Türkiye sesini yükseltmezse İsrail bu planı uygulayacak

İsrail'de ise ezanın belli saatlerde hoparlörle okunmasının yasaklanmasına ilişkin kanun tasarısı, dün Knesset'te yapılan ilk oylamada kabul edilmişti. Tasarının yasalaşması ve uygulamaya geçirilmesi için Knesset'te iki ayrı oturumda daha kabul edilmesi gerekiyor.

Trumpun göreve gelmesinden faydalanan İsrail ezan yasağını hemen gündeme getirdi.

Siyonist İsrail rejiminin ezan yasağı nedeniyle 20 gündür Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa'da sabah ezanı okunamıyor.

Mescid-i Aksa'nın yıkılma tehlikesi var ile ilgili görsel sonucu

İlk Kıblegah olan Mescidi Aksa’da İslam Ümmeti için bir utanç vesilesi olan Ezansız Sabah, Türkiye ve Müslüman Ülkelerin Siyonist Rejime karşı yumuşak politikaları ve tavizleri sonucunda gerçekleşti. Şimdi karar netleşirse İsrail ezan okutmayacak.

İslam Ümmetinin içinde bulunduğu ayrışmalar ve İsrail ile yumuşak politikalardan faydalanarak vaziyeti bu hale kadar ilerletti.

Mescid-i Aksa'nın yıkılma tehlikesi var ile ilgili görsel sonucu

İsrail sistematik işgaller uyguluyor

İsrail'in, 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'nın El-Halil kentindeki Hazreti İbrahim Camii'ni Yahudiler ile Müslümanlar arasında bölmesi, uzun aşamalı bir planın devreye sokulmasının ardından mümkün olmuştu. İsrail, bu planın ilk aşamasında Yahudilerin cami avlusundaki Hazreti İbrahim mezarına yaptıkları ziyaretleri kontrollü bir şekilde yoğunlaştırmıştı. Her yıl giderek artan bu ziyaretler Müslümanlar ile Yahudiler arasında zaman zaman çatışmalara ve şiddeti sürekli artan gerilimlere yol açmıştı.

İlgili resim

Mescid-i Aksa yerine Yahudi Tapınağı'nı inşa etmek isteniyor

İsrail, Doğu Kudüs'ü 1967'de işgal ettiğinde, aşırı Yahudi grupların hedefinde Harem-i Şerif'te daha önce iki kez yıkıldığına inandıkları Yahudi Tapınağı'nı inşa etmek vardı. İsrail, bu hayali gerçekleştirmek için tıpkı daha önce El-Halil'de Hazreti İbrahim Camii örneğinde olduğu gibi fiili bir durum yaratıp, bu ideale zemin hazırlamak istedi.

Ancak bu mümkün olmadı. Ürdün'e bağlı Mescid-i Aksa Vakfı, işgalin başladığı 1967'den 2000 yılına kadar Harem-i Şerif'in idaresinde tek söz sahibi oldu. Bu sürece kadar Müslüman olmayan turistlerin Harem-i Şerif'in avlusuna düzenledikleri ziyaretler Aksa Vakfı'nın kontrolünde gerçekleşti.

Gazze'de İslami Cihat Hareketi tarafından Knesset'in, ezanın kısıtlanmasını öngören yasa tasarısını onaylamasına karşı düzenlenen gösteriye katılan onlarca Filistinli, "Minareler susmayacak" ve "Ezan zulmünüzden daha güçlü" yazılı dövizler taşıdı.

''Ezan zulümden daha güçlü!''

O yıl, İsrail'in eski Başbakanı Ariel Şaron, yüzlerce korumasıyla Mescid-i Aksa'yı ziyaret etti ve İkinci İntifada patlak verdi. Aksa Vakfı, Şaron'un ziyaretine tepki olarak bu ziyaretleri yasakladı ve İsrail'in "ziyaretlerin yeniden başlaması" yönündeki taleplerini reddetti.

Mescid-i Aksa'nın yıkılma tehlikesi var ile ilgili görsel sonucu

Mescid-i Aksa'nın yıkılma tehlikesi var

İsrail'in bölgedeki Yahudi yerleşimlerini sıklaştırması ve Mescid-i Aksa çevresinde sık sık inşaatlara onay vermesi, Aksa'yı yıkım ile karşı karşıya bırakıyor. Söz konusu kazılar nedeniyle Kudüs'ün güneyinde yer alan Vadi Hilme bölgesinde Filistinlilere ait yaklaşık 20 bin evin büyük tehlike altında olduğuna işaret eden Filistinli yetkililer "Devam eden kazı çalışmalarının ve tünellerin boyutunu bilmiyoruz. Mescid-i Aksa'nın yapay veya doğal bir yer sarsıntısıyla yıkılmasından endişe ediyoruz." ifadelerini kullanıyor.

Mescid-i Aksa'nın yıkılma tehlikesi var ile ilgili görsel sonucu