Dünyanın en zor işi olan İnsan yetiştirmeyi meslek edinmiş öğretmenlerin büyük çapta itibar kaybına uğradığını Kamusen araşırması bir kez daha ortaya koydu. Onlar gecelerini gündüzlerine katarak geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizi büyük özverilerle eğitmeye, öğretmeye çalışıyorlar da, bizler öğretmenlerimize bu büyük emeğin karşılığı olarak ne durumdalar?

Büyük bir çoğunluğu sıkıntılı. Yaptığı işten memnun değil. Türkiye'nin üniversite mezunu olup kamuda çalışanlar içerisinde en az ücret alan işini yapıyorlar. B

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in 25 bin 288 öğretmenle yaptığı anket öğretmenlerimizin içler acısı ahvalini gözler önüne serdi. Buna göre;

Öğretmenlerimizin yüzde 91,2’si kredi kartıyla idare ediyor ve bunların yüzde 50’sinden fazlasının birden fazla kredi kartı var.

Yüzde 83’ünün bankalara borcu var. Bankalara borcu olduğunu belirtenlerin yüzde 27,6’sı borcunu ödeyemediği için yapılandırmaya gitmiş, ankete katılanların yüzde 13,3’ü ise borcundan dolayı icra takibine düştüğünü belirtmiş.

Yüzde 87’si ciddi ekonomik sorunlar yaşadığını belirtmiş. Ankete katılanların yüzde 42,3’ü yaşadığı ekonomik sorunların “en çok” aile hayatını etkilediğini, yüzde 20,8’i arkadaş ilişkilerini, yüzde 9,3’ü sağlık şartlarını, yüzde 9,1’i ise mesleki yaşamını etkilediğini belirtmiş.

Katılımcıların yüzde 65,4’ü market alışverişleri yaparken ilk baktıkları şeyin ürünlerin fiyatları olduğunu belirtmiş.

Yüzde 25,7’si ek iş yapıyor.

Yüzde 72,6’sının tatil bütçesi yok.

Yüzde 92,2’si toplumda öğretmenlik mesleğinin saygın bir konumda olduğunu düşünmüyor.

Öğretmek ve eğitmekle görevli öğretmenlerimizin sadece yüzde 1,3’ü haberleri gazetelerden takip edebiliyor.

Ankete katılanların yüzde 81,6’sı alım gücünün bir önceki seneye göre azaldığını belirtmiş.

Yüzde 91,6’sı iş güvencesinin tehdit altında olduğunu düşünüyor.

Yüzde 82,7’sı mesleki sorunların psikolojik durumlarını olumsuz yönde etkilediğini ifade etmiş.

En çok hangi sorunları yaşıyorsunuz sorusuna da yüzde 36,9’u stres, yüzde 27,7’si yaptığım işle mutlu olamamak, yüzde 11,9’u kaygı, yüzde 11,3’ü tükenmişlik, yüzde 5,3’ü depresyon, yüzde 2,3’ü kendimi yetersiz hissetme, yüzde 2,1’i uyku düzensizliği, yüzde 2,5’i de diğer cevabı vermiş.

Yüzde 96,3’ü Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimin sorunlarına ve eğitim çalışanların beklentilerine cevap vermediğini düşünüyor.

Ankete katılan eğitimcilerin yüzde 62,7’si toplumsal çatışmaların artması ve iç savaş çıkmasından endişe ediyor.

Şimdi siz cevap verin bu tablo karşısında öğretmenlerimizin ahvali nasıl?

Yaşadıkları sorunlar sebebiyle, bırakın geleceğini, bugününe bile güvenle bakamayan öğretmenlerimiz söyler misiniz geleceğe güvenle bakan bir nesil nasıl yetiştirebilecek?

Atatürk’e soruyorlar, “Milletvekili maaşları ne kadar olsun?” diye, cevap müthiş, “Öğretmen maaşını geçmesin.”

Bugün ortalama öğretmen maaşı 2 bin 700-3 bin 500 TL civarında ama milletvekili maaşı ilaveler hariç, ham halde 17 bin TL. Yani bir milletvekili bir öğretmenden 6,5 kat fazla maaş alıyor. Daha yeni işe başlayan hemşire,polis vs hepsi öğretmenden fazla ücret alıyor. Efendim öğretmenler ders ücreti alıyor. Aslında bu da bir yanıltma. Çünkü ders ücreti alan öğetmen sayısıda sınırlı.

