TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, 15 Temmuz raporunu açıkladı. 652 sayfalık raporda 15 Temmuz ihanetine ilişkin teknik detaylar verilirken, FETÖ'nün bir Vatikan projesi olan Dinlerarası Diyalog projesini sahiplenmesinin nedenleri üzerine de çarpıcı bilgiler aktarıldı

15 Temmuz hain darbe girişiminin organizatörü Fethullah Gülen'in CIA tarafından desteklendiğini ifade eden Petek “Gülen'in eski CIA üyesi Graham Fuller ile yakın irtibatı görülmüştür. Vaiz olarak tayin edilmesi dikkate şayandır. Vaizliğe müracaatından 1 ay sonra diplomasını almıştır.10 Temmuz 1959 tariginde göreve başlamış, kendisini bir gizli el himaye etmiş, 1966'da asalete tasdik olmuştur. Normal bir memurun 1 yıl adaylığı olur. 7 yıl aday memur olarak çalıştığı gözüküyor” dedi.

Komisyon Başkanı Petek şuanda Pensilvanya'da ABD himayesindeki terörist Gülen'in nüfus bilgilerinin bile karışık olduğunu belirtti. Petek, “Nüfus kayıt örneği bile şaibeli bile karışık. Bazı yerlerde doğum tarihi 1942 olarak geçer, kendi yazılı beyanlarında da 1938 olarak geçmiştir. Farklı yorumlarla Atatürk'ün ölümünden sonraki tarihi işaret etmesi bakımından kullandığı şekilde yorumlara sebebiyet vermiştir. Pasaport istek formu var. Anne adını nüfus kayıtlarına aykırı olarak 'Rabin' olarak doldurduğu görülüyor” dedi.

FETÖ'nün Dinlerarası diyalog ihaneti

TBMM Meclis Darbe Komisyonu raporunda FETÖ'nün dinlerarası diyalog projesi hakkında da ayrıntılı bilgiler verildi. İşte o bilgilerden bazı önemli notlar. Dinler arası diyalog söylemi neredeyse FETÖ ile özdeşleşmiş bir kavramdır. Diyalog kavramının teolojik açıdan meşruiyeti 1962-1965 yılları arasında gerçekleşen Vatikan Konsili’nde oluşturulmuştur. Diyalog kapsamındaki çalışmaların millî, İslamî hassasiyetler olmayıp Batılı küresel teolojik, politik ve finansal güçlerin amaçlarına ‘hizmet’ etme arzusu olduğu gözlemlenmiştir. Dinler arası diyalog, Fetullah Gülen için diğer dinlerin himayesine sığınmak ve onların amaçlarına gönüllü hizmetkârlık yapmak için vazgeçilmez bir araç işlevi görmüştür. Fetullah Gülen tarafından Papa’ya gönderilen mektupta İslam’ın yanlış anlaşılan ve tanınan bir din olduğu vurgulanmıştır. Bu durumun ortaya çıkışında en çok Müslümanların suçlanması gerektiğinin belirtildiği mektupta dikkat çeken en belirgin özellik, Papalık tarafından açıklanan diyalog misyonun bir parçası olmaya dair aşırı isteklilik ve sürekli olarak bunu vurgulayan abartılı tevazudur.

Gülen'in Papa ziyareti

Örgütün medyadaki en önemli yayın aracı olan Zaman Gazetesinin manşetlerinden de anlaşılacağı üzere, Fetullah Gülen’in Vatikan ziyareti, Örgütün meseleye olan yaklaşımını kökten değiştirmiştir. Bu yüzden Vatikan Ziyaretinde nelerin konuşulduğu, ziyaretin içeriğinin ne olduğu önem kazanmaktadır. Ancak bu ziyaretin ve görüşmenin içeriği, taraflarca ayrıntılı bir şekilde açıklanmamakta, yapılan açıklamalar ise yüzeysel kalmaktadır. Bu görüşmeye, -muhtemelen dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve/veya Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in şifahi talimatlarıyla- Türkiye’nin Vatikan Büyükelçiliği de dahil olmuştur.

Ilımlı İslam Projesi

FETÖ örgütü ülke içinde sürdürdüğü örgütsel yapılanmasını belirli bir aşamaya getirdikten sonra, dünyaya açılmaya ve küresel bir aktör olmaya karar vermiştir. Ilımlı İslam kavramı, politik ve teolojik düzlemde şiddet, sertlik yanlısı olmayan esnek, uzlaşı ve diyaloga açık bir din anlayışını tanımlamak üzere kullanılmaktadır. Daha da açık bir anlatımla, cihat ve terör gibi yöntemlere karşı olan, bu yöntemlerin İslam’a ve Müslümanlara zarar verdiğini ileri süren, İslam’ın imajını dünyada kötü gösteren, İslam’ı ılımlı bir dille, kültür, sanat ve düşünce ürünleri üzerinden tanıtmanın doğru olduğunu savunan yaklaşımdır.