Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medyadan yaptığı açıklamada hükümetin ABD'li McKinsey şirketinden ekonomik konularda danışmanlık almasını eleştirdi. Karamollaoğlu paylaşımında, 'IMF'ye gitmeyin dedik ama gidin de bir şirkete teslim olun demedik!' ifadesini kullandı.

Temel Karamollaoğlu paylaşımında, “Baş örtüsü ve THY dışında nereye elinizi atarsanız atın felaketle karşılaşırsınız. Bunların başında da ekonomi. Gidin siz Amerika'dan Amerikan menfaatlerini her şeyin önünde tutan bir şirkete devleti müşavir yap Allah size akıl fikir versin” diyerek tepki gösterdi.

Karamollaoğlu, “IMF'ye gitmeyeceğiz dediler tükürdüğümüzü yalamayız dediler daha beterine sürüklendiler. Yarabbim bunlara akıl ver izan ver. Yaptıkları hataları görüp hakikate dönme erdemini nasip eyle” ifadelerini kullandı.

 

McKinsey  nedir ile ilgili görsel sonucu

 

Hazine Bakanı ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, geçen hafta açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Albayrak, Birleşmiş Milletler 73. Genel Kurul görüşmeleri için bulunduğu New York'ta, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 9. Türkiye Yatırım Konferansında konuştu.

16 BAKANLIK MCKINSEY KONTROLÜNDE OLACAK

Albayrak, YEP’in üç ana başlığı kapsadığını vurgularken, bunları dengelenme, disiplin ve dönüşüm olarak sıraladı.

Özellikle değişim ile ilgili yeni bir birim kurduklarını aktaran Albayrak, “Yeni program bünyesinde kurulan Maliyet ve Dönüşüm Ofisi için uluslararası yönetim şirketi McKinsey ile çalışmaya karar verdik. 16 bakanlıktan temsilcilerin bulunduğu bu ofis, tüm hedeflerimizi ve sonuçlarımızı her çeyrekte kontrol edecek” dedi.

McKinsey’in işletmelere, kamu kuruluşlarına, sivil toplum kuruluşlarına yönetim danışmanlığı hizmeti veren ABD merkezli uluslararası firma olduğu biliniyor.

 

NEREDE NASIL KURULDU

1926 yılında James McKinsey tarafından Chicago’da kurulan dünyanın ilk yönetim danışmanlığı şirketinin merkezi New York’ta bulunuyor. İstanbul ve Ankara dahil toplamda 44 farklı ülkede 83 ofisi olan firma, 10 binin üzerinde çalışanı ve 3 milyar dolarlık bir ciroya sahip.

2001’DE HİZMET VERDİĞİ ŞİRKET NASIL BATTI

Danışmanlık şirketi McKinsey'in adı, ABD’li enerji devi Enron’un batmasına giden süreçte de gündeme gelmişti.

Öyle ki, gözlemciler, Enron'u "McKinsey'in oluşturduğunu" söylüyorlardı. Skandalın patlak vermesine dek dünyanın "en prestijli" danışmanlık şirketi olarak bilinen McKinsey’in, Enron'un, çeşitli usulsüzlükler ile ABD'nin en büyük tekellerinden biri haline gelmesini sağlayan kuruluş olduğu iddia edilmişti.

McKinsey tavsiyeleri ile Enron, kısa zaman içinde, ABD'de enerji dağıtımı yapan bir şirketten, uluslararası faaliyet yürüten dev bir "piyasa belirleyici" haline geldi. İnternet üzerinden petrol ve doğalgaz sözleşmeleri satılıyor, tedarikçiler bulunuyor, fiyat indirimleri yapılıyordu.

2000 yılının ilk 9 ayında Enron'un kârı yüzde 45 artışla 1 milyar dolar sınırına dayandı; ciro ise iki kat artarak 60 milyar dolar oldu. Enron'un o dönemdeki genel müdürü olan Jeffrey Skilling, 1979-90 arasında McKinsey'de çalışmıştı. Bu dönemde Enron, McKinsey'in eski yöneticileriyle doldu.

Danışmanlık şirketi, Enron'u adeta bir tür "deney hayvanı" gibi kullanıyor, yeni yönetim taktiklerini Enron üzerinde deniyordu. Danışmanlık şirketi, Enron'u 20 farklı projede kullandı. Dahası, McKinsey yöneticisi Richard Foster, Ekim 2000 ile Ekim 2001 arasında Enron'un 6 yönetim kurulu toplantısına bizzat katıldı. Enron'un yükselişi, Bush yönetiminden bağımsız değildi. Bush tarafından Teksas eyaletindeki kamu idaresinin başına getirilen Brett Perlman, 5 yıl boyunca McKinsey için çalışmış, bu arada Enron'un elektronik ticaret sistemine geçişini sağlamıştı. McKinsey'in Enron'a sunduğu saldırgan ticaret taktikleri, şirketin sonunu da getirdi. Büyük ölçüde McKinsey tarafından yaratılan "Enron mucizesi", birkaç yıl içinde felaketle sonuçlandı.

