Doğu Karadenizli alimler Diyarbakırlı alimlerle Diyarbakır'da Suffe medresesinde buluştu. 

Kardeşlik Köprüleri kurmak amacıyla Ağustos ayında Güneydoğulu din görevlilerini bir hafta süreyle Karadeniz'de ağırlayan DİNBİRDER iade-i ziyaret amacıyla Diyarbakır'da!.. Proje kapsamında sabah namazının ardından yola çıkan 50 kişilik Karadenizli din görevlileri heyeti 16.30'da vardıkları Diyarbakır Suffe Medresesi'nde müderrisler ve medrese talebeleri tarafından karşılandı.

Din Bir Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım Hocanın organize ettiği etkinlikte kardeşlik rüzgarları esti.

Trabzon'dan cuma günü sabah 06:00'da karayolu ile çıkan 50 kişilik alimler grubu cuma namazını Karlıovada kıldıktan sonra saat 16:00'da Diyarbakır'a ulaştı. Diyarbakır'ın en büyük medresesi olan Suffe Medresesi önünde 50 müderris ve 500 talebe ile sevgi gösterisi ile karşılanan Doğu Karadenizli alimler, ikindi namazından sonra medresenin baş hocası Tayyip Elçi'nin hoş geldiniz konuşmasının ardından Din-Bir-Der Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım'ın Doğu Karadenizli alimleri, medresede bulunan hocalar ile il il tanıştırarak kısa bir teşekkür konuşması yaptı. Ardından ikili görüşmelere geçildi.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor ve iç mekan

Akşam namazı ve yemeğin ardından Diyarbakır'daki sivil toplum örgütleri ve birçok müderrisin yanı sıra ilçe müftüleri, il müftüsü,Vakıflar Bölge Müdürü, kanaat önderleri ve üç yüzün üzerinde üst düzey erkanın katıldığı toplantının icrasına geçildi. Açılış konuşmasını yapan Medrese Alimleri Vakfı Başkanı Tayyip Elçi, Güneydoğu ile Doğu Karadeniz arasındaki kardeşlik köprüsünün nasıl kurulduğunu anlattı. Elçi şöyle konuştu: "Türk- Kürt kardeşliği İslam ortak paydasında yeni başlamamış bin yıldan beri devam eden fakat son yıllarda emperyalistlerin çalışmaları ile zaafa uğrayan ama bizim çalışmalarımızla ve Muhittin hocamızın katkıları ile yeniden kurulmasına çalıştığımız ve sizin de Doğu Karadeniz'den buralara kadar gelerek sizin de kurduğunuz çok değerli bir gönül köprüsüdür. Biz bu küllenen köprüyü gönüllerde kurarak yeniliyoruz."

Daha sonra Diyarbakır Müftüsü Burhan İşliyen'in yaptığı selamlama konuşmasında şunları kaydetti: "Diyarbakır'a gelmeden önce Afyonkarahisar'da idim, buranın batıdan görünen imajı çok farklı idi. Ama iki buçuk yıldır bu bölgede gördüm ki buranın insanları çok değerli insanlar, siz de bunu dört beş gün içinde farkedeceksiniz. Diyarbakır peygamberimizin vefatından yedi yıl sonra fethedilmiş, düşman çizmesinin basmadığı ve beşinci Haremin bulunduğu Ulu Camisi, Peygamber mezarları ve sahabi mezarları ile Hz. Halid Bin Velid'in kardeşi İyaz Bin Ğanem'in fethettiği çok mübarek bir şehirdir. Buradaki sıkıntı ve terör İslam'ın bir bütün olarak doğru kavranmayışından ve gençlerimizin İslam'dan uzak kalışından doğmuştur. Son zamanlarda Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde medrese ve Kur'an kurslarımızın varlık göstermesi ile ciddi bir atılım yapılmakta ama bu dahi neslimizin çeşitli terör tuzaklarına düşmesini önleyememektedir. Elbette devletimiz teröristleri yok edecek; bunun yanında bu bölgede yapılacak daha çok işimiz vardır. Eğitimi çok daha yoğun ve manevi temellere uygun hale getirmek, fukaralığın kaldırılması, işsizliğin önlenmesi yaraların sarılmasına daha çabuk vesile olacaktır."

