Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, bir gazetecinin, "Kapatılan FETÖ yurtlarının KYK'ya devrinde son durum nedir" sorusu üzerine Kılıç, "Darbe girişiminden sonra Türkiye'deki tüm kurumlarda olduğu gibi bakanlığımıza bağlı kurumlarda da FETÖ'ye karşı olan mücadelenin farklı boyutlarda hayata geçmesi bizde de mevcut. Bu çerçevede de devletimizin özellikle öğrencilerimize yönelik olan olumsuz birtakım hareketler içerisinde bulunan FETÖ'nün 'yurt' diye adlandırdığı yapılarıyla ilgili olarak da bir adım atıldı." yanıtını verdi.

MÜSAMAHA GÖSTERİLMİYOR

Geçen günlerde KHK ile kurumlarda uzaklaştırmalar olduğunu hatırlatanKılıç, bu konuda adil olduklarını ve müsamaha göstermediklerini söyledi. Özellikle son 2 yıl içerisinde KYK'da 3 bine yakın personel alındığını, bunların kurumun omurgasını oluşturduğunu söyleyen Kılıç, bu anlamda KYK yönetiminde hiçbir sıkıntı ve olumsuzluk bulunmadığını, alınanların büyük bir özveriyle çalıştıklarını dile getirdi.

131 BİNA KULLANILACAK

Kapatılan FETÖ yurtlarının Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne devrine ilişkin Kılıç, "FETÖ terör örgütünce kullanılan binalar içerisinden kullanabildiğimiz, şu anda alıp da sisteme dahil edebildiğimiz 131 bina mevcut, 821 bina içerisinden." dedi. İllerde FETÖ ile ilişkisi tespit edilen yurtlar oldukça kendilerine bildirildiğini aktaran Kılıç, bu bildirimlerden sonra yetkililerin yurtların KYK için kullanımına baktıklarını anlattı.

"20 BİN CİVARINDA BİR KAPASİTE MEVCUT"

Yurtların kapandıktan sonra FETÖ tarafından açılmasının söz konusu olmadığını ifade eden Kılıç, "20 bin civarında bir kapasite bize geçmiş durumda. 12-22 Ağustos tarihlerinde herkese açık şekilde biz kayıtlarımızı aldık. O arada el konulmalar da olduğundan dolayı bu sayı bazen artıp bazen eksilebiliyor. Ama bizim kullanabileceğimiz yurtlar bize geçmiş oldu. Diğerlerinin de farklı hizmet verebilecek olan devlet kurumlarımıza tahsisi olacaktır." diye konuştu.

Kılıç, hem kendileri hem de FETÖ açısından bazı yurtların sembolik anlamı olduğunu belirterek, "Sembolik olan yerlere özellikle KYK'nın tabelasını asma konusunda çok büyük kararlılığımız var. İnşallah yakında Ankara'da da önümüzdeki günler içerisinde onlar açısından çok sembolik değeri olan bir yurdun tabelası Kredi ve Yurtlar Kurumu olarak değişecek." dedi.

"Üniversite kayıt döneminde birçok öğrenci FETÖ yurtlarına kaydını yaptırıyordu. Şimdi bu yurtlara el konuldu ve kullanılabilecek olanlar devlete geçti. KYK'da da kapasite arttı. Yurtlara kayıt noktasında açıkta kalan öğrenci olacak mı" sorusuna Kılıç, şu yanıtı verdi:

"Kapatılan üniversiteler de var. Kapatılan üniversitelerdeki kayıtları YÖK ve üniversiteler farklı üniversitelere kaydırıyor. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın gittikleri ve kaydırıldıkları yerlerle alakalı olarak da bakmak lazım. Ama sistem içerisinde kayıtlarını yaptılar. Çünkü o yurtların kapanacağını da biliyorlardı. Kapasiteye bakıldığında yurt seviyeleri çok çok üst seviyede değil. Bizim bu aldıklarımızın belki iki misli kadar, küçük, irili ufaklı. Bazı yerlerde aldığımız 88 kişilik bir kapasite var ama bu mecburiyetten aldığımız bir şey. Öyle bir yerdeki bunu kullanma imkanı başka hiç kimsenin yok, biz bir şekilde bunu değerlendirebiliyoruz. İdari bina olarak da değerlendirme imkanımız oluyor bunları. Kapasiteleri çok yüksek olmamakla beraber yatay ve dikey geçiş kontenjanları daha sonra açıklanıyor. Onun da kontenjan sayısını yüzde 1'den yüzde 5'e arttırdığımızdan dolayı çok fazla bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum açıkçası. Ama bu noktada sıkıntıya düşebilecek öğrencilerimizlerle de görüştüğümüz hem bizim kurumumuzdaki yapılabilecek yardımlarla alakalı hem de başka devletin sistemine hiçbir şekilde alternatif oluşturmaya çalışmayan, paralel bir yapı oluşturmaya çalışmayan, başka imkanlar da mevzu bahis, onlarla da ilgili olarak da yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ama çok ciddi bir şey olacağını düşünmüyorum."

"SORUŞTURMADAN GEÇEMEYENLER YURTTAN ATILACAK"

Kılıç, "FETÖ soruşturmaları kapsamında KYK'dan burs alan öğrencilerle ilgili soruşturma süreci var mı, kesilen burslar var mı?" sorusuna karşılık, kredi ve burs verdikleri öğrencilerin bazı kriterleri karşılaması gerektiğini söyledi.
Öğrencilerin terör örgütüyle ilişkisi olup olmadığı konusunda ciddi bir araştırma yapıldığını anlatan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha önceki yıllarda periyodik olarak sadece yılda bir yapılan bir araştırmaydı. Biz bunu yaklaşık bir senedir her ay yapıyoruz. Çünkü artık elektronik sistemden yapma imkanımız olduğundan dolayı. Daha önce bazı şeyler oldu. Kaydını yapıp sonra gelmeyen bazı kişilerin, olumsuz birtakım olayların içerisinde adı geçti. Bunu engellemek için her ay burs ve kredi öğrencimizin hesabına yatırılmadan önce tekrar 11 kurum tarafından özellikle güvenlik açısından taranıyor. Sizin eğer Adalet Bakanlığı içerisinde veya emniyetle alakalı bir sorununuz olduysa bu sisteme doğrudan düşüyor. Bizim de bunu görme imkanımız var. Bu geldiği anda bizim kriterlerimizin bununla alakalı olan karşılığı neyse o yapılıyor. Yani bursu kesilen de kredisi kesilen de oldu. Güvenlik soruşturmasından geçemeyenin yurtla da ilişiği kesiliyor."