ERZURUM ÖĞ-DER, DANIŞMA KURULU'NU TOPLADI

Yeni Eğitim- öğretim yılının başlaması dolayısıyla eğitimde yeni gelişmeler ve var olan sorunların masaya yatırıldığı ÖĞ-DER (Şuurlu Öğretmenler Derneği) Danışma Kurulu toplantısı dernek toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya dernek yönetim kurulu ve üniversiteden eğitimciler ve okullardan eğitim yöneticileri ve öğretmenler ve üyeler katıldı.

 Toplantıda Açılış konuşması yapan ÖĞ-DER Şube Başkanı Abdullah İkinci " Yeni eğitim-öğretim yılı eğitim camiamız,milletimiz ve derneğimiz için hayırlı olsun. Ülke olarak zor bir süreçten geçtik. 15 Temmuz'da ülkemize kast eden güçler, içeriden beslediği gruplar vasıtasıyla, FETÖ eliyle ülkemizde bir senaryo uygulamak istendi. Milletimiz ve devletimiz birlik olup tehlikeyi şimdilik savuşturduk. Şimdi yeni planlar var. Yeni oyunlar devam ediyor. ABD ve Batı, ülkemizi etkisiz hale getirmek ve ülkemizi bölüp parçalamak, Sevr'den beri devam eden tarihi emellerine ulaşmak için farklı piyonlar kullanmışlardı. Bundan sonra da kullanacaklar. Eğitim camiası olarak bilinçli şuurlu öğretmenler ve öğrenciler yetiştirmek zorundayız. Tıp okumuş doktor olmuş, harp okulu okumuş asker olmuş, subay olmuş,  ama adam olamamış çok adamları 15 Temmuzda gördük bundan sonra da çok göreceğiz. Türkiye, batı için  her haliyle kendi başına bırakılacak ülke değildir. Eğitimde önemli gelişmeler var. Yeni okullar ve yeni programlar var. Ama en önemlisi milli ve manevi değerleri bu gençlere veremezsek "bana ne" diyen bir gençlik yetiştirirsek ülkemize yazık olur. Tüm İslam coğrafyası ve mazlum milletler Türkiye'yi beklerken biz "bana ne" diyemeyiz. Demiyoruz da. Evimizde televizyonun başında olayları izleyip bekleyemeyiz. Biz yeni bir dünya kurulana kadar, Yeniden Büyük, güçlü ve müreffeh Türkiye kurulana kadar mücadele edeceğiz. Bir eğitim STK'sı olarak, ÖĞ-DER olarak bundan sonra daha çok çalışacağız. Şuurlu öğretmenler ve şuurlu,bilinçli nesiller yetiştireceğiz." dedi. 

Toplatıya ETÜ Rektör Yardımcısı Prof Dr Bayram Şahin, Atatürk Ünivesitesi İlahiyat fakültesi Dekanı Prof Dr Sinan Öğe, AÜ Vakıf okulları Genel Müdürü Mehmet Katmer'de katılarak selamlama konuşması yaptılar.

Program, açılış konuşmasından sonra  ÖĞ-DER Danışma Kurulu başkanı olan Yrd Doç Dr Murat Kumbasar'ın yönetiminde ÖĞ-DER yönetim tarafından hazırlanan maddeler üzerinde istişareler yapıldı. Programda görüşülen maddeler özetle şunlar:

28 Şubat dayatması olarak uygulanan Karma eğitim tüm okullarda seçmeli hale gelmeli. Veli isterse karma olmayan bir sınıfta okutabilmeli

Ders kitapları ehil bir kadro tarafından hazırlanmalı. Halen daha kitaplar sorunlu. Kitap komisyonu seçimine dikkat edilmeli. Eğitim Programlarımız, ders müfredatları, amaçlar, kazanımlar ve ders kitaplarımız bu neslin yetişmesine uygun bir şekilde, değerlerimize uygun şekilde yeniden hazırlatılmalıdır.

Eğitimde sadece Avrupa Birliği öncelikli batı eksenli projeler, sistemler, müfredatlar ve değişimler ülkemizde eğitimin rengini-genini değiştirmiş, maneviyatı bozuk, hormonlu bir nesil yetiştirilir hale gelinmiştir.

