Payitaht Abdulhamid dizisinde rol icabı Mahmut Paşa'nın kurduğu tezgah üzerine Aydın Sığalı'nın dizide canlandırdığı Gazi Osman Paşa hain durumuna düştü.

Peki Gazi Osman Paşa Kimdir? Plevne Fatihi Gazi Osman Paşa Kimdir? İşte tüm detaylar...

DİZİDEKİ GAZİ OSMAN PAŞA 

Payitaht Abdülhamid Gazi Osman Paşa Kimdir?

Sultan İkinci Abdülhamid tarafından Plevne muhasarasından dolayı “Gazi” unvânı verilerek “Mâbeyn-i Humâyun Müşîri” yani “Saray Maraşalı” yapılan, dört oğlundan ikisi padişahın iki kızı ile evlendirilen ve 5 Nisan 1900’de vefat edene kadar Yıldız Sarayı’nda, hükümdarın gözünün önünde yaşayan Gazi Osman Paşa’nın hayatı…

GERÇEK GAZİ OSMAN PAŞA

gazi ahmet muhtar paşa kimdir ile ilgili görsel sonucu

Payitaht Dizisinde Hain olarak rol oynayan Gazi Osman Paşa Hain mi idi?

Gazi Osman Paşa 93 harbinin Edirne Plevne kahramanıdır. Ruslara kök söktürmüş. Ortaya koyduğu savunma muharebesi tarih kitaplarına geçmiştir. Harp okullarında örnek gösterilen bir muharebe örneği ortaya koymuştur.

Peki sonradan Sultan Abdulhamid'e karşı ihanet içerisinde mi olmuştur?

Payitaht Abdülhamid 11. bölüm bölüm izle: Osman Paşa hain mi?

PAYİTAHT ABDÜLHAMİD GAZİ OSMAN PAŞA KİMDİR?

Gazi Osman Paşa Kimdir?, Gazi Osman Paşa, Tokat'ta doğdu. Asıl adı Osman Nuri'dir. Babası, İstanbul kereste gümrüğünde katip olan Mehmed Efendi, annesi Şakire Hatun'dur. Ailenin tek erkek çocuğu olan Osman Nuri, henüz yedi sekiz yaşlarında iken ailesiyle birlikte İstanbul'a babasının yanına gitti.

Sırasıyla Askeri Rüştiye, Askeri İdadi ve Mekteb-i Harbiyye okullarını bitirdi. Çeşitli görevlerde bulunan Gazi Osman Paşa, 1859 yılında Osmanlı Devleti'nin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesinin kararlaştırılması ve bu arada Bursa ilinden başlanması üzerine bu göreve askeri temsilci olarak tayin edildi.

1866'da Girit'te baş gösteren Rum isyanı dolayısıyla buraya yollandı.

Birçok askeri başarı elde etmiş olan Gazi Osman Paşa, asıl şöhretini Sırp prensi Milan'ın 2 Temmuz 1876'da Osmanlı Devletine savaş ilan etmesi esnasında, Rus generallerinin kumanda ettiği Sırp ordusunu bozguna uğratması ile elde etti. 1877-78 Osmanlı Rus savaşları sırasında Plevne'yi başarı ile savundu ve bu savaş sonunda kendisine "gazilik" ünvanı verildi. Askeri şahsiyeti yanında siyasi faaliyetlerde de bulundu.

İstanbul'daki dini grupların birleşmesini sağladı. Sarayda bulunduğu süre içinde dış politika konularında Sultan İkinci Abdülhamid'i etkilemeye çalıştı. Gazi Osman Paşa, 4-5 Nisan 1900 yılında, Cuma günü vefat etti ve Fatih Sultan Mehmed türbesi yanına gömüldü.

Gazi Osman Paşa, iyi derecede Arapça, biraz da Farsça ve Fransızca biliyordu. Ferik Neşet Paşa'nın kız kardeşi Zatıgül Hanımla evlendi.

Sultan İkinci Abdülhamid kendisini çok takdir ettiği için iki kızını, Gazi Osman Paşa'nın iki oğlu ile evlendirmiştir.