Şirketin muhasebe usulsüzlükleri, borsa yolsuzlukları yaptığı, ancak bu yolla borsadaki değerini yüksek tutabildiği anlaşıldı. Gerçekler ortaya çıktığında McKinsey "gemiyi" terk etti ve Enron'un batışını uzaktan seyretti. Dev şirketin iflası ile on binlerce Enron çalışanı işini ve emeklilik haklarını yitirdi, beş parasız sokakta kaldı. Arthur Andersen adlı muhasebe şirketinin başı, Enron'un muhasebe usulsüzlüklerine karıştığı için epey ağrıdı. Ama Enron faciasının asıl yapıcısı olan McKinsey, bütün bu yıkımdan fazla yara almadan çıkmayı başardı. 

 

MUAZZAM BİR ÜCRET ALACAĞINDAN KUŞKUM YOK

  • IMF’ye gitmektense bu şirket raporlaması ile uluslararası piyasalara güven vermek istiyorlar anlaşılan. Pek tutacağına ihtimal vermiyorum ama önyargılı olmamak lazım belki dünyadan olumlu uygulamaları taşıyabilirler.
  • Bu iş karşılığı benim tanıdığım McKinsey’in muazzam bir ücret alacağından kuşkum yok. Belki tasarrufa oradan başlanabilirdi.
  • McKinsey’in şöhreti, tanınırlığı, kapasitesi geniş. Başarı hikayeleri de var performans düşüklükleri de.

2005 IRAK ANAYASASI İLK TASLAĞINI MCKINSEY HAZIRLADI

  • Sözgelimi, 2005 Irak Anayasası ilk taslağını hazırlamıştı Amerikan yönetiminin isteği üzerine. Irak’in geldiği mevcut durumda bu garip anayasanın da rolü olmadığını kimse söyleyemez.
  • OECD’yi temsilen katıldığım G-7’nin Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Girişimi için Washington’da Amerikan Dışişleri'ndeki bir toplantıda bize bölgeye dönük McKinsey’e hazırlatılmış bir “blueprint” sundular calışmalarımızda esas almamız için.
  • Toplantida Arap Birliği’nin temsilcisi de vardı. İtiraz ettim ve girişimin bölge ülkelerindeki hassasiyetleri dikkate alması gerektiğini, tepeden inmeci yaklaşımın ters tepki yaratacağını, bizim OECD olarak bölge ülkeleri ile istişare ederek inandırıcı, yerel olarak sahiplenecek programlar geliştirmeyi tercih ettiğimizi söyleyerek bu planın geri çekilmesinde ısrarcı oldum. 
  • Neticede McKinsey raporu o toplantıda geri çekildi, ama izleyen aylarda bu defa Dışişleri görüşü olarak hemen hemen aynı içerikte geri geldi önümüze.

SUUDİ ARABİSTAN 2030 VİZYONU DA MCKINSEY İMZALI

  • Suudi Arabistan’in 2030 vizyonunu da genç veliaht prensin isteği üzerine McKinsey hazırladı. Hâlâ üzerinde çalışıyorlar.
  • Sonuçları hakkında konuşmak için henüz erken ama cicili bicili raporlar ve PowerPoint sunumları dışında henüz ciddi ilerleme görünmüyor. Sorun, McKinsey’den ziyade muhtemelen hedef ülkenin icra kapasitesinin yetersiz olmasında yatıyor olabilir.
  • Eminim şirketin başarıyla gerçekleştirdiği başka projeleri vardır. 
  • 1920’lerin ortasında kurulan bu şirket ve bazı gizemli faaliyetleri hakkında geçmişte çok yazılıp çizildi. En son okuduğum “The Firm: The Story of McKinsey and its Secret Influence on American Business (Simon & Schuster)” kitabıa bir göz atmakta yarar var.
  • Madem bu işi üstlendiler ülkemizde, umarım bütçede özellikle harcamalarda şeffaflık ve tasarruf konusunda ilerleme sağlanmasına katkı sağlar, alacakları yüklü ücreti de hak ederler. Gözümüz üzerinde.

 

MERKEZ BANKASI ESKİ BAŞKANINDAN TEPKİ

İYİ Parti Ankara Milletvekili ve Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz ise McKinsey kararına tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabından “IMF” benzetmesi yapan Yılmaz, “Damat Albayrak: ‘ABD’li danışmanlık şirketi McKinsey ile anlaştık.’ Yine cinlik, yine yan yola sapmak. Akıllarınca IMF’siz program yapmış gibi yaparak sorunu çözecekler! Görecekler işler düşündükleri gibi gitmeyecek” ifadelerini paylaştı.

İşte o paylaşım:

YÖNETİCİSİ BEŞİR ATALAY’IN DAMADI

Öte yandan McKinsey Ankara ofisinin yöneticisi Ali Üstün işadamı Bilal ibrahim Üstün'ün oğlu olmasıyla da biliniyor. Aynı zamanda Ali Üstün, İçişleri Eski Bakanı Beşir Atalay'ın kızı Zeynep Atalay ile evli.

2008 yılında gerçekleştirilen Nikahta 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dönemin TBMM Başkanı Köksal Toptan, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP eski Manisa Milletvekili Bülent Arınç şahitlik yapmıştı.