Yükseköğretim Kurulu Başkanı (YÖK) M. A. Yekta Saraç, “Ülkemizin öncelikli alanlarına yönelik 100 alanda 2 bin doktoralı insan kaynağının yetiştirilmesi amaçlanıyor. Bu insan kaynaklarının istihdamı ise sadece akademiye yönelik olmayıp, özellikle kamunun ve özel sektörün de gelişimi odaklı süreçlerine de katkı sağlayacak” dedi.

YÖK Başkanı Saraç, Türk yükseköğretiminde doktora eğitimi alanında ilk kez verilecek olan “100 / 2000” doktora bursları projesinin detaylarını basın mensuplarıyla paylaştı. Küresel rekabet ortamında ülkelerin pozisyonları ve güçleri konusunda bunların belirlenmesinde yükseköğretim odaklı süreçleri ve yükseköğretimlerin niteliklerinin de bu konuyla ilişkili olduğunu belirten Saraç, “Bu kapsamda birçok ülkede yükesköğretim odaklı rekabete açık ve özellikle araştırmacı insan kaynağının geliştirilmesine yönelik bazı programlar geçtiğimiz yıllarda konulmuş ve ciddi bir şekilde hızlı bir şekilde sürdürülmekte. Almanya’da, Çin’de, Kore’de, Japonya’da, Tayvan’da ve Rusya’da son olarak 5-100 projesi olmak üzere bu bağlamda projeler var” diye konuştu.

“YÜKSEKÖĞRETİM TARİHİNDE İLK KEZ ’YÖK DOKTORA BURSLARI’ ADI ALTINDA DOKTORA BURSLARI VERECEK”

YÖK Başkanı Saraç, konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz kendi ülkemize dönük baktığımızda ülkemizin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olma hedefi dikkate alındığında bu hedefe ulaşabilmesi için ancak nitelikli bilgi üretimi ve özellikle de nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyduğu ortada. 100/2000 projesi kapsamında YÖK olarak ülkemiz için öncelikli alanlarında nitelikli bilgi üretmek amaçlı, doktoralı insan kaynağına olan ihtiyacını karşılamak istiyoruz bu proje kapsamında. Devlet üniversitelerindeki doktora programlarında öğrenim gören öğrencileri desteklemek için Başkanlığımız YÖK, Yükseköğretim tarihinde ilk kez ’YÖK Doktora Bursları’ adı altında doktora bursları verecek.”

“ÜLKEMİZİN ÖNCELİKLİ ALANLARINA YÖNELİK 100 ALANDA 2 BİN DOKTORALI İNSAN KAYNAĞININ YETİŞTİRİLMESİ AMAÇLANIYOR”

Projenin önemine ilişkin Saraç, “Ülkemizin bilim, teknoloji ve yenilik politikalarında yükseköğretim odaklı hedeflerinin arasında doktora derecesine sahip insan kaynağını hem sayısal bakımdan hem de nitelik bakımından artırılması gündemin en önemli maddelerinden birisi. Ülkemiz bu kapsamdaki durumunun analizini yaptığımızda doktoralı insan kaynağı oranında bin kişiye 0.4 doktoralı insan kaynağı düşüyor. Bu oran Çin’de, 2.2, ABD’de 1.7, Avrupa Birliğinde 1.5, Güney Kore’de 1.4, Kanada’da 1.2, Japonya’da 1.1. 100/2000 Programı bu amaca yönelik olarak ülkemizin ihtiyaçları ve gelişim alanları dikkate alınarak uzun ve katılımcı bir yaklaşımla tasarlandı. Yurt dışında buna mümasil başkaca ülkeler tarafından başarıyla sürdürülen projeler incelendi. Bunlar tahlil edildi ve ülkemize adapte edildi. Bu program kapsamında ülkemizin öncelikli alanlarına yönelik 100 alanda 2 bin doktoralı insan kaynağının yetiştirilmesi amaçlanıyor. Bu insan kaynaklarının istihdamı ise sadece akademiye yönelik olmayıp, özellikle kamunun ve özel sektörün de gelişimi odaklı süreçlerine de katkı sağlayacak. Buna yönelik bu alanlar öncelikli alanlar, ülkemizin ihtiyaç duyduğu alanlar ve üniversite akademi dışında da ihtiyaç duyulan alanlar. Bunların bir özelliği de interdisipliner olması” açıklamasında bulundu.

“PROJE 2017 YILI İTİBARİYLE BAŞLAYACAK, VERİLECEK BURS MİKTARI İSE BİN 550 TL”

“Bu proje, 2017 yılı itibariyle başlayacak olup, hazırlıklarımızı tamamladık” diyen Saraç, “Bu kapsamda öğrencilerin bahar döneminden itibaren eğitim almalarının sağlanmasını planladık. Öğrenciler 4 yıl süreyle yılda 12 ay bursu alacaklar. Burada dikkat etmemiz gereken ülkenin öncelikli alanları dedik. Aynı zamanda başarıyı da hedefleyen bir burs programı onun için 4 yıl süreyle dedik. Yükseköğretim sistemini bütün katmanlarında başarıya endeksli bir şekilde yeniden yapılandırıyoruz. Verilecek burs miktarını ise YÖK Genel Kurulunda bin 550 TL olarak belirledik. Bugün için bu rakamın tatminkar olduğunu düşünüyoruz. Müteakip seneler enflasyon oranına göre bu rakamlarda iyileştirmeler olacak” şeklinde konuştu.

