aykuttemur92 @ gmail.com

     

 

     Yüce Rabbimiz, yarattığı her varlıkta bir nizam kurmuş ve bu nizamın işlemesi için de gerekli bütün ihtiyaçları da yaşamakta olduğumuz dünyaya yerleştirmiştir. Varlıklar bu ihtiyaçlarını kendilerine özgü çeşitli yöntemlerle karşılayarak varlıklarını sürdürmeyi becerebilmiştir. 

     İnsanoğlunun da bu varlıklar alemi içinde bir düzeni, ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlarını karşılaması için gerekli materyalleri muhakkak mevcuttur. Gerekli yöntem ve teknikleri kullanarak maddi ve manevi bütün ihtiyaçlarımızı karşılayarak yaşamlarımızı sürdürebiliyoruz. 

     Lakin bu düzeni sürdürürken gerekli bazı ihtiyaçları karşılayamadığımız için zaman zaman aksaklıklar ve rahatsızlıklarla karşılaşıyoruz. Rabbimizin bizlere emanet ettiği bedenimizi sağlıklı bir şekilde koruyabilmek birer müslüman olarak bedene olan sadakamızdır. 

     Peki bu sadakamızı nasıl ödeyeceğiz? Hangi eylemleri yaparak bedenimize olan borcumuzu ödeyebiliriz? Şimdi bunu irdeleyelim. 

     Öncelikle insanın bedeni tıpkı bir saat gibi işler. Her saat bedenimiz farklı bir görevi eda eder. Bedenin hangi saatte hangi faaliyeti daha çok yaptığını bilirsek bizler de ona göre bir düzen kurarak bedenimizi daha sağlıklı ve daha dinç tutabiliriz. Bilim dünyasında ise bedenin bu işleyişine biyolojik saat (biological clock) denir.

 

     Şimdi ise bedenin hangi saat neler yaptığına bir bakalım: 

08.00:  Bezler fazla miktarda hormon salgılar. Nikotinin sağlığa en fazla zarar verdiği saattir. Kahvaltı sonrası içilen sabah sigarası damarları her zamankinden fazla daraltır.

09.00: Vücut dinçtir ve kuvvetli olduğu saattir. İğne olacaksanız veya röntgen çektirecekseniz en uygun zamandır

10.00: Verimlilik en üst düzeyde, organizma harekete hazırdır. Vücut en yüksek ısısına ulaşmıştır, kısa süre bellek ise yaratıcı ve dinamiktir. Ancak 10.00-12.00 arası enfarktüse (kalp krizi)sık rastlanır 

11.00: Vücudumuzun tam formunda olduğu saattir. Kalp ve dolaşım o kadar zindedir ki muayenelerde kalpte bir bozukluk varsa gözden kaçırılabilir. Ayrıca bu saatte zihnimiz hızlı çalışır ve özellikle hesap işleri zorlanmadan yapılabilir.

12.00: Dikkat azalır, uyku basar. Vücudun dinlenme ihtiyacı kendini gösterir. Midedeki asit fazlalaşır, beyindeki kan azalır. İstatistiklere göre, öğle uykusu uyuyabilen kişilerde enfarktüse % 30 daha az rastlandığı görülür.

13.00: Vücudun formdan düştüğü saattir. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır. Bütün organlar en alt düzeyde çalışırken safra, öğleyin yenilen yemekleri hazmettirmek için iş başındadır.

14.00: Tansiyon ve hormon düzeyi düştüğünden bitkinlik hissedilir. Dişçi fobisi olanlar bu saatte randevu almalıdır. Çünkü bu saatte acı daha az hissedilir.

15.00: Enerji geri gelmiştir, bellek tam formundadır. Sabaha göre az olmakla birlikte beden,  ikinci verimliliğe yaklaşır.

16.00 : Spor için en iyi saattir. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır. Mide asidini önleyici ilaçların etkisi bu saatte daha verimlidir.

17.00: Organların faaliyeti üst düzeydedir. Bedenin kuvveti artar. Böbrekler, mesane çok çalışır. Bu saatlerde midedeki asit miktarı fazlalaşır. Mide ülseri olanlar dikkat, 17.00’ye doğru mide kanaması geçirilmesi riski artar.

18.00: Akşam yemeği için en iyi saattir. Pankreas bu saatte özellikle aktiftir. Karaciğer alkole karşı her zamankinden daha dayanıklıdır.

19.00: Tansiyon ve nabız tembelleşir. Bu nedenle, tansiyonu düşüren ilaçlar konusunda dikkatli olunmalıdır. Sinir sistemi üzerinde etkili olan ilaçların tesir derecesi de fazladır.

20.00: Karaciğerdeki yağ düzeyi düşer ve kullanılmış kan kalbe tekrar her zamankinden fazla akar. Alerjisi olanlar ve astımlıların ilaçlarını almaları için en iyi zamandır. Bu saatte antibiyotiklerin etkisi de artar.

21.00: Sindirim organlarının günlük görevi sona erer. Yemek aktivitelerine dikkat, yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.

22.00: Bu saatte akyuvarların çok aktif olduğu zamandır. Ayrıca, sayıca azaltılması gereken ilaçlar için çok uygundur. Bu ilaçlar yanlış zamanda alındığı zaman enfeksiyon tehlikesi artar. Sigara içenler de son sigaralarını içmelidir çünkü vücut nikotin ve benzeri zehirleri daha zor atar.

23.00: Tam dinlenme saatidir. Organizma tüm gün aktif bir şekilde faaliyette olan stres hormonu salgılamasını durdurur. Sakinleşmek ve gevşemek için en uygun anlar başlar. Tansiyon ve vücudun ısısı düşer.

24.00: Uyuduğumuz sırada deri hücreleri durmaksızın çalışır. ilk rüya safhası bu zamanda başlar.

01.00: Vücut kendini uykuya programlar. Verimliliğimiz en alt düzeye düşüp, dikkat azaldığından bu saatte çalışanların hata yapma olasılığı, iş ve trafik kazaları artar.

02.00: Görme duyusu ve refleksler zayıflar. Bu nedenle trafik kazalarının çoğu bu saatte olur. Vücut soğuğa karşı aşırı hassastır.

03.00: Melatonin hormonunun salgılanması tembelleştirir, kararsız yapar. Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Melankolik hissedişte artış görülür ve intihar vakalarına çokça rastlanır.

04.00: Stres hormonundan enerji kazanılır. Enfarktüslerin görülme oranı 04.00 – 06.00 arasında özellikle fazlalaşır. Çünkü tansiyon oldukça fazla yükselir, kalp damarları çabuk gerilir.

05.00: Bu saatte vücuttaki erkeklik hormonu çok fazla salgılanır. Stres hormonu gündüz değerinin 6 katına çıkar. Hareketlilik artar ve kaybolan enerji geri gelir.

     Okuduğunuz biyolojik saate göre günlük işleriniz eda edebilirsiniz. Bu beden ve ruh sağlığınız için en ideal olanıdır. Bu saatlere uyarak beslenmemizi, aktivitelerimiz ve uykumuzu ayarlarsak daha sağlıklı ve daha verimli bir bedene sahip oluruz.