Ortaokul kız İHO’lar ve diğer ortaokullar kız-erkek diye her bölgede açılmalı

Zorunlu eğitim yerine gönüllü eğitime geçilmelidir.

Mesleki eğitim yaygınlaştırılmalı. MEB'in gözünde toplama kampı olmaktan çıkarılmalı.  Mesleki ortaokullar açılmalı. Anadolu liseleri yerine farklı dallarda meslek liseleri artırılmalıdır.

Geçen sene birçok okul seçmeli dersleri okullarında veli istediği halde norm vs bahane edilerek seçtirmedi. Bu sene mutlaka veliye sorularak seçmeli dersler seçtirilmelidir.

Şehrimizde Bilkent üniversitesi bile lise açarken her türlü imkanı olan şehrimiz üniversiteleri de bu yolda hizmetleri olmalıdır. Erzurum Teknik Üniversitesi ve Atatürk Üniversitemiz özel fen ve Mesleki teknik lise açmalıdır.

Üniversiteler, Belediyeler ve tüm resmi kurumlar faaliyetlerinde ve etkinliklerinde ahlaki ve milli değerlerimizi esas almalıdırlar. Gençliğin maneviyatını bozan, ahlaksızlığı ve yozlaşmayı artıran faaliyetleri ve etkinlikleri doğru bulmuyoruz. Balolar ve mezuniyet törenleri kaldırılmalı veya ıslah edilmeli.

Üniversitelerimizin özgür düşünceyi dışlamayan, farklılıklarla zenginleşen, ezberciliği ve kopyacılığı terk eden, araştırmaya daha çok zaman ayıran ve sadece bilime, kültüre ve sanata odaklı saygın kurumlar haline gelmesi gerekmektedir.

Gençliğe model olabilecek öğretmen yetiştirme konusunda ciddi sorunlar bulunmaktadır. Milli ve Manevi değerlerine bağlı salih bir nesil istiyorsak bu nesli yetiştirecek vasıfta kaliteli öğretmeni önce yetiştirmek zorundayız. “Hiç olmazsa, hiç bir şey olmazsam öğretmen olayım” mantığı ile alınan, ezberci eğitimle, uzaktan eğitimle, hızlandırılmış formasyon eğitimi ile yetiştirilen öğretmenlerle istenilen şuurlu gençliği yetiştiremeyiz. Acilen Öğretmen yetiştirme politikamız belirlenmelidir. Öğrenciye milli ruh ve heyecan verecek, model olacak öğretmen yetiştirilmelidir. Öğretmenin kaybolan itibarı geri verilmelidir.  Bu alanda yetenekli öğrenciler lise mezuniyetinden sonra mülakatla eğitim fakültelerine alınabilir.

Din eğitimi konusunda İlahiyat Fakültesi müfredat ve dersleri yeniden gözden geçirilmeli. Şuurlu meslek dersleri öğretmenleri yetiştirilmeli.

Ücretli öğretmen uygulamasından vazgeçilmeli. Yerine ihtiyaçlar tespit edilerek kadrolu atama yapılmalıdır.

Asaleten ve liyakatle yerine getirilmesi gereken öğretmenlik mesleğine öğretmen seçimi,  mülakatla yapılmasına son verilmeli. Çünkü mülakat torpili ve adaletsizliği öne çıkarıyor.

100 Temel Eser öğrencilerin gelişimi ve Milli değerlerimiz ön planda tutularak yeniden hazırlanmalıdır.  Okul kütüphanelerine millî değerlerimizi, başarılı ve iyi insan olmayı anlatan ve öğreten roman ve hikayeler konulmalıdır. Okul kütüphaneleri günün her saatinde açık olmalı ve çalışma salonları daha büyük hale getirilmelidir.

Sözleşmeli yanlışından dönülmelidir. Öğretmen yetiştirme ve istihdamı başlığında bakanlığımız öncülüğünde bir çalıştay düzenlenmesi, MEB, ÖSYM, YÖK ve sivil toplum bileşenleri tarafından her boyutu ile irdelenmesi gerekir.