İlgili resim

GAZİ OSMAN PAŞA’NIN HAYATI

Yağcıoğulları ailesinin bir ferdi olarak 1832’de Tokat’ta doğan Osman Paşa, Beşiktaş’taki Askerî Rüştiye’de ve Kuleli Askerî İdâdîsi’nde okudu. Kara Harp Okulu’nu 20 yaşında ikincilikle bitirdi ve Harp Akademisine girdi. Kırım Savaşı’nın çıkması üzerine Tuna Cephesine gönderildi. Burada 4 yıl kalarak teğmen rütbesine, savaşın sonunda ise yüzbaşı rütbesine terfi etti.

Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti’nde çalıştığı zamanlarda  ile kadastro usulünde haritasının çizilmesi kararlaştırıldığından, Bursa ilinden başlanması üzerine bu göreve askeri temsilci olarak tayin edildi. 1861 yılında Teselya’da, Yenişehir’de ve Cebel-i Lübnan’da görev aldı. Girit İsyanı’nın başlaması üzerine Girit’e tayin edildi. 1866’da Girit’teki çalışmalarından dolayı Müşir Ömer Lütfi Paşa’nın takdirini kazanarak Miralay rütbesine terfi etti.

Bir süre sonra Yemen’e gönderilen Osman Paşa buradaki görevlerinin ardından Paşa rütbesiyle 1875 yılında Rumeli’de bulunan 5. Ordu’ya bağlı Manastır Fırka Komutanlığı’na tayin edildi. Buradaki başarılı çalışmalarından dolayı Ferik rütbesine terfi etti. 27 Haziran 1876 tarihinde Sırbistan Prensliği’nin, Osmanlı İmparatorluğu’na ültimatom vermesi sebebiyle başlayan 1876-1877 Osmanlı-Sırp Savaşı sırasında, Vidin Komutanlığı’na atandı. Emrindeki birliklerle İzver tepelerini ve Zayçar kasabasını ele geçirdi. Sırp Ordusu düzensiz bir şekilde geri çekilmeye başlayınca Belgrad yönünde harekâta devam etti. Ancak Serasker’in emri üzerine durdu.

PLEVNE SAVUNMASI

En büyük başarısı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndaki Plevne Savunması oldu. 145 günlük savunmadan sonra kuşatmayı yarmak amacıyla giriştiği huruç hareketi sırasında şehir çıkışında yaralandı ve esir düştü. Rus Çarı II. Nikola bizatihi teselli etti. Rus Çarı, onun esir düşmesine rağmen teslimiyet sembolü olan kılıcını almadı.

Müdafaa hattı stratejileriyle esir bulunduğu dönemde hem Rus Çarı, hem de dönemin komutanları tarafından örnek alındı. Siper kazma yöntemini ilk bulan kişidir.

Bir süre Bugot, Bükreş, Harkof ve Saint Petersburg’da esaret hayatı yaşadı. Rus Çarı tarafından kendisine kahramanlığını takdir amacıyla çifte kartal nişanı verildi.

93 HARBİNDEN SONRA GAZİ UNVANI ALDI

Plevne Savunması’nda esir düşmesine rağmen gösterdiği başarı ve kahramanlık nedeniyle Sultan II. Abdülhamid tarafından 1876 yılında Gazi unvanı verilerek, Müşir rütbesine terfi ettirildi. II. Abdülhamid, Osman Paşa’nın İstanbul’a dönüşü için Serasker Müşir Rauf Paşa’yı “Yaver-i Ekrem ve Fevkalade Sefir-i Kebir” payeleriyle Peterburg’a gönderdi. İstanbul’a gelişi (12-13 Mart 1878) muhteşem bir törenle kutlandı.[4]

İstanbul’a döner dönmez, 14 Mart 1878 tarihinde Hassa Müşirliğine getirildi. Ölümünün sonuna kadar bu makamda kaldı. 1878-1880, 1880-1881, 1881-1885 yılları arasında olmak üzere üç dönem seraskerlik yaptı.[5]

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Osmanlı Ordusu kumandanı Edhem Paşa’dan harbe dair kesin bir cevap gelmemesi ve basında Yunan galibiyetinden bahsedilmesi üzerine 23 Nisan 1897 tarihinde başmüfettiş sıfatıyla hareketi yürütmek üzere savaş yerine gönderildi. Hayatının son dönemlerinde Mabeyn Müşiri görevini de yürüttü.