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi

Ardından Din-Bir-Der Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım söz aldı. "Bu güzide topluluğa hiç bir ünvan vermeden sadece Müslüman kardeşlerim diyerek hitap etmek istiyorum" diyen Yıldırım, şöyle konuştu: "Sizler ihtilafları bırakarak barışı seçtiniz. Tartışmaları bırakarak sevgiyi seçtiniz. Kavgayı bırakarak kardeşliği seçtiniz. Tefrikayı ve gruplaşmayı bırakarak birlikteliği seçtiniz. Bu güzide topluluğun burada toplanmasına vesile olan herkese teşekkür ediyorum. Ne mutlu bu kardeşliği pekiştirmekte payı olanlara. Önce siz Diyarbakır ve bölge alimleri olarak Doğu Karadeniz'e geldiniz ve kardeşliğimizi pekiştirdiniz, bizim de buraya gelmemize vesile oldunuz. İslam alimi; cehaleti ilimle, ırkçılığı kardeşlikle, mezhepçiliği orta yol ile, terörü de İslam birliği yolunda yürüyerek yok etmeye çalışan Allah adamıdır. Biz Müslümanlar tarihte üç büyük kriz yaşadık. Moğollar Bağdat'ı istila ettiler, onları oradan söküp attık, üç yüz yıl boyunca yaptığımız tebliğlerle onların İslam'a girmelerini sağladık. İkinci krizi Haçlıların Kudüs'ü Şerif-i işgali ile yaşadık; bunu da büyük mücadelelerin sonunda Türk-Kürt kardeşliğini sağlayarak Nureddin-i Zengiler ve Selahaddin-i Eyyübiler ile yüz yılın ardından söküp attık. Selçukluların ardından altı yüz yıl yaşayan ve Batılıları kovan bir cihan devleti kurduk. Şimdi ise üçüncü krizi yaşıyoruz. Bunu da atlatacağız inşaallah. Bunu başarmayı ancak alimler sağlayabilir. Çünkü İslam mayasını Rabbani alimler tutturabilir. Cehaleti gidermek onların görevi; çözümü üretmek onların görevi; ittifakı sağlamak onların görevi; nefis terbiyesini öğretmek onların görevi; bunları yapmak zorundayız. Yoksa Allah'a hesap veremeyiz. Bizler inananlar olarak gelecekten ümitliyiz. Ve bu ümidi daha çok yeşertmek için işte bu tür programları yapıyoruz.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve oturan insanlar

Daha sonra Trabzon Kur'an Kursları Federasyonu Başkanı Ahmet Öztürk söz alarak bu çalışmaları sadece medreselerin ve Kur'an kursları hocaları değil diğer sivil toplum örgütlerinin de yapması gerektiğini ve bu yaranın sarılmasının elzem olduğunu belirtti. Öztürk, "Sizlere Doğu Karadeniz bölgesinde hafızlık yapan yüzlerce Güneydoğulu talebenin selamını getirdim" diye konuştu.

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar, gökyüzü, dağ ve açık hava

Diyanet İşleri Başkanlığı Müşaviri Abdürrezzak da şunları söyledi: "Ben hem Güneydoğu'da hem Rize'de görev yaptım. Diyarbakırlıyım ama Trabzon'dan evliyim Allah bize kardeşlik köprüsünü bilfiil kurmayı nasip etti. Bu çalışmayı yapanlara teşekkür ediyorum ve onları kutluyorum. Medreseler son dönemde güzel bir performans gösterdi. Doğu Karadeniz'de kıraat ilimleri, Güneydoğu'da da Arapça ilimleri daha öndedir. İki bölge arasındaki talebe akışını sağlamak için biz çok gayret gösteriyoruz. Bu ziyaretler daha çok sıklaşırsa ülkemizin birlik ve beraberliği daha çok kuvvetlenir."

Karşılama programı, Grup Tillo'nun okuduğu ilahilerle sona erdi.