“ÖĞRENCİ BAŞVURULARI VE SEÇİMİ YÖK TARAFINDAN DESTEKLENMESİ UYGUN BULUNAN ÜNİVERSİTELER TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLECEK"

Saraç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Doktora bursu dediğimizde bu alanlarda doktora yapan herkese verilebilecek veya müracaat edenlere verilecek bir burs olarak algılanılmaması lazım. Biz yeni YÖK derken bunun lafta kalmayan bir söylem olduğunu, uygulamaya yansıdığını birçok kez söyledik. Şöyle bir usül takip edilecek; YÖK bu tematik alanlarda çağrı açacak, üniversiteler bu alanlar için yetiştirecekleri öğrenci sayılarını belirleyerek YÖK’e başvuracak devlet üniversiteleri. Bu şekilde YÖK başvuruda bulunan üniversiteler arasında yetkinlik ve nitelik açısından mukayeseler yaparak bir seçme yapacak. Buradaki amaç üniversitelerimizde ihtisaslaşma alanları odaklı bir rekabet ortamının oluşması ve üniversitelerimizin bu kapsamda desteklenmesidir. Bu sıradan bir burs verme meselesi değildir. Üniversitelerimizde rekabet ortamını teşvik edici, ülkemizin öncelikli alanlarında ihtiyaç duyduğu alanlarında insan kaynağı oluşturmayı hedefleyen süreçlerinde başarıyı sürekli gözeten bir burs programı. Öğrenci başvuruları ve seçimi, YÖK tarafından desteklenmesi uygun bulunan üniversiteler tarafından gerçekleştirilecek. Başvuruda bulunan üniversitelerin yetkinliği YÖK tarafından kabul edilen, bu hususta doktoralı öğrenci yetiştirme hususundaki yetkinliği tespit edilen ve kabul edilen üniversiteler bu öğrencileri seçecek. 100/2000 YÖK Doktora Bursuna ülkemizin vatandaşı olup da herhangi bir işte çalışmayan, doktora yapmayı hak eden herkes başvurabilecek. Eğer doktora eğitimine devam ediyorsa öğrenci tez aşamasına geçmemiş olmasını arayacağız.”

“YÜSEKÖĞRETİM TARİHİMİZDE BU BURS TÜRÜ İLK DEFA GERÇEKLEŞİYOR”

YÖK olarak daha önceden yurt dışına da yönelik doktora bursu açtıklarını hatırlatan Saraç, şunları kaydetti:

“Fakat o doktora bursunda da ülkemizde uygulanan doktora burslarından radikal bir şekilde farklılık gösterecek tarzda kurgulamıştık onu da. Yurt dışında iş garantili demiştik. Bunu derken şunu kastetmiştik, iki ülkede bunun uygulanmasına başlandı. Bizim doktora eğitimini ülkemizin kaynaklarıyla burada sürdüren öğrencilerin o ülkenin eğitiminde, yükseköğretiminde istihdamını, garanti altına alınmasını karşı ülkeden taahhüt edilmesini bekliyoruz. Bu hususta da bu süreç başaralı bir şekilde devam ediyor. YÖK 100/2000 doktora bursunda da bütünüyle doktora öğrencilerine verilen burs olarak algılanmaması, yükseköğretimde ülkemizin ihtiyaç duyulan doktoralı insan kaynağı ihtiyacını oluşturmak için kurgulanan bir sistem olarak algılanılması lazım. Doktora bursunu hak eden öğrencilerimiz sadece doktora dersleri ve doktora tezleri süresince bu yükseköğretim kurumlarımızda bulunmayacaklar, bu alanlarla ilişkili alan çalışması yapmak üzere dersleri dışında da ilgili hocalarının, ilgili danışmanlarının, birimlerinin, laboratuvarlarının gerektirdiği zamanlarda belli mesai saatleri dahilinde üniversitelerimizde bilim üretimine de katkıda bulunacaklar. Bu insan kaynağı sadece akademiye değil, endüstrinin de ihtiyaç duyduğu insan kaynağının teminine katkı sağlayacak boyutta kurguladık bu burs programını. Bu Yüseköğretim tarihimizde bu burs türü ilk defa gerçekleşiyor. Hedefimiz nitelikli bilgi üretimini ve nitelikli insan gücü kaynağının gelişmesini temin etmek. Yükseköğretim tarihinde bir ilk olacak bu program bizi yükseköğretimi heyecanlandıran bir proje. Önümüzdeki hafta rektörlerimizle de bu konuyu paylaşacağız. Bu projenini fonlaması doğrudan YÖK tarafından yapılacak.”

