MEB'DE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Danıştay, 1709 Şube Müdürünün ataması için yeni bir karar daha verdi. Şimdi belirsizlik süreci başladı. Bakanlıktan da ses yok.

Yeni sınav mı yapılacak yoksa yeniden atama mı?

Yapılacaksa bu sınavlar nasıl olacak? Mülakatın etkisi nasıl olacak?

Yandaşlık, torpil ve kartiviziti güçlü olanın kazandığı yapı önlenecek mi?

Şu an hala görev yapan 1709 şube müdürünün kurumlarına kattıkları emekler ne olacak? 

Mesleki ve Teknik Eğitim Sendikası (METE-SEN), 1709 Şube Müdürünün atamasının durdurulması için Danıştay’a başvurmuştu. Danıştay 2.Dairesi 01/12/2016 tarihinde Yürütmeyi Durdurma Kararı vererek 1709 Şube Müdürü atamasını genel olarak bir kez daha iptal etti. Danıştay Daireleri 2014 yılından bu yana MEB 1709 Şube Müdürü atamasını hem genel davalarda hem de bireysel davalarda pek çok kez iptal etmesine rağmen yargı kararları uygulanmamıştır.

Eğitimcilerin özel olarak bu konuda ve genel olarak mülakatlar konusunda MEB'e sert eleştirileri var."MEB objektif olmayan, tamamen sübjektif ve duygusal olarak şube müdürü atamıştır." denilerek yanlış ifade edilmektedir.

Oysaki meb Bakanı İsmet Yılmaz her fırsatta mahkeme kararlarının uygulanacağını belirtiyor. Bu konu da uygulama yok. 

MEB Bakanı uygulmak istiyor ancak Müstaşar Yusuf Tekin Bakan Yılmaz'ı tekrar sınav yapmamaya zorluyor şeklinde duyumlarda var. Müsteşar Tekin'in illerde yapılan toplantılarda 1709 Şube müdürü için "siz devam edeceksiniz, işinize bakın" şeklinde ifadeleri olduğu söyleniyor.

MEB 1709 Şube Müdürü Atamasını İptal mi Edecek?

Yazılı sınavı kazanmış olan 5000 şube müdürü bir bilinmezlik içinde olanı biteni izlemektedir. MEB 1709 şube müdürü atamasını iptal mi edecek?

Sınava giren bütün şube müdür adayları mağdur olmuştur. Yazılı sınavı kazanıp atanamayanlar kendilerine haksızlık yapıldığını düşünmektedirler. Diğer taraftan atanmış olan 1709 kişi ne olacağını bilmeden verimsiz bir şekilde beklemektedirler.

Milli Eğitim Bakanlığımızın insan gücüne dair bütün politikaları toplumda ve eğitim camiasında çok ciddi tepkilere yol açmaktadır. MEB’in yönetici atama sistemi çökmüştür. Daha önceden kaldırılan sözleşmeli öğretmenlik yeniden getirilmiştir ve de öğretmenler mülakatla alınmaktadır. Mülakata tepki arşa dayanmıştır.

MEB, toplumda adalet duygusunu yok eden devlete ve yöneticilere güveni sarsan uygulamalardan vazgeçilmelidir. Acilen yönetici atamada ve öğretmen alımında daha tıtarlı ve adil bir sistemi uygulmaya koymalıdır. En küçük bir şeflik veya müdür yardımcılığında bile milletvekillerinin aracılık yaptığı, kurum ve idareiclere kartvizit gönderdiğini, baskı yaptığını bilmeyen ve duymayan yoktur.

Bunun için adil bir yönetim toplumun ve eğitimcilerin de hakkıdır.

İsmi mahfuz bir eğitimci