Fethin kutlu sembolü Ayasofya’nın tekrardan cami olarak ibadete açılması yönünde kamuoyundaki beklenti had safhaya ulaştı. Özellikle 24 Haziran seçimleri sonrası geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin, 83 yıllık özlemi dindireceği yönünde büyük bir beklenti oluştu. Konu ile ilgili Akit’e konuşan tarihçiler, “Ayasofya Camii bir semboller nişanesidir. Yavuz Sultan Selim Han’ın Hilafeti aldığı Ayasofya’dan tüm dünyaya duyurulmuştur. Tarihimizde birçok önemli olay, Ayasofya’da meydana gelmiştir. Türkiye, 24 Haziran sonrasında yeni yönetim sistemine geçmiştir. Yeni Türkiye’nin sembolü de Ayasofya olmalıdır” şeklinde konuştular.

ZİNCİRLER KIRILSIN AYASOFYA AÇILSIN

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) müjdelediği kutlu fethin, mübarek sembolü Ayasofya’nın müzeye çevrilmesinin üzerinden 83 koca yıl geçse de, Müslümanların gönlünde açtığı yara halen kabuk bağlamadı. Tam karşısında yer alan Sultanahmet Camii, günde beş defa müminlerin secdeleriyle şenlenirken; Fatih’in yadigarı mağrur Ayasofya hep mahzun kaldı. 24 Haziran seçimleri sonrası geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi, Ayasofya’nın tekrar asıl hüviyetine kavuşturulması noktasında umutları yeşertti.

MÜZE OLARAK KALMASI BÜYÜK KAYIP

Tarihçi yazar Şükrü Altın “Ayasofya Camii bir semboller nişanesidir. Yavuz Sultan Selim Han’ın Hilafeti aldığı Ayasofya’dan tüm dünyaya duyurulmuştur. Ayasofya’nın bugün hâlâ müze olarak kalması ülkemiz ve İslam dünyası için büyük bir kayıptır” dedi. Ayasofya’nın bir üstünlük nişanesi olduğunu da kaydeden Altın, “Ayasofya, Hilal’in haça olan üstünlüğünün ezeli ve ebedi sembolüdür. Tarihimizde birçok önemli olay, Ayasofya’da meydana gelmiştir. Ayasofya’ya salt bir cami gözüyle bakılamaz. Türkiye, 24 Haziran sonrasında yeni yönetim sistemine geçmiştir. Yeni Türkiye’nin sembolü de Ayasofya olmalıdır. Halkın bu konuda desteği ve beklentisi de bilinmektedir. Ayasofya acilen asıl hüviyetine yani cami haline geri döndürülmelidir” şeklinde konuştu.

DİRİLİŞ NESLİ AYASOFYA’YI ANLAMALI

Tarihçi Ensar Gökhan Dalkıran ise, “Ayasofya’nın bir Fetih Camii olduğunu bu anlamda siyasi bir misyon taşıdığını kati surette unutmamalı ve diriliş nesline de bu misyonu muhakkak anlatmalıyız. Türk milleti 1453 yılında süper güç olduğunu bu cami ile dünyaya ilan etmiş, 1923 yılında esaret altında yaşamayacağını dünyaya bildirmiştir. Ayasofya’nın cami olma özelliği ortadan kaldırılarak adeta mana boyutunda prangalanmıştır” dedi. Ayasofya’nın mutlaka ibadete açılması gerektiğini belirten Dalkıran, şöyle devam etti: “Ayasofya dışarıdan bakıldığında bir bina olarak görülebilir. İşte bu şiarla hareket edip Ayasofya’nın manasını aziz milletimize anlatmalıyız. Bu bilinçle Ayasofya’yı ibadete açmalıyız.”