Fetih şuurunu canlı tutmak

Bismillahirrahmanirrahim;
İstanbul’un fethi 564. yılında... 29 Mayıs’ı bu sene de coşkulu etkinliklerle kutladık. Hele, Anadolu Gençlik Derneği’nin Kocaeli Stadı’nda fethi canlandırması… Akşemsettin’in bilgeliğini, Fatih’in heyecanını, Ulubatlı’nın hedefe kilitlenişini, fetih ordusunun cihat aşkını hep birlikte yaşadık. Sanki surlar önündeki askerler gibiydik. Fetihteki hikmet, ders ve ibretlik olayları yeniden hatırladık.

İstanbul’un fethinin önünde nice aşılmaz engeller vardı. Şehir içi, 20 km.ye ulaşan surlarla çevriliydi. Şehrin farklı yerlerine de surlar örülmüştü. Yedikule - Topkapı hattındaki Theodosian Surları 5.5; Haliç boyunca nöbetçilerle korunan surlar 7; Marmara Denizi’nin Yedikule yönündeki Marmara Duvarı 7.5 km. uzunluğundaydı. Surlar 7 bin askerle korunuyordu. Şehir, tarihçilerin, “İstanbul surları geçit vermez” dediği anlayışla tahkim edilmişti.
Beşeri güç, iman ve azmin karşısında durabilir miydi? Onların dağları yerlerinden oynatacak büyüklükte planları olsa bile, Allah’ın hükmü geçerli olacaktı. (İbrahim, 46)

Zafer önce komutanın beyninde kazanılırdı. Başaracaklarına inanamayanlar, daha başlangıçta kendilerine yenik düşenlerdir. İnsanlığa hiçbir şey veremezler.
2. Mehmet şehzadeliği döneminde devrinin en seçkin hocaları elinde yetişti. Hocalarından Fetih Suresi’ni, Fetih Hadisi’ni öğrendi. İçine İstanbul sevdası düştü. İstanbul’u nasıl fethedeceğini düşünür, oyunlarını bile bunun üzerine kurardı.
Molla Gürani derse gelmişti. Mehmet’i dalgın buldu. Hocasının gelişini bile fark edememişti. “Mehmet, bu ne hal; bu dalgınlık niye?” sorusuna karşı; “Bir sevgilimiz var Hocam: İstanbul! Allah Resulü’nün (sav) Fetih Hadis’ini hatırladım da!” diyebilmişti.

“YA BEN İSTANBUL’U ALIRIM…”

2. MEHMET hükümdar olunca, fetih hazırlıklarına girişti. İstanbul hem karadan, hem denizden kuşatılmalıydı. Bu, çok zordu. Ama zoru başarmalıydı. Manevi rehberi Hocası Akşemsettin ümit ve güven veriyordu: “Şartlara teslim olmayacaksın! Şartlara teslim olmazsan bir gün şartlar değişir, sana teslim olur. Unutma ki, dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üstünden geçer.”

Boğaz’ın kuzeyinden gelebilecek saldırıları önlemek için Rumelihisarı’nı yaptırdı. Donanmayı Dolmabahçe sırtlarının gerisindeki arazide hazırlattı. Gemileri bir gecede kızaklar ve yağlı kütüklerle, Dolmabahçe’den Tarlabaşı - Kasımpaşa yoluyla Haliç’e indirdi. Zamanının en gelişmiş toplarını döktürdü. Şahi ismindeki büyük toplar 8 m. uzunluğunda, 75 cm. çapında, 544 kg. ağırlığındaydı. Maddi ve manevi her tedbiri aldı. “Ya ben İstanbul’u alırım; ya da İstanbul beni” diyecek ölçüde kararlıydı.

Sabah uyanan Bizanslılar Osmanlı donanmasını Haliç’te gördüler. Şaşkına döndüler. Psikolojik olarak yenildiler. Yıkılmaz sanılan surlar büyük toplara dayanamadı. 53 günlük kuşatmayla fetih gerçekleşti.

Fatih, Topkapı’dan şehre girerken Bizans halkı yollara dökülmüştü. Önce gönüller fethedilmişti. Yeni hükümdarı çiçek ve alkışlarla karşıladılar. Bizans yönetimi onlara zulmediyor, ağır vergilerle bunaltıyordu. Bizans halkı, “Osmanlı hükümdarı Müslümandır; insanlara âdil davranır” düşüncesindeydi. Fatih halka iyi davrandı. İnançlarında serbest bıraktı. İbadethanelerine dokunmadı.

FETİHLER BİTMEZ

FATİH’İN ilk durağı fethin sembolü Ayasofya oldu. Temizletip ilk cumaya hazırlattı. Fetih hutbesini okudu; namazı Akşemsettin kıldırdı. Mabedin parasını ödeyip vakfetti. Vakfiyenin maksadı dışında kullanılmaması vasiyetini yaptı.
Fetih, Kur’an’ın müstakil bir suresi. Allah Resulü (sav), Mekke’nin fethiyle insanlığa örnek oldu. Müslümanlar İran, Mısır, Diyarbakır, İspanya, Malazgirt, Bağdat, İstanbul gibi nice fetihler gerçekleştirdiler.
Fetih; yol açmak, hakka, adalete öncülük etmek, gönüllere girmektir. İnsanlara duyulan sevginin, merhametin tezahürüdür. Fetihle Allah’a giden yolun önündeki engeller kaldırılır. İnsanlar hakikati görsün, Rabbimizi tanısın, ebedi saadete ulaşsınlar, diye. Çünkü İslam evrenseldir.

Fetih nesli Milli Gençlik, engellere rağmen fetih şuurunu yaşatma mücadelesinde. Fethin sembolü Ayasofya önündeki on binler fetih namazı kılıyorlar; fethi aslına uygun canlandırıyorlar. Bu sene de Milli Görüşçüler benzersiz coşkuyla fethi kutladılar. Bu heyecanı, milletimizin inancının, aslının, özünün, tarihinin temsilcisi Milli Görüşçülerden başkası oluşturamazdı.

Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı Salih Turhan fetih kutlamalarını değerlendirdi: “Fetih bir anlayışı kuşanmaktır. İnsanın yaşadığı her yere özgürlüğü, barışı, adaleti götürmektir. İslam’ın dayatılması değil, adaletin tesis edilmesidir. Bu anlayışı diri tutmanın peşindeyiz.”

İstanbul’un fethiyle dünya yeni bir döneme girdi. Osmanlı’nın itibarı arttı. 1058 senelik Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) yıkıldı.
Fetih şuurunu canlı tutan Anadolu Gençlik Derneği’nin fedakar kadrolarına minnettarız. Yeni nesle kimliklerini hatırlatıyorlar. Çünkü zaferlerini bilmeyen milletler, yeni zaferler kazanamazlar.

Kaynak: Milli Gazete