Filistin'in Gazze kentinde yaşanan savaşla İsrail'in uyguladıkları ambargolara karşı yardım götürmek adına Özgürlük Filosu Koalisyonu (Freedom Flotilla Coalition-FFC) tamamı kadınlardan oluşan ekip Gazze'ye gidiyordu.  Kadın aktivistleri İsrail göz altına aldı.Özgürlük Filosu Koalisyonu'nda dünyanın birçok farklı ülkesinde tanınmış, siyaset, yazar, akademisyen, fotoğrafçı, sporcu ve daha birçok meslek alanında aktivistlerden oluşan gemiler Gazze'deki İsrail'in uyguladığı ambargoya yönelik tepkilerini gösterecek ve bunu tüm dünyaya duyurmayı hedeflemektedir.  Filonun kaptanlarının bile kadın olduğu özgürlük filosunda Mavi Marmara gemisinde şehit olan Çetin Topçuoğlu'nun kendi gibi eşide dünya genelinde birçok şampiyonada madalya alan Çiğdem Topçuoğlu Sicilya'da yerini aldığı belirtildi. Eylül 2016 da başlayan yolculuk İsrailin gemiye saldırıp el koyması ile son buldu.

İsrail ordusunun Zaytouna gemisine uluslararası sularda müdahalede bulunarak el koyması ve gemideki 11 kadın aktivisti gözaltına alması Özgürlük Filosu Koalisyonu üyeleri tarafından kınandı. Koalisyon üyesi Zohar Chamberlain Regev, Strazburg'da Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri ile görüştüklerini ve destek talep ettiklerini belirterek, "Gazze halkının ızdırabı saldırılar ve abluka nedeniyle devam ediyor, bunu biliyoruz. Pes etmeyeceğiz. Barışçıl eylemlerimize devam edeceğiz." dedi.

Zaytouna gemisine İsrail donanması tarafından müdahale edildiği saatlerde Strazburg'da AP üyeleri ile toplantıda olan Koalisyon üyeleri, uluslararası toplumu harekete geçirmek için çaba gösteriyor.

Strazburg'da AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Koalisyon üyesi Chamberlain Regev, "Dün geminin durdurulup, Aşdod Limanı'na çekildiğini duyduğumuzda şaşırmadık, bunun olabileceğini ve daha önce de yaşandığını biliyorduk. Böyle bir şey yaşandığı için çok üzgünüz. İsrail yönetiminin çok yanlış bir karar verdiğini ve bizim amacımızı anlamadığını düşünüyoruz. İsrail yönetiminin bu tavrının nelere yol açacağının da farkında olmadığını düşünüyoruz." dedi.

Tüm dünyada aktivistlerin Filistin ve Gazze halkının yaşadığı baskı ve olumsuzlukları anlatmak için harekete geçtiğine değinen Chamberlain Regev, "Avrupa Parlamentosunda milletvekilleriyle görüştük ve gemimiz için koruma talep ettik. Daha çok İsrail'e yaptırım uygulanması için taleplerde bulunduk. İsrail'in Filistin halkına yaptıklarının bedelini ödemesi gerektiğini savunuyoruz." ifadelerini kullandı.

AP'de yaptıkları görüşmelerin olumlu geçtiğini belirten Chamberlain Regev, "Milletvekilleriyle görüşerek imza topladık. Değişik siyasi gruplardan 40'a yakın parlamenter destek verdi. Destekleri olumlu karşılıyoruz fakat bu desteğin daha da artması gerektiğini düşünüyoruz. Avrupa Birliği (AB) insan haklarından bahsediyor fakat uygulamada kendilerinden beklenen tavrı yeterince göremiyoruz." şeklinde konuştu.

İsrail'in işlediği suçlardan dolayı cezasız kalmaması konusunda uluslararası baskının oynayacağı rolün önemine vurgu yapan Chamberlain Regev, şöyle devam etti: 
"Dün gemimiz Aşdod Limanı'na çekildiği sıralarda Gazze'nin yeniden bombalandığını öğrendik. Gazze halkının ızdırabı saldırılar ve abluka nedeniyle devam ediyor, bunu biliyoruz. Pes etmeyeceğiz. Barışçıl eylemlerimize devam edeceğiz. Bu barışçıl eylemler, insanların dayanışmasının bir sembolü olmakla birlikte, hükümetlerimize İsrail'in faaliyetlerinin cezasız kalmaması için harekete geçmeleri konusunda baskı anlamı taşımaktadır.

Gazze ablukasını delmek için 14 Eylül'de İspanya'dan yola çıkan gemide sadece kadınlar bulunuyordu. Türkiye, Kanada, Meksika, İspanya, Norveç, ABD ve Avustralya gibi dünyanın farklı yerlerinden sivil toplum kuruluşlarının desteğini alarak hareket eden Özgürlük Filosu Koalisyonu, önceki girişimlerinde kendilerini engelleyen İsrail askerlerini bu kez "kadınların gücüyle" aşarak, Gazze'ye ulaşmayı hedefliyordu.