Dün milyonlarca öğrenci, veli, öğretmen ve eğitim ile ilgilenen herkesi gözü kulağı saat 12.00’da Milli Eğitim Bakanının yapacağı açıklamaya kilitlenmişti. Eylül ayından beri tartışılan yeni sistem sonunda açıklanacak ve herkesin sorularına artık cevap verileceği düşünülüyordu.

İsmet Yılmaz ilk başta bu TEOG sistemine yönelik eleştirileri gündeme getirdiği ve bu sistemin neden değişmesi gerektiğini bu açıklamalara bağladı.

Bakanın açıklamalarından yola çıkarsak aslında bir değil iki sistem açıklandı. Bunlardan ilki öğrencilerin %90’lık bir kısmının sınavsız olarak adreslerine göre yerleştirilecekleri “Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi” Bu sisteme göre sınava girmek istemeyen öğrenciler Anadolu Lisesi, Meslek Lisesi ve İmam Hatip Lise okul türlerinde adresine yakın olan 5 tanesini tercih yapacak. Öğrenciler tercihlerine diploma notuna göre yerleştirilecek. Bakanlığın açıklama esnasında özellikle üzerinde durduğu kısım herkesin istediği bir okula gideceği, istemediği bir okula kesinlikle öğrencilerin yerleştirilemeyeceği yönündeydi. Burada ortaya çıkan ilk soru ise öğrencinin tercih ettiği 5 okuldan herhangi birine diploma notunun yetmemesi durumunda bu öğrenci hangi okula yerleştirilecek. Böyle bir durumla karşılaşıldığında öğrenciye tekrardan bir tercih hakkı verilecek mi?

Sınavsız gidilecek liselerde oluşacak diğer bir sorun ise aynı puan diliminde olan öğrencilerin nasıl seçileceği kısmı. Daha önceki yıllarda örneğini yaşadığımız bir durum aslında bu. Diyelim ki okulun kontenjanı 100 fakat o okula aynı puan diliminde 150 öğrenci başvuru yaptı. Bu durumda öğrenci seçimi hangi kriterlere göre yapılacak.

Dün açıklanan diğer bir sistem ise Nitelikli Okullar Sınavı olarak da adlandırılan proje okullarının öğrenci seçiminde merkezi sınavın uygulanacak olmasıydı. Aslına bakarsınız açıklamanın en can alıcı noktalarından birisi bence bu sınıflandırmaydı. Bakanlıkça okulların nitelik ve niteliksiz diye ayrılmasının son derece vahim bir durum olduğunu düşünüyorum.

Yaklaşık 600 okulun öğrencilerini bir merkezi sınava göre alacağı açıklandı. Aylardır herkesin yoğunlaştığı açık uçlu sorulardan vazgeçerek bu sınav sisteminde de çoktan seçmeli olarak yani test olarak devam edileceği belirtildi.

Yeni sistemde yapılan başlıca değişikliklerden biri soru sınav sayısının ve soru sayısının azaltılmasıydı. Daha önceleri öğrenciler dönemde bir kere olmak üzere 8.sınıfta iki merkezi sınava girerken yeni sistem ile birlikte öğrenciler haziran ayının ilk hafta sonu tek oturumdan gerçekleşecek bir merkezi sınava tabii tutulacaklar.

Daha önceki sistemde her sınavda öğrenciye her dersten 20 soru yönlendirilirken yeni sınav ile birlikte öğrencilere toplamda 60 soru yöneltilecek ve 90 dakika süre verilecek. Açıklamalarda eksik olan noktalardan bir tanesi soru sayılarının nasıl dağıtılacağı, derslerin kat sayısının nasıl olacağı, eski sistemlerde olduğu gibi yanlışların doğruyu götürme durumu gibi konularda net açıklamalar yapılmadı.

Nitelikli okullara yönelik sınavın en çok tartışılan noktası ise hangi yıllardan öğrencilerin sorumlu tutulacağı kısmı oldu. TEOG sisteminde öğrenciler sadece 8. Sınıf müfredatından sorumlulardı. Bu yüzden birçok öğrenci şu zamana kadar çalışmalarını sadece 8. Sınıf konularına yönelik gerçekleştirdi. Hatta MEB tarafından açılan yaz hazırlık kurslarında da sadece 8. Sınıf konuları işlendi. Bu sebeple geçmiş yıllardan soru gelecek olması hem öğrenciler için hem de veliler için tam anlamıyla bir kabus oldu.

Sınavla alacak okulların mayıs ayında açıklanacak olması da birçok öğrencinin hedef belirlemesi bakımından sıkıntı yaşamasına sebep olacak bir konu. Çünkü öğrenci gitmek istediği okul için sadece okul notlarının mı yeterli olacağına yoksa 6-7-8. Sınıfı kapsayan bir sınava mı girmesi gerektiğine mayıs ayına kadar karar verememiş olacak.

REHBER ÖĞRETMEN

ERSAN ERTÜRK

Eğitim ajansı