MEB ÖĞRETMENİNİN KENDİ GELİŞTİRMESİNE NASIL BAKIYOR?

Öğretmen kendi alanında veya eğitimle ilgili bir alanda kendini geliştirmek ve yüksek lisans yaptığında Milli Eğitim Bakanlığı bunu nasıl ödüllendiriyor. Veya öğretmenleri bu konuda nasıl teşvik ediyor?

Mili Eğitim Bakanlığı son brkaç aydır uygulamalarıyla öğretmeni memnun edecek çalışmalara imza atıyor. Peki Yüksek Lisan yapan öğretmenlerle ilgili neden bir çalışması yok. Öğretmenin kendi alanında gelişmesine nasıl bakıyor?

Öncelikle şunu ifade etmek gerekirki şu an böyle bir teşvik yok. Ders ücretinde 50 Kuruşluk bir artış var. İdareci olmak istediğinde ek puanına 2 puan ekliyor. Bunun dışında öğretmen kalmak isterse bir değeri yok. Maaşı diğerleri ile aynı. YÖK yüksek lisans yapan kişiyi uzman kabul edip diploma verdiği halde Milli Eğitim bunu kabul           etmiyor. Uzman saymıyor. Yüksek LİSANS yapmak isteyen öğretmene de birkaç kişi istsmar etmiş diye özür tayini hakkı vermiyor.

2005 yılında hükumet öğretmenler için bir kariyer basamakları sınavı düzenledi. Bu sınava 7 yıl hizmet vermiş tüm öğretmenler girerken askerlikte geçen zaman öğretmenlik hizmetinden sayılmadığından aynı zamanda göreve başlayan fakat bir şekilde askerliğini erteleyen ve askerlik yükümlülüğü bulunmayan öğretmenler uzmanlık kazanırken, askere gidenler cezalandırıldı ve uzman öğretmen olamadılar. Bu yapılan ilk haksızlık oldu. Ve süreç ilerleyen zamanlarda daha da büyük haksızlıklara yol açtı.


İkinci olarak ise o dönemde alanlarında yüksek lisansını tamamlayan öğretmenler sınavsız bir şekilde uzman öğretmen yapıldı. Anayasa Mahkemesi bu sınavı ‘’Öğretmenlik zaten bir ihtisas mesleğidir’’ gerekçesiyle iptal etti ve bu sınav bir daha yapılmadı. Sınava giren ve o dönemde yüksek lisans yapan tüm öğretmenler Uzman Öğretmen oldular ve kazanılmış hak olarak uzmanlık tazminatı almaya başladılar halen de alıyorlar.
Yüksek lisans yapan öğretmenlerin mağduriyeti ise burada başladı.

2005 sonrası yüksek lisans yapan öğretmenler, hükümetin konuyla ilgili hiçbir düzenleme yapmamasını gerekçe göstererek İdare Mahkemeleri’ne başvurdular.

Bir çok öğretmen bu davaları kazandı ve mahkeme kararı ile Uzman Öğretmen ünvanı ve tazminatı almaya başladılar. M.E.B. Bu İdare mahkemesi kararlarını Danıştay’a temyize götürdü. (M.E.B.’in bir mahkeme kararını temyize götürmesi pek rastlanan bir durum olmamakla birlikte, konu öğretmenler olunca burunlarından bu uygulamaya gitmesi manidardır. Ayrıca bir başka şok iddia ise M.E.B.’in iktidara yakın sendika üyesi öğretmenlerin mahkeme kararlarını temyize götürmediği duyumlarıdır.)


Başta Danıştay bu öğretmenlerin lehine karar verirken, Danıştay seçimlerinde ise davalar bu öğretmenlerimizin aleyhine sonuçlanmaya başladı. Danıştay seçimleri öncesi davaları onanan öğretmenler şu an tescilli Uzman Öğretmen iken bu seçimlerden sonra davaları görüşülen öğretmenler ise reddedi ve ağır mahkeme masrafları ödediler. Bu uygulamalar öğretmenler arasında büyük bir adaletsizlik yarattı. Bu durumda olan çok sayıda öğretmenin bulunması MEB'i bu soruna çözüm bulmaya itiyor.

 

Bunun yanında yüksek lisans yapmanın öğretmen maaşına etkisi olup olmadığı konusudur. Yüksek lisans eğitimini bitiren bir öğretmenin maaşında herhangi bir değişiklik olmaz.

Son olarak yüksek lisans yapan öğretmenler için özel hizmet puanı uygulanması gündeme gelmiştir. Yüksek lisans yapan öğretmenler için 44, doktora yapanlar için 88 ek puan verilmesi düşünülmüştü ancak bu daha sonra rafa kaldırıldı.


En kısa sürede bakanlığın konuya el atarak sorunu çözmesi talep ediliyor. Öğretmenin kendini geliştirmesi alanında daha iyi hale gelmesi teşvik edilmeli. Statüleri değiştirilerek değer verilmeli. Yoksa Milli eğitimde iyi öğretmen olmanın çalışmanın ve gelişmenin değeri olmayınca iyi öğretmenler idareciliğe kaçıyorlar. Üniversite de olduğu gibi kendini geliştiren farklılık oluşturan öğretmenlere MEB in değer vermesi ve yapılan çalışmayı desteklemesi isteniyor.

MÜfredat çalışması ile reform yapan MEB öğretmenin kendini geliştirmesi ve yenilmesi konusunda da reform yapmalı. Öğretmen başladığı gibi emekli olmamalı.