Milli Eğitim Bakanlığı yıllar önce uyguladığı bir sisteme geri dönüyor. Aslında bu sistem çok tartışılmış çıkan tartışmalar sonucunda uygulmadan vazgeçilmişti. Son yıllarda doğuda öğretmenlerin kalmaması, bakanlığın öğretmen sıkıntısı çekmesi yüzünden yeniden bu uygulamaya dönüldüğü tahmin ediliyor. Birçok sendikanın itiraz ettiği bu uygulama hakkında Milli Eğitim Bakanı konuştu. Kadrolu öğretmenlerle sözleşmeli öğretmenlerin hakkı, hukuku, ücretleri aynı olacak’ diyen Yılmaz, bundan sonra tüm öğretmenlerin sözleşmeli olarak atanacağını söyledi

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Başkent Öğretmenevi’nde konu hakkında şunları ifade etti.:

10 EKİMDE ATAMA: 15 bin sözleşmeli öğretmen alacağız. 10 Ekim 2016’da atamalar yapılacak.

4 YIL ÇAKILI GÖREV: KPSS sonucunda oluşan puan sıralamasına göre en yüksek puan alandan başlamak üzere alanlar için belirlenen kontenjan sayısının 3 katı kadar aday sözlü sınava çağrılacak. Sözleşme gereği öğretmenlerden 4 yıllık çalışma süresini tamamlayarak adaylık sürecinde başarılı olanlar, talepleri halinde görev yaptıkları eğitim kurumlarında öğretmen kadrolarına atanacak. Öğretmenler, aynı yerde en az 2 yıl daha görev yapacak ve bunlar hakkında adaylık hükümleri uygulanmayacak.

ARTIK ŞUBAT DÖNEMİNDE: Sözleşmeli öğretmenliğe atamalar bundan sonraki süreçte şubat döneminde yapılacak.

AYRILAN GERİ DÖNEBİLECEK: Sözlü sınavda, adayın bir konuyu kavrayıp özetleme, muhakeme gücü, iletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri dikkate alınarak karar verilecek. Sözlü sınava katılmaya hak kazananlar, sınav komisyonu tarafından 100 puan üzerinden değerlendirilecek. 60 puan ve üstü alanlar başarılı sayılacak. Bu adaylara 20 tercih hakkı verilecek. Doğum ve askerlik sebebiyle sözleşmesi feshedilen öğretmenlerin durumları saklı tutulacak. Bunlar istekleri halinde ayrıldıkları eğitim kurumlarına yeniden dönebilecek.

LİYAKAT İÇİN YAPIYORUZ: Mülakatı, ehliyet ve liyakattan uzaklaşmak için değil, bizzat liyakatı sağlamak için yapıyoruz. Eğer yazılı sınavı dikkate almadan ‘Sadece mülakatla alıyoruz’ deseydik, burada liyakat yok denebilirdi. Ama biz belli bir seviyede bilgiye sahip olduğunu yazılı sınavlardan öğrendiğimiz kişileri mülakata alarak liyakat ve ehliyetin dışına mı çıkmış oluyoruz? Bu kimse rahat anlayabiliyor mu, anladığını anlatabiliyor mu, hitabet gücü var mı, ikna kabiliyeti var mı?

ARADA FARK OLMAYACAK: Kadrolu öğretmenlerle sözleşmeli öğretmenlerin hakkı, hukuku ve ücretleri arasında hemen hemen hiçbir fark olmayacak. Yarıyıl ve yaz tatillerinde izinli sayılacak.

Bunların hastalık ve diğer mazeret izinleri de verilecek. Öğretmenlerin sözleşmeleri 1’er yıl yapılacak. 1 yılın sonunda sözleşmesi feshedilmeyenlerin sözleşmeli süreleri o yıl da geçerli olacak ama bu süre de 4 yılı geçemeyecek. Öğretmenin aldığı ücretle aynı ücreti alacaklar. Sosyal hakları, aynı ek ders ücreti alabilecek. Mülakat sistemi zaten aday öğretmenlikte de var. Peki doğrudan kadroya alındığında farkı ne? Mesela ailenin birliğini koruma gibi.

ARTIK SÖZLEŞMELİ: Bundan sonraki bütün atamalar sözlemeli olacak. Sözleşmeliden kadroluya nasıl geçilecek? 4 yılın sonunda. Kadrolu olarak da aynı okulda 2 yıl daha zorunlu çalışacak.

Uygulamanın yine tartışmalara sebep olacağını belirten eğitimciler uygulamnın kısa süre sonra ortadan kaldırılacağını söylüyorlar.