Bilindiği gibi Aralık ayı Mehmet Akif Ersoy ayı olarak bilinmektedir. Mehmet Akif 1873 yılında İstanbul’da, Fatih’te doğmuştur, annesi Şerife hanım babası ise Mehmet Tahir efendidir. Mehmet Akif hem anne tarafından hem de baba tarafından Buhara’lıdır. Kendisi Arnavut asıllıdır. Mehmet Akif İsmet hanımla evlendi; bu evlilikten Cemile, Feride, Suat, İbrahim, Naim, Emin ve Tahir olmak üzere 7 çocuk babasıdır. Bunlardan Naim 1,5 yaşında iken ölmüş diğerleri ise büyüyüp evlenmişlerdir. Mehmet Akif ve İsmet Hanım 40 yıl can yoldaşı olmuş ve birçok zorlukları birlikte paylaşmışlardır. Mehmet Akif 27 Aralık 1936 yılında İstanbul’da Allah’ın rahmetine kavuşmuştur. İsmet Hanım ise 19 Nisan 1944 yılında hayata gözlerini yummuştur.
Ve yıl 2016 Milli, dini ve vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 80. Ölüm yıl dönümü. Kendisini rahmet ve şükranla anarken, mekânının cennet olmasını yüce Allahtan diliyorum. Ruhu şad olsun.
NEDEN MEHMET AKİF ERSOY’U UNUTMAMALIYIZ?
O, asla unutulacak bir şahsiyet değildir. Çünkü Mehmet Akif Türk milletinin vicdanının ortak sesidir. Onu toplum vicdanında canlı tutmak vatanseverlerin en başta gelen görevleridir. O, bütün hayatı boyunca milli tarih şuurunun oluşturulmasında, milli değerlerimizin toplum tarafından yaşanılmasına ve İslam dininin toplumun her kademesinde hayat bulması ve yaşanması için mücadele vermiş milli ve dini bir şairdir. Mehmet Akif’in yaşadığı dönem çok sıkıntılı bir dönemdir. Bu dönemi,Mustafa Kemal Atatürk askeri dehasıyla ve Mehmet Akif Ersoy manevi çalışmalarıyla atlatabilmişlerdir. Yani Mehmet Akif Ersoy, Türkiye Cumhuriyetinin manevi mimarı, Atatürk ise askeri ve diplomatik mimarıdır. Mehmet Akif her yerde ve her şart altında Türk Milletinin Milli birliğinin yiğitçe savunmuş, her türlü mandacılığa karşı dik durarak tam bağımsızlığı ve milletin egemenliğini savunmuştur. Mehmet Akif zalimleri, dönekleri, hainleri ve millet düşmanlarını hiç sevmemiş onları şiirleriyle, söylemleriyle ve vaazlarıyla daima yermiştir. Mehmet Akif daima vatan, millet, ilim, fen, teknoloji, din ve maneviyat demiş, hurafelere karşı çıkmış dini istismar edenlere ve riyakârlara amansız düşman olmuştur. Geçmişini inkâr edenlere;
“ Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak..
Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak” demiş ve kızmasına devam ederek
“Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile..
Alem aldatmaksa maksat aldanan yok, nafile!..
Kaç hakiki Müslüman gördümse, hem makberdedir;
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir!”
CİHAN YIKILSA, EMİN OL, BU CEPHE SARSILMAZ
İstiklal şairimiz Mehmet Akif kurtuluş savaşı yıllarında Türk milletine daima ümit vermiş, çalışmalarını ve vatanı işgalden kurtarmalarını öğütlemiştir. Birliği savunmuş tefrikayı, fitneyi ve bölünmeyi büyük düşman görmüştür. Bu kutlu ve bir o kadar şerefli kurtuluş mücadelesinden sonra Türk milleti SEVR paçavrasını yırtıp çöpe atmış ve bağımsızlığına kavuşmuştur. Her şey değişmiş, köprülerin altından çok sular akmış ancak bir şey değişmemiştir. O da batının; AB’nin, sözde stratejik müttefikimiz Amerika’nın, İsrail’in ve NATO’nun ülkemiz, bölgemiz ve Türk milleti üzerindeki emelleri ve sinsi hesapları hiç değişmemiştir. Bu sömürgeci, işgalci ve emperyalist devletler vatanımız üzerinde böl, parçala ve yut planını ta o zamandan beri uygulamakta, son zamanlarda Mehmet Akif’in karşı çıktığı, İslam’ın yasakladığı bir etnik (ırk) fitne ateşiyle milletimizi tutuşturmak ve yakmak planlarını vardır. Ve milleti medyayı kullanarak narkozlamak ve razı etmek için dayatmalar yapılmaktadır. Arkasından da mezhep farklılıkları öne çıkarılarak iç kanamaya sebebiyet verecek bir başka sinsi plan sıraya konulmaktadır.
Mehmet Akif batının bu sinsi planlarını her zaman uygulaya geldiğini şahsi çıkar ve menfaati için Türk milleti üzerinde her türlü sinsi oyunları ve tuzakları olduğunu haykırmıştır. Bugün milletimiz bu gerçekleri ve olup bitenleri sessiz bir şekilde takip etmektedir. Sadece bu oyunu, gözü şahsi çıkar, mevki, makam hırsı büyümüş olanlar görmemezlikten geliyorlar. Peygamber duası almış, kanını İslam için sebil etmiş olan Türk milleti iç ve dış düşmanların bu tuzaklarını Allah’ın yardımı ile kendi başlarına geçireceklerdir. Bu konuyla ilgili olarak Mehmet Akif milletimize şöyle seslenmektedir.
“Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol..
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol” diyerek milletimize hedefi göstermiş ve çıkar yolu bildirmiştir. Bu vesile ile başta Mehmet Akif Ersoy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarım.
YAŞASIN BÜYÜK TÜRK MİLLETİ,
YAŞASIN MEHMET AKİFLERİN MİSYONU,