Varlığından çok az insanın haberi olduğu, duyanların da nasıl bir hayat olduğunu asla yeterince anlayamayacağı bir boyut bu. Gülüşler bizim boyutta, buruk, eksik..

Feryatlar yükselse de bazen, neler olduğunu duyanların görenlerin tahmin etmesi zor.. Biz de onunla tanışana dek sizler gibiydik. Ama değiştik. Neden bu boyuta geçtiğimizi hiç öğrenemesek de, miladımız oldu “otizm”. Öncesi hayat nasıldı, hatırlamakta zorlanıyoruz çoğumuz. İnsanlar “ondan” bahsetmeden saatlerce nasıl konuşabiliyorlar?

Sokaklarda çocuğunla endişesiz dolaşmak, çekiştirmeden sürüklenmeden güzergah değiştirip yürümek nasıldır? Otobüste kapılar uzun açık kaldığında neden kızmaz diğerleri?

Anlamıyorum… biz miladımızda koptuk sıradanlıktan. Varlığımızın amacı çocuklarımızı diğerleriyle uyumla yaşayabilecek hale getirmekken, biz de farkında olmadan değiştik, uzaklaştık toplumun o bizi tanımaz bilmez kesiminden.. Yaşam tarzımız, alışkanlıklarımız, esprilerimiz, üzüntülerimiz.. değişti.. Mutluluk??

Yok öyle uzun boylu mutluluk beklentilerimiz. Marketten sakin çıktıysak mutluyuz. O gün sinir krizimiz yoksa mutluyuz. Gece çığlıkla uyanmadıysak hele sabah da kafalar duvara vurulmadıysa değmeyin keyfimize.. Azla yetinmeyi çoktan öğrendik. Arkadaşın azı. kahkahanın, uykunun, paranın, vefanın azı..

Kanaatkarız evet tüm bunlarda.. Çoklar sizin olsun.. Ömür hariç….Ölümden hiçbiriniz bizim kadar korkmazsınız ey miladımızı asla yaşamanızı dilemediğimiz insanlar.. ”Benden sonrası kıyamet” diyemeyiz biz.. Demeyeceğiz. Savaş ise bu Savaşırız, arada yere yığılır ağlar sızlar kalkar devam ederiz..

Duyduğumuz her galip örneğiyle gücümüz tazelenir.. Ama asıl amaç mağlup olmadan sürdürebilmek savaşı son ana dek.. Cephemizde hep birileri eksilir. Pes edenler olur..

Biz kalan sağlara sarılır devam ederiz. Ve çocuğumuza şifa için ne kadar açılıyorsa Yaradana ellerimiz, kendi ömrümüze de bereket dileriz..

Can’ımızı emanet edebileceğimiz bir başka biz olmayacağı için