Saraç, Bursa akademide çalışmayanların müracaat edebileceğini söyledi. Saraç, 100/2000 burs alanlarıyla ilgili de bilgi verdi. Saraç, bu alanlarda çağrıya çıkacaklarını, üniversitelerin bu çağrıya çıkılan alanlarla ilgili YÖK’e müracaat edeceğini ve yetkinliklerinin incelenerek karar verileceğini anlattı. Saraç, burs alanların asistanlarla karıştırılmaması gerektiğini belirterek, bunların doktora öğrencileri olduğunu vurguladı.

“BU ALANLARI BELİRLERKEN BİR UZMAN HEYETİ OLUŞTURDUK”

Bu alanların belirlenmesine ilişkin Saraç, alanların birinci özelliğinin interdisipliner olduğunu ifade ederek, "Günümüzde alanlar birbirinden kesin duvarlarla ayrılan bir mahiyet arz etmiyor. İnterdisipliner alanlarda araştırmalar daha yoğunlaşmaya başladı. Bir mühendislik alanının sosyal bilimlerle de ilişkili olduğunu görüyoruz. Bu alanları belirlerken bir uzman heyeti oluşturduk. Uzman heyeti çeşitli üniversitelerden oluşuyor. Her bir alan için farklı alanlar oluşturuldu. Uzmanlar, heyetler oluşturdu. Şuna dikkat edildi burada; Türkiye’nin öncelikli alanları olsun. Uzmanı var Türkiye’de fakat bu uzmanlar yeni açılan üniversiteler dikkat edildiğinde yetersiz kalıyor. Bizim asıl baktığımızda dünyanın gittiği yöne doğru onu görebilen bir seçim yapıldığı görülecek. Bu alanlar belirlenirken ülkenin içinde bulunduğu sosyal şartlar ve sıkıntılar göz önüne alınarak belirleniyor. Uluslararası güvenlik ve terör uzmanı maalesef az. Balkan, Afrika çalışmaları yapan uzmanlarımız çok az. Bizim planlamamız önümüzdeki sene de sürmesi. Önümüzdeki sene de bunu devam ettireceğiz. Bir sonraki sene de devam ettireceğiz. Çünkü burada mesele doktoralı insan kaynağımız diğer ülkelere baktığımızda ülke nüfusuna göre çok düşük. Biz doktoralı insan sayısını arttırmalıyız. Ülkemizinde doktoralı insan kaynağında belki bin bir diye hedef koyması lazım. Bin kişiye bir doktoralı insan oluşturmak için bir kurgu yapılması lazım” dedi.

BURS ALANLARI

Burs kapsamına giren alanlardan bazıları şöyle:

“Temel Bilimler ve Mühendislik alanları: Bilgi Güvenliği, Veri Madenciliği ve Veri depolama, Hava ve Uzay Araçları Tasarımı, İnsansız Sistemler, İnsan Beyni ve Nörobilim, Sürdürülebilir, Etkin Tarım, Ulaştırma Akıllı Ulaşım Sistemleri, Hidrojen ve Yakıt pilleri, Güç ve Depolama Teknolojileri, Enerji Depolama ve Enerji Malzemeleri, Yenilenebilir Enerji Kaynakları/Teknolojileri (Güneş Enerjisi, Rüzgar Enerjisi, Jeotermal, Hidrogüç), Robotlar ve Akıllı Sistemler, Enerjik Malzemeler Teknolojileri, Yeni 3 Boyutlu Eklemeli Üretim, Yeni Nesil Kompozitler ve Çok İşlevli Nanokompozit Malzemeler, Akıllı Malzemeler, Biyobenzetim, Mikro ve Nanoteknoloji, Sensör Teknolojileri, Savunma Sistemleri Entegrasyonu, Savunma Bilişimi, Modelleme ve Simulasyon, Sürdürülebilir ve Akıllı Kentler, Sürdürülebilir ve Akıllı Ulaşım.

Sağlık alanı: Moleküler Patoloji, Moleküler Farmakoloji ve İlaç Araştırmaları, Hastane Enfeksiyonlarını Önleme, Nörofizyoloji, Odiyoloji, Metabolizma (Obezite, Diyabet ve Ateroskleroz), Tümör İmmunolojisi, Gen Tedavisi, Kanser Epidemiyoloji, Farmakoekonomi ve Hasta Güvenliği, Farmasötik Biyoteknoloji ve İlaç Tasarımı, İç Hastalıkları Hemşireliği, Psikiyatri Hemşireliği, Geriatri Hemşireliği.

Sosyal Bilimler alanı: Milletlerarası Hukuk, Anayasa Hukuku, İnsan Hakları Hukuku, Çevre Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku, Deniz Ticaret Hukuku, Rekabet Hukuku, Balkan Çalışmaları, Ortadoğu Çalışmaları, Uzakdoğu Çalışmaları, Afrika Çalışmaları, Aile Psikolojisi, Travma Psikolojisi, Uluslararası Güvenlik ve Terör, Kentsel Dönüşüm Çalışmaları, Göç Çalışmaları, İbranice, Çince, Rusça, Okul Öncesi Eğitim, Özel Eğitim (Yetenekli, Engelli).

Mimarlık, Sanat ve Tasarım alanı: Mimarlık, İç Mimarlık, Restorasyon.”