiştireceğim. Her bir meslekten yetiştireceğim bu öğrenciler hayata atıldıklarında, benim emrimde olarak devletin önemli kilit noktalarına yerleşecekler. Günü gelddiğinde de harekete geçireceğim ve devleti ele geçirip, istediğim düzeni kuracağım.”
Bunları ifade ederken belki kendisinin amacı gerçekten İslami bir düzen değildi ama, ona inananlar onun dediklerinden bunu anlıyorlardı.
O 40 yıla yakın bu dediklerini yapmak için her türlü vasıtayı kullandı. Ona tabi olanlar İslami bir düzen gibi ideal bir neticeye ulaşmak için çalıştılar, çalıştılar, çalıştılar. Fakat farkına bile varmadılar ki, o böyle hayırlı bir neticeye varmak için kendine tabi olanlara gayrı meşru metodlar kullandırıyordu. Takiıyye yapmalarını emretmişti. Bu takıyye; kurmayı hedefledfikleri İslami düzenin asla caiz göremeyeceği, içki içmek, namazı, orucu terketmek, tesettürünü açmak, dans etmek, flört etmek v.s gibi fiilleri de içeriyordu. Yani İslami düzene gitmek için her şeyi yapmak meşru ve mubah sayılıyordu.
Her ay muntazam paralar topluyordu. Bu paraları toplama amacına uymayan ve hiç de meşru olmayan yerlerde kullanıyordu. Mesela kurban diye toplanan paraları kilise yapımında kullanmak üzere Hıristiyan kuruluşlara veriyordu, kendi devletinin aleyhine sonuçlar doğuracak rüşvet alışverişlerinde kullanıyordu. Tehdit, şantaj, teşhir gibi gayrı ahlaki yöntemlerle kişileri istismar ediyordu. Sınav hırsızlıkları yaptırıyordu.
Kendi ülkesinin potansiyel düşmanları ile işbirliği yapmaktan çekinmiyor, kendinin tabi olduğu dini kaideleri başka dinin kaideleri ile sulandırmaya bile yelteniyordu.
Uzun uzun yazmaya gerek yok. İslami düzeni kurmak için İslami olmayan vasıtalar kullanıyordu.
Dersin konusu olan şahıs, yaklaşık 40 yıl sonra artık zamanın geldiğini düşündü. Mekanizmayı harekete geçirdi, sonuca varmak için dakika saymaya başladı. Herşeyi planlamıştı. Devleti ele geçirecek, sonunda arzuladığı düzeni kurmuş olacaktı.
Ama o da ne?
Hiç hesapta olmayan bir durum ortaya çıktı. Halk ayaklanmış, tankları, zırhlıları etkisiz hale getirmişti. Sonuç ise 40 yıllık çalışmaya katılanlar açısından bir hüsran, bir bitişti.
Alınacak 40 yıllık ve çok pahalı ders şu idi:
“Meşru bir gayeye ulaşmak için gayrı meşru vasıtaları kullanmak, Allah’ın yardımını engeller. Allah’ın yardımı olmadan da en mükemmel planlar, bir yerinden aksama yapar ve sizi başarısız kılar.