Güvenlik soruşturmaları geciktiği için hem göreve başlayacak öğretmenlar mağdur oluyor hem de eğitim aksıyor

2016 yılının Mayıs ayında KPSS'ye girip ataması ancak 2017 yılının Temmuz ayında gerçekleştirilen ve 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında hala göreve başlamamış öğretmenler, güvenlik soruşturmalarının gecikmesinden şikayetçi.

Adaylar iki kez mülakata tabi tutulmalarına rağmen hala bekletilmelerine bir anlam veremiyor.

3 Aydır güvenlik soruşurması süren öğretmenler var.

Temmuz ayında ataması yapılan memur adayları 3 aydan fazla zaman geçmesine rağmen göreve başlatılmamışlardır. Kurumlar, güvenlik soruşturması için Emniyete gönderilen yazıların cevabı gelmediğini ifade etmektedirler. Çok az bir kısmının göreve başlatılmış olması ise memur adaylarının, işe başlatılmayacağı endişesine yol açmıştı

Okullara atanan öğretmenler güvenlik soruşturmasından dolayı göreve başlayamadığı için dersleri boş geçiyor. Öğrenciler ders olmadığı için eve gitmek zorunda kalıyor.

Bakan İsmet Yılmaz mülakatlarda zaten istihbarat kurumlarının sakıncalı dediği adaylara düşük puan verildiğini belirtmişti. Dolaysıyla mülakatlar zaten bir eleme niteliği taşıyordu.

Belgelerini temin ederek, 28 Temmuz tarihinde atandıkları illere giden adaylar o tarihten bu yana bekliyor.

Bugün itibariyle okulların ikinci haftasındayız ve öğretmen adaylarına güvenlik soruşturmalarının ne zaman sona ereceği yönünde bir açıklama yapılamıyor.

Adaylar, Devletin güvenlik soruşturması yapmasının en doğal hakkı olduğunu ancak işlemlerin bu kadar gecikmesinin de bir zaaf olduğuna dikkat çekiyor.

Bir çok aday, Bakanlığın 14 Ağustos'a kadar göreve başlatın talimatı doğrultusunda hem eşya aldı hem de ev tuttu. Şimdi bu tutulan evlerin kira sözleşmesini iptal eden ve eşyalarını satan adaylar bulunuyor.

Bunun yanı sıra bazı iller, öğretmenler göreve başlamadığı için onların yerine ücretli öğretmen görevlendirmeye başladı.

Hem öğretmen adaylarının psikolojisinin daha fazla bozulmaması hem de öğretmen değişikliği yapılarak eğitim öğretimin sekteye uğramaması için bir tedbir alınmalıdır. Bu tedbiri de Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmelidir.