Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) beklentilerin üzerinde bir oranda yaptığı faiz artırımı ile politika faiz olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 17.75'ten yüzde 24'e çıkartıldı.

13 Eylül'de yapılan 625 baz puanlık artışın açıklanmasının ardından kur seviyesi 6.01 TL'ye kadar düşen dolar, bir saat içerisinde yeniden 6.20 TL seviyelerine kadar yükseldi. Dolar Cuma günü sabah saatlerinde 6.07, öğle saatlerinde ise 6.10 seviyesinden işlem gördü. Faiz artışı ve kurlardaki mevcut durumu değerlendiren finans ve ekonomi uzmanları, Türkiye ekonomisinin durgunluğa girebileceğini savundu.

625 baz puanlık faiz artışına gidilmesinin yurtiçi talepte önemli bir daralma yaşanmasına neden olabileceğini dile getiren uzmanlara göre, açıklanan büyüme rakamlarının önemli bir kaynağı yurtiçi talepten kaynaklandığı için dördüncü çeyrek rakamları Mart 2019'da açıklandığında oldukça düşük seviyeler görülecek.

Stagflasyona hızla giriliyor

Bundan sonra yüksek döviz kurunun, yüksek faiz baskısı altına gireceğini ifade eden ekonomistlere göre; kredi faizleri yükselince bankalar daha az kredi verecekler ve piyasalar daha sert bir kış iklimine girecek.

Dövizde büyük bir gerileme olmayacağı görüşünü seslendiren uzmanlar, bu maliyet artışlarının enflasyonu geriletmeyeceğini söylüyor. Yüzde 24'e kadar yükseltilen faizlerle alınan sert önlemlerle amaçlanan şeyin piyasayı daraltıp enflasyonu düşürmek olduğunu ifade eden uzmanlar, maliyet enflasyonunun yüksek döviz kurlarından dolayı düşmeyeceğini düşünüyor.

Bu durum, Türkiye'nin hem enflasyon hem de durgunluğun aynı anda yaşanması anlamına gelen stagflasyon dönemine gireceği anlamına geliyor.

Stagflasyonu 'tam bir bela' olarak niteleyen uzmanlar, böyle bir durumda işsizlik artışının da kaçınılmaz olduğu görüşünde.

Enflasyon düşecek mi?

Gelişmeleri BBC'ye analiz eden Eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, "Faiz artışı öncelikle kurlardaki tırmanışı tersine çev