Formasyonu ve öğretmenlik yeterliliği olmayan kişilerin ücretli öğretmen olarak istihdam edilmesine izin verilmemelidir.

Anayasamız güvencesindeki öğrenim hakkı, öğretmenler içinde korunmalıdır. Mazerette öğrenim özrü geri gelmelidir. Böylece öğretmen alanında kendini daha iyi yetiştirecektir.

Mezuniyet alanına dönmek isteyen ve diplomaya dayalı alan değiştirmeyi hak eden öğretmenlerimizin alan değişiklikleri acilen gerçekleştirilmelidir.

Okullarda özellikle imam hatiplerde sınıf mevcutları 30’u geçmemesi için yeni okulların yapımı hızlandırılmalıdır.

Okullarımızda ders sayısı çok fazladır. Tüm sınıflarda haftada 30 saat uygulamasına tekrar dönülmelidir. Lisedeki öğrenciye bir dönemde 17 tane ders okutulması yanlışından dönülmeli. Ders sayısı 10'u geçmemelidir. Ders müfredatlarından lüzumsuz konular çıkarılmalıdır. Kitaplar daha basit hale gelmeli. Etkinliklere boğulmamalıdır.

Eğitimciler günümüzde en düşük gelir seviyesine mensup sınıf haline getirilmiştir. Eğitimciler gelinen noktadan son derece rahatsızdır. 3600 ek gösterge sağlanmalı, eğitimcilerin kendilerini sürekli geliştirecek bir sisteme dönülmelidir.

Devlet eliyle veya izniyle yaygınlaşan kumar ve şans oyunları kaldırılmalı. Toto-loto, iddaa lağvedilmeli.

 Tv'ler de izletilen dizi ve filimler başta olmak üzere kültür ve medeniyet değerlerimizle çelişen tüm programlar son bulmalıdır. Ya da ahlaki ve değerler ölçüsü getirilmelidir.

Üniversite elemanı seçiminde Anadolu çocuklarının önündeki engel olan, hiç kimseye pratikte faydası olmayan, dil öğrenmeyi değil, kalıp ezberlemeyi öne çıkaran, öğrendiğini konuşmaya yaramayan dil sınavı saçmalığına son verilerek, bilim adamlığı için daha bilimsel ölçüler getirilmelidir.

Okullarımızda son yıllarda başlatılan değerler eğitimi ile gençliğe doğru ve ahlaki değerler öğretilirken televizyon programları, diziler ve filimler okullarda anlatılan değerlerin tam tersini öğretiyor. Ahlaksızlık ve her türlü kötü alışkanlıklar televizyon ve medya eliyle yayılıyor. Alkol, zina, üç kağıtçılık, ahlaksızlık ve uyuşturucu özendiriliyor.

Ezan okuyan “Made in China” saatler gibi mü´min olmak, o seviyedeki şuur(!) ile yetinmek toplumu bu noktalara getiriyor. Gençlik islamı öğreniyor, süreleri okuyor ve ezberliyor ama namaz kılmıyor, istenildiği gibi şuurlu değil. Maneviyat azalıyor sanal bir gençlik oluşuyor.

Mahremiyet konularına tüm kurumlarda dikkat edilmeli. Sadece kızların faydalandığı kütüphaneler, spor merkezleri, dinlenme merkezleri açılmalı.

Kız okullarında idareci, öğretmenler ve görevliler bayanlardan seçilmeli. Çıkarılacak yönetmelikle kız okullarında bu durum uygulanmalı. Kız yurtlarında tüm personel bayanlardan oluşmalı.

Öğretmenlerin hizmet içi eğitim programlara katılımı artırılmalı. Alanı ile ilgili mutlaka her 3-5 yılda bir mutlaka yeni eğitimler, kurs ve seminerlerle kendilerini yenilemelerine fırsat verilmeli. Sene başı ve sonu seminer çalışmaları daha faydalı hale getirilmeli. Üniversitede ki hocalardan bu eğitimlerde faydalanılmalı.

ŞUURLU ÖĞRETMENLER DERNEĞİ (ÖĞ-DER) ERZURUM ŞUBESİ