İNANANLAR PERGAMBER EFENDİMİZ'İN (SAS) 4 İSMİNİ BİLMELİ

     İnananların Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) mübârek isimlerinden dört tanesini; "Muhammed, Mustafa,  Ahmed ve Mahmud" (a.s.)  bilmeleri vâciptir. 

Mahmud ismi "övülen" anlamına gelirken Mustafa ismi de "çok arınmış" anlamına gelmektedir.

Muhammed bin Cübeyr bin Mut’im (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ben Muhammed’im. Ben Ahmed’im. Ben o Mâhi’yim kî, küfür benimle mahvedilir. Ben o Haşir’im ki, insanlar benim ayağımın ökçesi üzerinde (Yani beni takip ederek) haşrolunur. Ben Âkıb’im. Âkıb kendisinden sonra Nebi olmayandır’ buyurdu.”

Müslim 2354/124

Ebu Musa el-Eşarî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendini bize birçok isimler ile isimlendirdi ve:

‘Ben Muhammed’im. Ben Ahmed’im. Ben Mukaffî’yim. (Yani Nebilerin sonuncusuyum) Ben Hâşir’im. Ben tevbe Nebisiyim. Ben rahmet Nebisiyim’ buyurdu.”Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in İsimleri ile ilgili görsel sonucu

Müslim 2355/126

1) Muhammed,

2) Ahmed,

3) Mâhi,

4) Haşir,

5) Âkıb,

6) Mukaffî.

 Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) "Muhammed" adını dedesi Abdulmuttalib vermiş, ona ey Abdulmuttalib, torununa neden atalarından birinin adını vermedin de, bu adı koydun? diye sorduklarında: "Allah-ü Teâlâ o'nu yerde ve gökte övülmüş kılsın" diye koydum cevâbını vermiştir.

      Kur'ân-i Kerim'de; İsâ aleyhisselâm'ın ümmetlerine "kendinden sonra gelecek ve ismi Ahmed (a.s.) olan büyük Peygamberi müjdeleyici olarak geldiğini söylediği" haber verilerek Muhammed (a.s.) isminden sonra "Ahmed" (a.s.) ismi de zikredilmektedir.

Kur'ân-ı Kerim'deki isimleri:

Ahmed, Emin, Beşîr, Burhan, Hâtem, Dâî, Rauf, Rahim, Rasûlu'r-Rahme, Sirâc, Münîr, Sırât-ı Müstakim, Tâ-Hâ, Yâ-Sîn, Hâ-Mîm, Abd, Urvetü'l-Vüskâ, Kademü's-Sıdk, Muhammed, Müddesir, Müzzemmil, Mustafa, Müctebâ, Nebiyyü'l-Ümmî, Nezîr, Nimetullah, Hâdî. 

Yalnızca Hz. Peygamber için kullanılan tabirler: Dinî ve edebî metinlerde geçen Fahr-i Kainat, Fahr-i Adem, Mefhar-ı Âlem, Ebü'l-Müminîn, Hayru'l-Mürselin, Kân-ı Şefaat, Mahbûb-ı Hâk, Muîn-i Beşer, Rasûlü's-Sakaleyn, Seyyidü's-Sâdât, Seyyidü'l-Mürselîn, Sultânı Enbiyâ gibi terkipler doğrudan Hz. Peygamber'e işaret eden tabirlerdir. Bu sebeple kültürümüzde ve edebiyatımızda Yüce Peygamber için kullanılan bu tabirlerin, sıfat manası dikkate alınmadan birer özel isim olarak telakki edilmeleri ve imlada da büyük harflerle yazılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz.

Hz. Peygamber'in edebî mahiyetteki isimleri: Edebî metinlerde, özellikle naatlarda Hz. Peygamber için sultan, ay, güneş, deniz, inci, gül, bülbül, servi, çerağ, tabib gibi motifler ele alınırken; bu teşbih ve istiarelere bağlı terkipler çoğu zaman birer isim olarak kullanılmıştır. Bunlardan bazıları: Meh-i Burc-i Fezâyil, Bedr-i Dücâ, Mâh-ı Münîr, Sadr-ı Bedr-i Kâinat, Âyîne-i Ezel, Mir'ât-ı Huda, Cevheri Zât, Dürre-i Beyzâ, Dürr-i Yetîm, Şems-i Kevneyn, Şems-i Sübhân, Âfitâb-ı Evc-i Dîn, Neyyir-i A'zam, Sehâb-ı Rahmet, Tabîb-i Marîz-i İsyân, Menba-ı Âb-ı Hayât, Nizâmü'l-Âlemîn, Rûh-i-A'zam, Ser-Çeşme-i Kerem, Serv-i Bostanı Dîn, Şâhenşâh-ı Asfiyâ, Ukde-Güşâ gibi.