Tarih sayfalarını şöyle bir karıştırdığımız zaman Erzurum’un Anadolu İlmine, Edebiyat,  Kültür ve Tasavvufuna büyük katkılar yapmış olan önemli zatları görürüz. İşte o zatlardan biri de Marifetnamesi ile hafızlarda yer edinen mutasavvıf ve Bilim insanı Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleridir.

İbrahim Hakkı Hz. 18 Mayıs 1703 yılında Erzurum’un Hasankale ilçesinde dünyaya geldi. Dokuz yaşına amcalarının  yanında eğitim alan İbrahim Hakkı Hz. Daha sonra Siiirt’in Tillo bucağına gelerek Şeyh İsmail Fakirullah’a bağlandı. Kuvvetli bir tahsil ve terbiye ile yetişerek, Arapça, Farsça ve Türkçe ile şiir yazabilecek mertebeye ulaşmıştır. Tillo’daki eğitiminden sonra Erzurum’a dönerek camii imamlığı yapmıştır. Daha sonra İstanbul’a giderek Mahmud Han ile görüşmüş ve saray kütüphanesinde çalışmalara başladı. Bir sene sonra talebe yetiştirmek için Abdurrahman Gazi Zaviyesine tayin edilerek Erzurum’a geldi.

Verdiği eserlerle 18.yy’ın en önemli isimlerinden olan İbrahim Hakkı Hz. Tefsir, hadis, fıkıh gibi İslami ilimlerin yanında akli ilimlerle de uğraşmış, canlılar hakkında çeşitli teoriler ileri süren Fransız doktoru Lemarck, İngiliz Ch. Darvin, Hollandalı Hugo de Vries gibi batılı ilim adamlarından çok önce, canlılar hakkında, en basitinden en mükemmeli olan insana kadar düzgün bir tekâmül bulunduğunu yazmıştır. Bu konuyu ele alırken, bu tekâmülde arada görülen belli noktaları, husûsî özellikleri ve her birinin hudutlarını tesbit etmiş, hepsinin ayrı ayrı cinsler olduğunu ayrıca belirtmiştir. O sadece biyoloji ilmi ile değil; fizikten kimyaya, matematikten astronomiye kadar, devrindeki bütün ilimlerle uğraşmış, bir ilim ve marifet hazinesi olan Marifetname'sinde, bütün bunlara yer vermiştir. Mevalidi, yani canlı cansız bütün varlıkların yaradılış sırrını bilmek ve irfanı tahsil etmek, onda pek açık olarak görülmektedir.

Hiçbir zaman okumayı ve okutmayı elden bırakmamış, ideal bir insan tipi olarak arif insan nasıl olunur gözler önüne sermiştir. Ona göre arif insan gönülle ve akılla bilendir. Hayatını ilim, kültür, edebiyat ve tasavvuf yolunda sürdürmüş, döneminin isimi haline gelmiştir. Eserlerinde öğütleri ile insanlara yol göstermeye çalışmıştır.

Özellikle  bir hazine olan Marifetnamesi hayatın her alanına dokunan mükemmel bir eserdir. Diğer yandan edebiyat alanında da usta isimlerin başında gelir. Arapça, Farsça, Türkçe olmak üzere üç dilde de nitelikli eserler vermiştir.  Anadolu insanının hafızasına kazınan: “Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler” şiirinin sahibi olan zat şiirlerinde hakkı üstün tutmuş ve insanlara öğütler vermiştir. Gözlerini dünya hayatına kapayana dek hak yolundan gitmeye ve hakkı üstün tutmaya gayret etmiştir.

Onu anlatmaya sayfalar yetmezdi. Ahir dünya Makamı Ali olsun…

Eserleri:

1 - Divanı (İlahinâme) (1755)

2 - Marifetnâme (1756)

3 - İrfaniyye (1761)

4 - İnsaniyye (1763)

5 - Mecmuatü'l-Maâni (1765)

6 - Tuhfetü'l-Kiram (1767)

7 - Nuhbetü'l-Kelam (1768)

8 - Meşakiku'l-Yûh (1771)

9 - Sefine-i Nûh (1773)

10 - Kenzü'l-Futûh (1774)

11 - Definetü'r-Rûh (1775)

12 - Ruhu'ş-Şurûh (1776)

13 - Ülfetü'l-Enâm (1776)

14 - Urvetü'l-İslâm (1777)

15 - Hey'etü'l-İslâm (1777)

 

“Mevlam görelim neyler, neylerse  güzel eyler” sözüyle hafızlarda yer edinen Tevfizname şiiri İbrahim Hakkı Hazretlerinin en önemli eserlerindendir.

Tevazifname:

Hak şerleri hayr eyler

Zan etme ki ğayr eyler

Ârif ânı seyr eyler

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler…

 

Sen Hakka tevekkül kıl

Tefvîz it ve râhat bul

Sabr eyle ve râzı ol

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler…

 

Kalbin Âna berk eyle

Tedbîrini terk eyle

Takdîrini derk eyle

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler…

 

Hallâk-ı Rahîm Oldur

Rezzâk-ı Kerîm Oldur

Fa’âl-i Hakîm Oldur

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler…

 

Bil kâdî-i hâcâtı

Kıl Âna münâcâtı

Terk eyle murâdâtı

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler…

 

Çağrı DAŞ