Her çocuk artık ya teelvizyon başında ya da internette. Teknoloji hem aileleri hemde aile bireylerini istila etmiş durumda. Televizyon dizileri bazen ailenin de önüne geçerek çocukları yönlendiriyor. Şiddet,sapıklık,küfür,argo,tümkötü alışkanlıklar artık dizilerden öğretiliyor. Televizyonlarda birçok dizide gayrimeşru hayat,nikahsız birliktelikler, içki,kumar,uyuşurucu özendiriliyor. Bundan dolayı çocuklarımızı dizilerin şerrinden koruyalım.

"Dizi filmler çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilemekte. Son yıllarda çocuklar ve gençlerde dizi film bağımlılığı arttı. Anne babalar bilinçli bir tutum içinde olmadıklarından çocuklar ilkokul birinci sınıftan itibaren dizilerle yaşamakta, izledikleri dizileri sınıf içinde birbirlerine anlatmaktadırlar. Böylelikle dizileri izlemeyen çocuklar da merak duygusuyla evde bu diziyi izleme konusunda anne babaya ısrarcı olmaktalar." dedi.

Filmlerde işlenen konularla çocukların, yaşının ötesinde duyguları çok önceden duymasına neden olduğuna işaret etti. Bir takım olumsuz tutumun normal olarak görüldüğü, popüler film karakterlerinin olumsuz örnek oluşturacak davranışların çocuklara şirin geldiğini ifade eden Eker; bunun, çocukların rollere sempatiyle bakmalarına neden olduğunu söyledi. Hırsızlık, şiddet, zararlı alışkanlıklar, kadına yönelik şiddet, çarpık ilişkilerin, çocuklar tarafından gayet normal davranışlar olarak algılamalarına neden olduğuna işaret eden Osman Eker, şöyle devam etti:

Ayrıca şiddet ve korku içerikli film izleyen çocuklar, filmde gördüğü sahnelerin etkisinden aylarca çıkamadıklarını anlatmaktalar. Çocukların ruh sağlığı gelişimlerinde ne kadar olumsuz etkisi olduğu konusunda bilimsel araştırmalar vardır. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) 2014 yılında kuruma gelen şikâyetlerin 11 bin 613 adeti şiddet içerikli yayınlardan dolayı yapıldığını açıkladı. Ortaokulda okuyan ergenlik dönemindeki çocuklar dizi filmdeki karakterlerden etkilenmeleri daha yoğun olmaktadır. Ergenlik dönemi kişilik oluşumunun ve duygusal iniş çıkışların yoğun olduğu dönemdir, bu dönemde çocuk etrafındaki kişilerden kendisine model almakta ve o kişinin davranışlarını kopyalamaktadır. Dizide izlediği karakterle kendini özdeşleştiren, özendiği oyuncunun konuşmalarını esprilerini hayatında kullanan birçok çocuk gözlemliyorum. Bu özdeşleşme anne babaların istemeyeceği bir durumdur."televizyon bağımlılığı ile ilgili görsel sonucu

Anne babaların, özellikle ilkokul ve ergenlik dönmeminde dizi filmlere karşı çok seçici olmaları gerektiğini kaydetti. Eker, şunları ifade etti: "Kendi beğenileri yönünde takip ettikleri dizilerin çocuğun gelişimine nasıl bir etkisi olacağı konusunda şüpheci olmaları gerekmektedir. Bu sadece bir film diye düşünülmemelidir. Haftada üç beş dizi takip eden bir aile, evde çocuğuyla birlikte istenmeyen birçok sahneyi görmektedir. Anne babalar izlenecek filmleri sınırlamalı, yaşına uygun olumsuz örnek oluşturmayacak diziler belirlenmelidir. Çocuklarla alternatif, birlikte zaman geçirme yolları bulunmalıdır. Zekâ oyunları, kitap okuma vb. etkinlikler belirlenerek çocukların sosyal ve psikolojik gelişimleri desteklenmelidir. Dizi izlenirken iletişim yok denecek kadar azdır. Ve böylelikle zaman, çocuğa hiçbir katkı sağlanmadan tüketilmektedir. Birlikte oynanacak bir zekâ oyunu çocuğun anne babasıyla ilişkilerine ve sosyal duygusal gelişimine son derece fayda sağlayacaktır. Evde televizyonsuz da güzel vakit geçirilebildiğini çocuklarımıza ve kendimize göstermeliyiz.