Eygi, Fransızca bir sitede okuduğu "Grip aşısı, gripten daha tehlikelidir, on bir önemli sakıncası vardır" başlıklı yazıdan sonra kendi çekincelerini içeren bir yazı kaleme aldı. "Aşılar, halkın sağlığından çok ilaç endüstrisine ve tıp mafyasına hizmet etmektedir" diye yazan Eygi çarpıcı bilgiler verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olarak görev yaptığı 2009 yılında yine Sağlık Bakanı olan Recep Akdağ ile arasında yaşanan aşı gerginliği hâlâ unutulmuş değil. O dönemde Başbakan olan Erdoğan, AK Parti grup toplantısının ardından Sağlık Bakanı Akdağ'a dönerek, “Benim adımı vermişsin. Ben aşı olmayı düşünmüyorum” demişti.

Toplantıdan Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile birlikte çıkan Erdoğan, yanındaki bakanını da uyararak "Benden izin almadan ismimi kullanmışsın, bunun hemen düzeltilmesinin istiyorum" diyerek çıkışmıştı.

Bir kısım ilaçlarda domuz jelatini de olduğu ifade ediliyor.

Şimdi bu iddiadan sonra Sağlık Bakanlığı cevap vermesi gerekir.

Aşılar, tıp mafyasına mı hizmet ediyor?

İŞTE MEHMET ŞEVKET EYGİ'NİN YAZDIĞI YAZI

Faydasından Çok Zararı Olan Aşılar

/NP Le NouveauParadigme/ (Fransızca) sitesinde “Grip aşısı, gripten daha tehlikelidir, on bir önemli sakıncası vardır” başlıklı yazıyı okudum.
Batı dünyasında aşılar aleyhinde çok güçlü bir cereyan var.
Aşılar, halkın sağlığından çok ilaç endüstrisine ve tıp mafyasına hizmet etmektedir.
Lütfen internetten arayıp bu konuda ciddî, tutarlı yazıları, uyarıları okumanızı tavsiye ederim.
Tıp elbette hayırlı ve faydalı bir ilim dalıdır ama zamanımızda birtakım mafyalar tıbbı kullanmakta, hiç lüzumu olmadığı, hattâ zararı bulunduğu halde milyarlarca dolarlık haram kazançlar elde etmektedir.
Tıbbın bir etiği vardır. İlaç firmaları fazla kazanç elde etsin diye fazla ilaç yutturmak ahlaksızlıktır, haydutluktur.
İnsanlık çapında aşırı antibiyotik tüketimi yüzünden dayanıklı mikrop nesilleri üremiştir. Kimyevî ilaçların yan tesirleri vardır, kaşığı ile şifa verirken, sapı ile göz çıkartmaktadır.
Modern tıbbın yarısı hayırlı ise diğer yarısı şerlidir.
Şerli tıp, sağlık problemini bir kısır döngü içine sokmuştur.
Tıbben ölmüş bir kişiyi, yoğun bakım ünitesinde, ağzına burnuna damarlarına hortumlar sokarak bin türlü eziyet içinde birkaç gün daha bitkisel hayatta tutmak ve bu yolla para kazanmak ahlaka uygun değildir.
Dünyada bir tek tıp değil, çeşitli tıplar vardır.
Dev ilaç, aşı, tıbbî cihaz sanayiinin, tıbbı pençesine almış olması dünya ve insanlık çapında bir felakettir.
Hiç gerekmediği halde her gelen hastayı MR cihazına sokmak hırsızlık ve ahlaksızlıktır.
Faydasından çok zararı olan aşıları, ilâç fabrikaları daha çok kazansınlar diye yaptırmak ahlaka, fazilete ve bilgeliğe aykırıdır.
Her şuurlu, akıllı, uyanık vatandaş faydadan çok zararı olan ilaçlar, aşılar, tıbbın suiistimali konusundaki ciddî yazıları okumalıdır.
Tıp etiğine uygun olarak hizmet veren doktorları, eczacıları, ilaç fabrikalarını tenzih ederim. Onlara teşekkür borçluyuz. Bendeniz tıp mafyasına karşıyım.

(İkinci yazı)
Kadınlara Ayrı Vasıtalar
OTOBÜSTEKİ şortlu kadın hâdisesi gösterdi ki, toplu taşıma vasıtalarında kadınların yerleri mutlaka ayrılmalıdır. Böyle bir ayırım kadınların lehine olacaktır. Daha rahat, daha güvenli, daha huzurlu seyahat edecekler, tâcizlerden korunacaklardır.
Böyle bir teklife herhangi bir sebeple karşı çıkanların iyi niyetlerinden şüphe ederim,
***
Erkekleri tahrik eden kıyafete tepki gösteren vatandaşı bir tür linç ettiler.
Tutuksuz yargılanacaktı, tutuklattılar.
Tepkisini hafifletici sebepler vardı, onları görmediler.
Adamın üzerine orantısız gittiler.
***
Torbalı’da 15 Temmuz gecesi salâ okuyan müezzin ve imama saldıranları koruyanlar, destekleyenler iyi niyetli değiller. Adalete baskı yaptılar.
***
Bir Trakya ilçesinde 17 yaşında bir kızın her biri 13 yaşında üç kızı para karşılığında erkeklere pazarlaması hadisesi üzerinde Müslümanların gereği ve yeteri kadar durmaması, feryat ve figan kopartmaması son derece vahim bir tepkisizliktir.
***
Japonya’yı Japonya, Güney Kore’yi G. Kore yapan kurumların başında vasıflı okulları gelir. Problemli, darbeli, krizli Türkiye’nin bugünkü halinin ana sebebi vasıfsız okulları ve gayr-i millî eğitim sistemidir.
***
Nüfusun yarısı erkek, yarısı kadın… Erkekler ve kadınlar iyi ve vasıflı ise toplum iyi olur. Değillerse iyi olmaz.
***
Kızgın yolcu şemsiyesi ile şoförü dövüyor, otobüs kontrolden çıkıyor… Bir başka kızgın yolcu otobüs şoförünü bıçaklıyor… Aşırı hesaba itiraz eden yabancı müşteri dövülüyor, bıçaklanıp öldürülüyor… Her gün çok vahşi cinayetler işleniyor… Suçlarda patlama var… Hapishâneler tıklım tıklım dolu… Ortalık allak bullak… Dönme büyük medya bütün bu hengâme içinde iğrenç müstehcen yayınlar yapıyor… Bu gidişin sonu iyi mi kötü mü
***
Batı medeniyeti, bugünkü haliyle medeniyet olmaktan çıkmış, dünyanın ve insanlığın felaketine yol açan bir anti medeniyet olmuştur.
***
Din yüksektir, ulvîdir, muazzezdir. Yüksek dini şahsî menfaatlerine âlet edenler alçaktır.
***
Şeriatsız ve fıkıhsız bir İslam türeterek dinin içini boşaltmak isteyenler Din ve Ümmet hâinidir.
***
Hem dindar, uyanık, şuurlu Müslüman geçiniyor, hem Deccal’i seviyor, tutuyor. O, şuurlu değildir, şuursuzun tekidir.