1-Çocuğunuz sizin cihadınızdır; emretmekle, bir yere göndermekle bitirebileceğiniz bir iş olarak görmeyin onu. Bir yıl iki yıl sürecek diye de hesaplamayın. Bu bir cihattır; ya siz ya da o ölünce biter bu cihat.

2-On iki yaşından önce hafız olmak çok nadir çocuk için mümkündür. O nadirler içinden de çok azı onu muhafaza eder.

3-Hafız yapmak başka şey Kur’an ehli olarak yetiştirmek başka şeydir. Bu ikisini ayırarak yola çıkın.

4-Sizin en önemli göreviniz, çocuk baliğ oluncaya kadar ona bir tavuk civciv muamelesi yapmayı becerebilmenizdir. O vakte kadar ne okula güvenin ne de medreseye, kendinize güvenin. Bu da şu demektir:

a- Siz ve annesi söz birliği içinde olcaksınız, sizde fikir ayrılığı görmeyecek çocuk.

b- Çocuğu sevginizle kendinize bağlı tutacaksınız. Sizden ve evden nefret ettirmeyeceksiniz. Ne şımartın ne de küstürün.

c- Çocuğu evhamlı ve liberal akraba ve çevreden koruyacaksınız.

d- İnatlaşmasını gerektirecek taktikler uygulamayacaksınız.

e- Çocuğun oyun ve dinlenme hakkını kısıtlamayacaksınız.

5-Asla ama asla çocuğunuzu başka çocuklara kıyaslamayın. Filanca çocuk şu yaşta bunu ezberlemiş gibi bir kıyaslama ile çocuğu batırırsınız. Her çocuk kendi başına bir dünyadır.

6-Siz annesi ise meselelerinizi konuşun, birbirinizi ikna edin ama muhakkak bir istişare ettiğiniz büyüğünüz olsun. Ağır ve uzun kararları tek başınıza vermeyin.

7-Okula da verin çocuğu, bir Kur’an mualliminin önüne de oturtun. Çocuk, onunla ilgili incelikleri bilen bir ailede her iki yükü de kaldırır. Birini alıp diğerini atmanız gerekmiyor.

8-Acele etmeyin, sabredin, dua edin, samimi olun, tavırlarınızla dilekleriniz arasındaki çelişki melekleri güldürmesin. Sabredin en az dokuz yüz elli yıl sabretmeniz gerekir, en az…