ALINACAK DERSLER VAR

Dün Mısırlı bir alim ile beraber olduk.
Yıllar önce Medine’de Mescidi Nebide vaizlik yapmış.
Tebliğ için Brezilya'ya gitmiş, hiç kimseyi tanımıyormuş. Gittiği gün birisi ile tanışmış. Müslüman olduğunu söyleyince karşısındaki kişi "benim annem de müslümandı, hiç kiliseye gitmedi, dün öldü bugün kiliseden cenazesini kaldıracağız, isterseniz sizde gelin" demiş.
Kiliseye gitmişler.
Diğer kardeşleri;
"bizim annemiz her zaman 'beni mezara Müslümanlar koysun' derdi. O halde Müslümanlıkta cenaze usülleri nasılsa anne mi öyle mezara koyalım" demişler. 
O zaman dedim ki;
"Bu cenazeyi elbisesinden çıkaralım, İslami usüllere göre yıkayalım ve kefenleyelim" 
Teklifimi kabul ettiler, fakat hiçbir şey bilmiyorlardı. 
Biz tarif ettik, yıkadılar kefenlediler,
"Burada cami yok mu?" diye sordum.
Çok eskilerde varmış, "ama şimdi kullanılmıyor" dediler.
Müsait bir yerde cenaze namazını kıldık. Tabi cemaat yoktu, sadece bir kişi bana uydu, - onun da dedesi müslümanmış- beraber defnettik.

Allah o kadının duasını kabul etmiş olmalı ki, Allah bizi Medine’den Brezilya'ya onun cenaze namazını kılmaya göndermişti. 
Cenaze işlerinden sonra bizi memnun etmek için beraber bir yerde çay-kahve içiriyorlardı, islami usulün hoşlarına gittiğini söylediler. Müslüman olmak için sorular sordular, çok uzun konuşmalar sonunda o kadının bütün çocukları müslüman oldular.

İmanlı bir kişi öldü, toprağa düşen tohum misali sayısız insana iman şerefi nasip oldu.

Ramazan yaklaşıyordu cami cemaat olmadığından sıkıldım, "buralarda hiç müslüman aile yok mu?" dedim. 
70 km ileride Filistin'den gelme bir aile olduğunu söylediler.
Ertesi gün oraya gittim, oradaki insanlar ile tanıştım. Evin hanımı ağlamaya başladı.
Sebebini sordum.
"Bu ne ilginç bir olay, yıllardır internet üzerinden sizin sohbetlerinizi dinliyordum.
Rabbim sizi ta Medine’den Brezilya’ya, hem de evime getirdic dedi ve ağlamaya başladı. 
Onlara da" burada cami yok mu? " diye sordum. Yıllar önce kullanılan fakat şimdilerde terk edilmiş, içerisinde yeşil otlar bitmiş harabe bir yeri gösterdiler.
Bir caminin o hale gelmesine çok üzüldüm. Her şeye rağmen," çayımızı kahvemizi ve sohbetimiz o terk edilen caminin içerisinde yapalım" dedim, kabul ettiler.
Kadın erkek, genç ihtiyar etrafımızı sardılar, tercüman aracılığı ile sorulan sorulara cevap verdik.

mescidi nebi içiğ namaz  ile ilgili görsel sonucu
Namaz vakti gelince ben namaz kılmak istedim. 
Onlar da bana uymak istediler. Cemaat olacağımız zaman kadın erkek hepsi arkaya durdular, fakat kadınlar plaj kıyafetli gibiydi.
Hiç olmazsa bir parça bez ile olsun ayaklarını kapatmalarını istedim, "fakat hiç birimiz müslüman değiliz" dediler.

Ramazan çok yakındı, "bir an evvel Medine’ye dönmeliyim, ben burada sıkılırım" dedim ve hazırlık yapmaya başladım.
"Ne olur gitme, bize bir şeyler öğret, bu ramazan da beraber olalım" dediler ama bir türlü kabul etmedim.
Çünkü Mescid-i nebide kürsüm vardı, talebelerime ders veriyordum. 
Hem Medine’de Ramazan’ın ayrı bir güzelliği vardı. 
Netice bizi Medine’ye yolcu ettiler fakat çok üzgündüler.

Medine’ye geldim kralın özel emri ile görevli olmama rağmen, kısa bir süre sonra bizi bir soruşturmaya aldılar.
Bugün yarın derken tam 7 ay hapishanede kaldım.
Sonunda serbest bıraktılar.
"Nasıl olur da bu musibete bana isabet eder?" diye düşündüm.

"Sen Brezilya’daki imandan İslamdan uzak zavallıların isteğini kabul etmedin, Medine'deki rahatı tercih ettin Allah (cc) sana bu derdi verdi" dedim kendi kendime.

Şimdi gelin beraberce bu yazıdan ders çıkaralım. 
Her gün ekranlarda horoz döğüşü yaparak bir şeyler yaptığını sanan hoca tipliler, gelin bırakın sen ben kavgasını da ümmet ne hale düşmüş biraz düşünün.
Hadislere, cemaatlere saldırarak bir şeyler peşinde koşan zavallılar, sizi dinleyen gençler ne olduğunu bilmedikleri deizme koşuyorlar, sebep sizsiniz siz.
Avrupa’da camilere evlatlarını götürmeyenler, üç beş kuruş aidatı gözünde büyütenler, siz de ders çıkarmaya çalışın ve gelecekte kimin dedesi olacağınızı düşünün.
Kürsülerde salonlarda saat ücreti ile reyting yapanlar, sizin de kulaklarınız çınlasın. 
Tabi siz Allame'siniz, derse ihtiyacınız yok, ama siz de biraz düşünün.
"Benim bilgim yok ben ne yapabilirim?" diyenler, siz de lütfen ayağa kalkın etrafınıza bakın. Önümüzdeki Ramazanı iyi değerlendirme adına kolları sıvayın, ya Allah deyip bir baltaya sap olmak için Yaratana dua edin.

Herkes Allame olup, sonra islama hizmet etmez.
Bu dava; İman, ihlas ister... 
Bildiğinin Alimi, bilmediğinin Talibi ol yeter...

Etiketler:   Etiket Eklenmemiş.