Daha da ilginci emekli olan bir milletvekilinin maaşı 8 bin 500 TL. Emekli bir milletvekili bile oturduğu yerden, çalışan bir öğretmenden 3 kat daha fazla maaş alıyor.

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANI KONCUK

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk,bir basın kanalında çok önemli bir konuy gündeme taşıdı.

       Öğretmenliğin yıllar içinde itibar kaybeden bir meslek haline gelmesinde siyasi iktidarların sorumlulukları vardır. Öğretmenleri eleştiren, eğitim sistemini bozan, öğretmenlerin özlük haklarını aşağı çeken bir anlayışla eğitim-öğretim meselelerini halledeceğimizi iddia edebilmek mümkün değildir. Çünkü en önemli güç olan öğretmenleri; itibarları, kendine güveni azalmış bir meslek grubu haline getirmişiz. Bu durumda başarıyı nasıl sağlayacağız? Öğretmen kendisini daha güçlü hissetmelidir. Parasal yönden güçlü olmak önemlidir ama her şey değildir. Yaptığımız araştırmaya göre; ankete katılanların yüzde 63’ü öğretmenlik mesleğinin en itibarlı döneminin Atatürk dönemi olduğunu söylüyor. Yüzde 82.7’si mesleki sorunlarının psikolojilerini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Biz sendikal sorumluluk gereği öğretmenlerin mesleki problemlerini tespit edip, hükümetlerin önüne getiriyoruz. Milli Eğitim Bakanlarının da bu sorunlara çözüm üretmesi gerekmektedir.

Bakınız; öğretmenlik mesleğini tanımlarken, öğretmenleri sadece öğrencilerine matematik, fen bilgisi ya da okuma-yazma öğreten bir meslek grubu olarak tanımlamıyoruz. Öğretmenlik, öncelikle hayat içerisinde doğru bir duruşu gerektiren bir meslektir.  Yani öğrencilerimize matematiği, okuma-yazmayı öğretirken aynı zamanda hayat içerisinde doğru bir duruşu nasıl sergileyeceğimizi, yanlışlarla nasıl mücadele edeceğimizi de öğretmeliyiz. O zaman öğretmenlik anlamına uygun bir meslek haline gelir. Dolayısıyla öğretmenlerimizin öncelikle kendi iradesine, şahsiyetine sahip çıkması lazım.  Böylesine ulvi bir mesleği yerine getiren hiçbir öğretmenin boş tehditlere, gelecek vaatlerine, yalan vaatlere karnının tok olması lazım. 

Bütün öğretmenlerin doğruyu yapmak adına kendisini programlaması lazım ki, öğretmenlik mesleğinin itibarlı hale getirilmesinin ilk adımını atmış olalım.  Bu mesleği yapan öğretmenler olarak kendi haklarımıza, şahsiyetimize sahip çıkmazsak, bunu ne bu ülkeyi yönetenlerden, ne siyasetçilerden, ne de vatandaşlarımızdan beklemeye hakkımız olmadığını da bilmemiz gerekir.

ÖĞ-DER GENEL  BAŞKANI SÜRÜCÜ'DE ÖĞRETMENLERİN İTİBAR KAYBINA UĞRADIĞINI İFADE ETTİ.

ÖĞ-DER Genel Başkanı Hamdi sürücüde öğemenlerin itibarının düştüğünü ifade etti. Sürücü yaptığı yazılı açıklamada şunları ifade etti:  Öğretmenin kıymetinin düştüğü bir toplumda eğitimin kalitesinden bahsetmek mümkün değildir. Esefle söylemek gerekirse, o günleri yaşamaktayız. Oysa, bugün öğretmenlerimize verilecek en iyi hediye, kaybettikleri itibarın onlara yeniden kazandırılmasıdır." dedi.

Her yıl 24 Kasım'da öğretmenlerin ne kadar önemli kimseler olduğunu tekrarlayan MEB yetkililerine buradan sesleniyoruz. Öğretmenlerin itibarını iade edin. Ücretini doyurucu hale getirin. Ek iş yapmaktan kurtarın. 

ERZURUMSAYFASI.COM