68 YAŞINDA VEFAT ETTİ

5 Nisan 1900 tarihinde, İstanbul’da, 68 yaşında vefat etti. Türbesi, onu çok seven ve saygı duyan Padişah II. Abdülhamid tarafından yaptırıldı. Bugünkü istirahatgahı olan Fatih Camisi avlusuna gömüldü.

PLEVNE MARŞI

Vefatının ardından Plevne Savunması’nda Osmanlı birliklerinin komutanlığını yapan Osman Paşa anısına “Plevne Marşı” bestelenmiştir.

GAZİ OSMAN PAŞA İHANET ETTİ Mİ?

Uhdesine taşıdığı vazifelerin ve II. Abdülhamid'e olan yakınlığının kendisine kazandır mış olduğu avantajlardan yararlanarak siyasi çalışmalarda da bulunan Osman Paşa'nın en büyük mücadelesi ordunun ıslahı konusunda olmuştur. Yapılması düşünülen ıslahat hareketinin kendi değerlerimize dayanan ve dış bağımlılığı doğuracak her türlü teşebüsten uzak bir program dahilinde yapılması gerektiği fikrini savunmuş ve bu fikri benimseyenlerin temsilcissi durumun da olmuştur.

Onun bu davranışı İngiliz yanlısı bir politika izleyen başta Tunuslu Hayredin Paşa olmak üzere Fuat ve Nusret Paşalarla anlaşmazlığa düşmesine sebep olmuş, bu durum ise kendisini Sultan II. Abdülhamid’in gözünden düşürmek ve İstanbul dan uzaklaştırmak için, aleyhinde birtakım suçlamalar ve ithamlarda bulunulmasıyla neticelenmiştir.Osman Paşa nın saray muhiti içerisindeki önemli çalışmalarından biri de ülema sınıfı ile işbirliği içerisinde olması ve dini sınıfın liderliğini yapmış bulunmasıdır.

Muhalifler tarafından her türlü girişimlere rağmen Osman Paşa yirmi üç yıl süren (1877-1900) Saray hayatı esnasında kendisi II. Abdülhamid’e sadakatle bağlı kaldığı gibi Abdülhamid' e de Ona karşı güven beslemiş , iki oğlunu iki kızına damad etmiş, cuma ve sair selamlıklarda karşısına almak suretiyle kendisine olan itimadını ızhar etmiş ve hatta başta İngiliz elçisi Mr. Layard olmak üzere, muhalifleri tarafından aleyhinde söylenen sözlere fazla iltifat etmemiştir.

Askerlik sanat ve dehasının kendisinde toplandığına şahit olduğumuz fazla uzun olmamakla birlikte vakur ve heybetli bir görünüm, iri ve kuvetli tıknaz bir vücudun sahibi olan Gazi Osman Paşa'nın 1900 (1833-1900) yılındaki ölümü gerek yurtiçinde gerekse yurt dışında büyük bir teesürle karşılanmış, kendisine duyulan sevgi ve saygının bir neticesi olarak adına şiirler ve marşlar söylenmiş, ismi kasabalara , semtlere ve okullara verilmiştir.

Osmanlı askeri tarihinde yapmış olduğu başarılı hızmetlerinden ve kazanmış olduğu haklı şan ve şöhretinden dolayı o her zaman için saygı ve hürmetle anılmaya devam edecektir.

Dolayısıyla Payitaht Abdulhamid'de oynanan bölümde Gazi Osman Paşa'nın Padişaha ihanetle suçlanması ve ihaneti diye bir şey söz konusu değildir. Dizide durum ya padişahın bilinçli bir tezgahı olarak ortaya çıkacak ve ileri bölümlerde sonuçta asıl haine ulaşacak ya da bu şekilde devame der ve senaryo tamamlanırsa filim senaristlerinin işgüzarlığı olarak tarihi hata olarak kalacaktır. Gerçekte Gazi Osman Paşa Hain değildir. Bilakis 2 kızını da Gazi Osman Paşa'nın oğullarına verecek kadar Gazi Osman Paşaya Padişahça güvenildiğinin göstergesidir.

Kısaca söylemek gerekirse Gazi Osman Paşa gerçekte padişaha ihanet etmedi.

Abdullah İKİNCİ- Tarihçi/Yazar

PAYİTAHTA OYNAYAN MAHMUT PAŞA TARİHTE KİM VE NASIL BİRİSİ. TIKLA OKU..